Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     969 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Şifa
Kevser Pehlivan

  Sayı: 103 -

Kardelen’in eski sayılarındaki “ŞİFA” bölümünden derlediğimiz yazıları, bu sayının konusuna uygun oldukları ve geçen zamana rağmen değerlerini korudukları için yazarından izin alarak aynen takdim ediyoruz.

HAKİKATİ SÖYLEMEK KİMLERE KALDI

Amerikalı Prof. Dr. Richard Stiehm, "Sünnetin faydalı olduğunu, AİDS'e yakalanma ihtimalini azalttığını, bu sebeple Amerika'da hangi yaşta olursa olsun, sünnet olmanın yaygınlaşacağını" açıkladı.

Sahibi olduğumuz üstünlükleri anlatmak değil, farkına varmak bile ellere kaldı... (Kardelen, 1. Sayı, 9. Sayfa)

----------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Hekimler Birliği Vakfı'nın "Gastroentero - Hepatoloji" adlı dergisinin (Ocak 1992) sayısında düşündürücü ve ibretli bir çalışma ve bunun sonunda ortaya çıkan bir tesbit yer alıyor. 

Prof. Dr. Sait KAPICIOĞLU ve arkadaşları, oruç tutan ülserli kişilerle, oruç tutmadığı halde aç kalan ülserlilerin midelerindeki asit salgılanmasını tesbit ederek karşılaştırmışlar. Görmüşler ki, oruç tutan ülserlilerin midesindeki asit diğer gruba göre daha az olmakta ve dolayısıyle mideleri daha az zarar görmektedir... (Kardelen 2. Sayı, 18. Sayfa)

----------------------------------------------------------------------------------------------------- 

İbn-i Sina, "Kanun" adlı eserinde fazla yemenin zararlarını şöyle dile getiriyor:

 Kalbin duyarlılığı gider.

Merhamet hissi yok olur.

Hikmetli bir söz işittiğinde kalbinde bir irkilme olmaz.

Söylediği söz etkili olmaz.

Çeşitli hastalıklara sebep olur. (Kardelen, 3. Sayı, 16. Sayfa)

----------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Resulü Ekrem (Sav) Efendimiz:

"Misvak kullanmaya devam ediniz. Onda on haslet vardır." diyor.

BU ON HASLET:

 Ağzı temizler,

 Allah'ı (cc) razı eder,

 Melekleri ferahlatır,

 Gözü parlatır,

 Dişleri beyazlatır,

 Damakları kuvvetlendirir,

 Dişlerin kirini giderir,

 Yenilenleri hazmettirir,

 Balgamı keser,

 Meleklerin, yanında hazır olmasına sebep olur. Namazda sevap kat kat verilir. Şeytan o kimseden uzaklaşır. ("El-Kanun Fi't-tıb" İbn-i Sina) (Kardelen 4. Sayı, 13. Sayfa)

----------------------------------------------------------------------------------------------------- 

ALLAH'IN LÜTFU ve ŞİFA

Yaratılan her olay, olayın her şahidine farklı etkiler bırakır. Olay tek ama algılama her kişi için farklı. Her kişi de kendi algıladığını doğru olarak benimser ve "en doğru" olduğunu savunur.

Bir cisim etrafında toplanmış insanlar, o cisme farklı açılardan bakar ve farklı görürler. Cisim aynı, ama gören kadar cisim idraki olur...

Kişiler olaylar ve cemiyet üzerine farklı yargılara sahip olurlar. Kişiler görüşlerinin yanlışlığını fark etseler bile nefsleri reddettiği için yanlışlar sürüp gider. Bazan da yanlışta ısrar, öyle zannedildiği ve bunda samimî olunduğu için olur.

Lezzetler vardır... Herkese göre farklıdır... Tatmadan anlaşılamaz, başkasına da anlatılamaz...

Ağrı da başkasına anlatılamaz... Lâtince'de kelime anlamı "Allah'ın belâsı" dır. Ağrı çekerken nice dünya lezzetleri hiç kalır. Demek ki lezzetler de her zaman aynı şekilde algılanamıyormuş... Ağrı da öyle...

Biz gözümüzün önünde, hattâ içimizdeki tecellileri bile tam idrak edememek durumundayız... Nerede kaldı görünenin ötesini bilelim?...

Bize peygamber göndererek, dünya ve ahirete ait bilme imkânımız olanları öğretmek lütfunda bulunan Allah(cc) ne merhametlidir... Öyleyse şifa, her şeye "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla" başlamakta değil midir? (Kardelen, 12. Sayı, 20. Sayfa)

----------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Yazılı, sözlü, görüntülü bütün basında yer alan bir haber:

DOKTORA KUR’ÂN İLHAM VERDİ

Mısırlı doktor Muhammed, Yusuf  Suresi’ni okurken, Hz. Yakub’un gözüne aklar inmesi ve bunun da Hz. Yusuf’un gönderdiği gömlekle geçmesinden ilham almış ve gözyaşının tedavi edici özelliğini keşfetmiş.

Katar’da yayınlanan Ar-Raya gazetesindeki habere göre, Mısırlı Dr. Abdulbasit Muhammed tarafından insan terindeki terkipten elde edilen ve yüzde 99 başarı sağlayan, hiçbir yan tesiri bulunmayan ilâç, biri Avrupa diğeri Amerika olmak üzere iki yerden onay aldı.

Haberde ilhamını Yusuf Suresi’nden aldığını belirten Dr. Abdulbasit Muhammed, buluşu hakkında şunları söylüyor: “Bir gün sabahleyin Yusuf Suresi’ni okuyordum. Aklım 84. ve onu takip eden âyetlere takıldı. Âyette, oğlu Hz. Yusuf’un başına gelenlerden dolayı şiddetli hüzün ve kederle ağlayan Hz. Yakub’un gözlerine aklar indiği ve daha sonra, Yusuf Peygamber’in babası Yakub’a gönderdiği gömleği, babasının gözlerine sürmesiyle gözlerinin iyileştiği ve eskisi gibi görmeye başladığı ifade ediliyordu. Burada düşünmeye başladım. Hz. Yusuf’un gömleğinde ne olabilirdi? Sonunda gömlekte terden başka bir şeyin bulunmadığı kanaatine vardım. Düşüncemi ter ve terkibi üzerinde yoğunlaştırdım. Laboratuvar çalışmalarına başladım. Tavşanlar üzerinde deneyler yaptım. Sonuçlar olumlu çıkıyordu. Daha sonra gözünde katarakt bulunan 250 gönüllü üzerinde günde iki defa olmak üzere iki hafta süreyle tedavi uygulamaya başladım ve sonunda yüzde 90’lık bir başarı elde ettim ve buna “İşte Kur’ân mucizesi” dedim.” (Kardelen 30. Sayı, 15. Sayfa)

----------------------------------------------------------------------------------------------------- 

KIL KURDU (BİR GÖREV YAPIYOR)

Çocukluk hayatın en riskli dönemidir. Bu dönemde öğrenilen her şey, alışkanlık olarak hayat boyu devam eder. İyi bir insan yetiştirebilmek için en etkili dönem. Ancak tersi olursa hem fertte, hem toplumda kapatılması güç, derin yaralar açılır.

Vücut yapısı olarak da çocuklar çok hassastır. Çok çabuk hastalanabilirler. Küçük su kayıplarında bile yatağa düşecek kadar hassas, narindirler. Onların beslenmesine, uykusuna, temizliğine son derece dikkat edilmeli. Davranışlarımızla da örnek olmalıdır.

Çocuklarda parazit de sık görülür. En sık görülen Enterebius vermicularis (kıl kurdu) dur. Bu parazitler kalın bağırsağa yerleşir, larva taşıyan yumurtaların ağız yolu ile alınması ile bulaşır. Parazit geceleri anüs bölgesine çıkarak yumurtalarını cilt üzerine bırakır. Çocuklar kaşıma sırasında ellerine bulaşan yumurtaları tekrar kendilerine, kendi elleriyle enjekte ederler.

Peygamberimiz (Sav) “Uyanınca, üç kez ellerinizi yıkayınız” buyuruyorlar. Eğer biz bu alışkanlığa sahip olsaydık ve çocuklarımıza bu alışkanlığı kazandırabilseydik, bu parazitin tekrar kendi elleriyle, kendisine enjekte etmesini engellemiş olurduk. (Kardelen 11. Sayı, 14 Sayfa)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Şifa... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Su gibi aziz ol
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17020407
 Bugün : 1066
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 757717
 Bugün : 210
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 446
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim