Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1413 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Türk birliği ideali
İlkay Coşkun

  Sayı: 107 -

“eyerleri berkitilen atların/ dağ yollarında rahvanız/ acılar kaç odalı/ kaç oda da biz varız/ kızıl elmamız bizim dağlardır/ bilmezler ki/ savaşları hep atlar kazanır/ bunu ancak hızlı koşanlar anlar.”

 

Türk birliğinin temellerinde; Türk düşüncesi, Türk örf, adalet ve hukukunun yanı sıra, kültür, coğrafya, dil, din, tarih gibi konuları ihtiva eden çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Üsküp’ten, Rumeli’den, Balkanlar’dan Kerkük’e, Kırım’a, Türkistan’a, Meriç’ten Hazar’a, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar çok geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Türk ve Türk birliği hakkında Ziya Gökalp, Hüseyin Nihal Atsız, Yahya Kemal, Arif Nihat Asya, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Abdurrahim Karakoç, Dilâver Cebeci, Orhan Şaik Gökyay ve daha nicelerini okuyarak Türk birliği yani Turan ülküsünün içeriği hakkında doyurucu malûmat edinilebilir. Kızılelma denen ülkünün, olgunun içi tam anlamıyla böyle doldurulabilir.

Özellikle İslâmiyet’e geçişle beraber Horasan erenleri ve Alp erenleriyle Türk kimliği mayasını bulmuştur. Bunun da öncesinde en eski Turanî bir kavim olduğumuz bir gerçek iken Türk kimliğinin temelleri Türkistan ve Horasan irfanı üzerinde daha da şekillendiği, gürleştiği görülmektedir. Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan geniş coğrafyaya yayılmış olan fütüvvet hareketlerinin de bu kimliğin ruhunu oluşturduğu bir gerçektir. Kızılelma, Turan, Milliyetçilik gibi kavramlar tarih boyu hayatiyetini hep sürdürmüştür. Bahsi geçen bu milliyetçilik ifadesi ırkçılıktan belirgin bir şekilde ayrışmaktadır. Milliyetçilik değerlere bağlılık ve millete hizmet mânâsı içermekteyken, ırkçılığın ayrıştırıcı ve şiddeti besleyen bir unsur olduğunu belirtmekte fayda vardır.

Ömer Seyfettin’in “Kızılelma Neresi” hikâyesinde uzun uzadıya, Kızılelma’nın neresi olduğuna yönelik fikir jimnastiği yapılıyor ve “Hakk’ın göndereceği yer” denilerek fikir birliğine varılıp bu soruya da nokta konuluyor. Ziya Gökalp, “Turan” isimli şiirinin son bölümünde ise şöyle seslenir. “Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan/ Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan…” Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu “Malazgirt Marşı” şiirinde Kızılelma’yı şu şekilde ele alır. “Yiğitler kan döker, bayrak solmaya, Anadolu başlar, vatan olmaya/ Kızılelma’ya hey Kızılelma’ya.” Hakkı, adaleti hâkim kılma adına Kızılelma ülküsünü kendisine rehber edinmiş bir anlayıştır bu. Bu anlayışta hâkimiyet zulümle değil, gönülleri fethederek, adalet üzerinden yol alınarak sağlanabilecektir.

Yine Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları’nda milleti şu şekilde tanımlar. “Millet, ne ırkî ne kavmî ne coğrafî ne siyasî ne de iradî bir zümre değildir. Millet, lisanca, dince, ahlâkça ve bediiyatça müşterek olan bir başka ifadeyle aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir zümredir.” Türk köylüsü onu “dili dilime uyan, dini dinime uyan” şeklinde tarif eder. Ziya Gökalp, Türklüğe hıyanet edenler hariç kendini Türk gören, Türk kabul eden, bu hissi taşıyan herkesi Türk olarak görmemiz gerektiğini söyler. Ziya Gökalp’in “Turan” ve “Kızılelma” şiirlerinde çizilen portre “hayali ülke” olarak nitelendirilen bütün dünya Türklerinin birleşeceği düşüncesi olan “Turan”ı işaret etmektedir. Millî mutabakat metinlerimiz olan kültür değerlerimizi, tarihimizi, türkülerimizi, öz benliğimizi de bu minvalde görmemiz gerekiyor.

Büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan biz Türkler hiçbir zaman ırkçılık üzerinde yol almadık. Türk milleti medeniyetinin, dininin, dilinin,  kültürünün devamını sağlayarak tarihte farklı isimlerle de olsa devletler kurmuş ve yaşatmıştır. Cihan hâkimiyeti mefkûresi, hep ileriyi gösteren, terakkiyi şiar edinen içi dolu bir anlayıştır. Türk milliyetçiliğinin, Turan anlayışının özünde bu mefkûre vardır. Atasına, köklerine büyük değerler atfeden Türkler için kimlik çok önemlidir. Türkistan’a, Turan denmesinin de önem arz eden bu değerden geldiğini söylesek yanlış olmaz.

Tarihte Türklerin, İslâmiyet’e geçişleriyle birlikte Türk kimliği ile İslâm kimliğinin birbiriyle etkileşimi kaçınılmaz olmuş ve özlerini kaybetmeden önemli derecede zenginleşmiş ve bütünleşmiş bir kültür olarak yol almıştır. Bu haliyle birbirinden bağımsız olarak düşünülemez. Oluşan bu fikir birlikteliğinin son noktası ümmet birliği bu anlamda kaçınılmaz olmaktadır. Daha geniş kapsamlı olan bu birlikteliğin sağlıklı inşasıyla Türk halklarının akabinde tüm Müslüman halkların sorunlarını çözme noktasında güç birliği, ortak ticaret, yardımlaşma gibi olguları aktif tutmaktan geçtiğini görmek gerekiyor. Parçalı güçlerin birbirini tamamlayıcı yönlerini daha çok önceleyerek büyük güce, yeterliliklere tevdi etmekten geçtiğini hiçbir vakit göz ardı etmemeliyiz.

Son iki üç asırdır biz Müslüman Türklerin gerilemiş, zayıflamış daha çok edilgen hâl almış yönlerini pansuman yaparak iyileştirme yoluna gidilmelidir. Bu tüm dünya hor görülen Müslüman halkları içinde elzemdir.  Son yıllarda ekonomik, siyasî, teknolojik ve sosyal eksiklikler giderilmeye başlanmış ama hızlandırmak gerekmektedir. Türk birliğine giden yolun Türk irfanını diri tutup, bu irfandan çok iyi beslenip, çağın gerektirdiği bilim, fen çalışmalarında gayret sarf ederek çok çalışmamız, üretmemiz gerekiyor. Türk dünyası dışını güllük gülistanlık görmek, eksiklikleri hep biz de, güzellikler hep ecnebilerde görme hastalığından kurtulmamız gerekiyor. Bu klinik bir vaka, hastalıklı bir durumdur. Bu da konunun başka bir boyutu. Karamsarlığa kapılmadan, geleceğe umutla bakmak pozitif düşünmeyi akabinde özgüveni artıracaktır.

Çok bileşenli, çok kutuplu, çok menfaatli, çok pazarlı günümüz dünya düzeninde Türk kimliğini taşıyan devletleri veya halkları bundan geri tutmak mümkün değildir. Bütün Türkleri aynı siyasî çizgide buluşturmak uzun bir zaman alacağı da bir gerçeklik olarak karşımızda dursa da bu uzun soluklu bir çaba olacaktır. Her türden olumsuzluklara, çekiştirmelere karşın orta noktalarda buluşulacaktır. Bu ortak noktalar zamanı geldikçe kıvama gelecek ve kuvvetlenecektir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ayağa kalk Sakarya... - Sayı 120
Filistin... - Sayı 119
”Ateş Bandosu” Mustafa Ce... - Sayı 118
"SALKIM SÖĞÜT SUYA KÜSMÜŞ... - Sayı 117
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17192708
 Bugün : 1548
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778247
 Bugün : 92
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 173
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim