Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     725 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Dünyayı İmar
Kadir Bayrak

  Sayı: 115 -

Saadet asrında umre niyetiyle yola çıkan kutlu kafile, Hudeybiye’ye vardıklarında, Allah Resulünün (sav) devesi Kusvâ, oradan ileriye, Mekke’ye doğru bir adım dahi atmadı, atamadı. Yönünü Medine’ye çevirdiklerinde hızla yürüdü ama aksi istikamette bir güç onu durdurdu.

Mübarek dudaklardan, “Ebrehe’nin filini Mekke’ye girmekten men eden Allah, Kusvâ’ya da müsaade etmiyor.” sözü işte o zaman döküldü…

“Çağrı” filmini izleyenler şu sahneyi hatırlayacaktır; Peygamber mescidinin yerini de zahirde, görünürde Kusvâ belirledi. Temelinde takva, iman, teslimiyet olan, Yesrib’i medenî kılacak, Medine yapacak mescidin yeri bu şekilde tayin edildi.

Derin ve gerçek mümin, mescidin yerini kimin belirlediğini idrak etmek, anlamak zorunda…

Medine’de yaşanmaya değer hayatın bütün ölçülerini; iman, ibadet, ahlâk, temizlik, iktisat, ziraat, ordu, eğitim, aile, komşuluk ve hayata dair her ne varsa inşa edecek olan nesil, o mescitte yetiştirildi.

Anlıyoruz ki neslin, beşeriyetin ihyası, inşasıyla birlikte, belki de neslin, beşeriyetin ihyasından, inşasından önce maddenin, dünyanın imarına ehemmiyet verildi.

İnsanlığın atası, babamız Âdem peygamber dünyaya indirildiğinde, O’na da ilk olarak Kâbe’nin inşası emredilmişti.

Dünyayı imar, mahlûkların en şereflisi insanın, vahye muhatap insanın, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya ve hemen ölecekmiş gibi âhirete memur insanın, hak ve vazifesidir.

Bugün, diğerlerinin güneşini yok etmek hırsıyla birbirinin sırtına binmiş ve altta kalanın canı çıksın misali yükselen, modernlik adı altında sıkıştırıldığımız apartman ve gökdelenleriyle, en verimli tarım arazileri üzerinde inşa edilen, suyu, toprağı, gıdayı ve soluduğumuz havayı kirleten sanayi tesisleriyle, ağacı, ormanı, denizi yok etme pahasına dikilen otelleri, tatil siteleri ve daha neleriyle dünyayı imar değil ifsat ediyorsak, bu insanın kendisine tanınan hakkı suiistimal ettiğinin ve vazifesini idrak edemediğinin delilidir.

İnsan, güneşin doğduğu topraklardan, son ışığının görüldüğü coğrafyaya kadar, tek metrekaresini, tek zerresini ihmal etmeden dünyasını Kâbe’ye, Kâbe’nin temsil ettiği mânâya göre inşa ve imar etmeliydi. Küfürde kalan kısmına hak vermemekle birlikte onları anladığımızı farz edelim; en azından İslâm’la şereflenen kısmı, mezarlıklarında ölülerinin yüzünü döndürdüğü istikâmete, asıl hayattayken dönmeli ve yaşanmaya değer hayatın her alanını o istikâmete göre tanzim etmeliydi.

Olmadı.

Dergimizin sahibi Ali Erdal’ın, Üstadın Veliler Ordusundan 333 isimli eserini değerlendirdiği konuşmasında dikkat çektiği şu ölçüye muhtacız;

Sözün sahibi Hicrî yedinci asırda yaşamış bir büyük, bir velî; Ebülmekârim (Alâüddevle)…

“Allah bu yeryüzünü ve istihsal sahalarını hikmetle yaratmıştır; mamur, semereli ve faydalı kılınması hikmetiyle… Eğer halk dünya mamurluğundan ne fayda erişeceğini ve yeryüzünü kupkuru bırakmaktan ne günah doğacağını bilseydi, gayesini ve vücut hikmetini tamamiyle anlamış olurdu. Toprağından bin batman mahsul çıkacak bir insan, eğer ihmal ve isteksizlik yüzünden dokuz yüz batman mal elde edecek olur ve aradaki yüz batman fark insanların istifadesinden uzak kalırsa biliriz ki, bunun hesabı kendisinden sorulacaktır. İnsanların faydasına sarfedecek bir  vaziyeti  bulunduğu  halde bundan kaçan   yeryüzünün ümranında pay sahibi olmak istemeyen ve üstelik bunun ismini, dünyayı terk, züht ve takva koyan insan, şeytandan başka kimseye tâbi değildir.”

İnanan adam, şartların, konjenktürün, zamanın, mekânın esiri olmaz, olamaz. O, her hâl ve şartın üzerine çıkar, inandığı doğruları hayata hâkim kılar. Bugüne kadar olmaması, bundan sonra olmayacağını, böyle sürüp gideceğini göstermez. “İki gününü eş geçiren aldanmıştır” ve “İşini iyi, güzel ve doğru yapanı Allah sever” hadisleri ve “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya, hemen ölecekmiş gibi âhiret” ölçüleri mademki kıyamete kadar var olacaktır, bir gün bu ölçüleri tatbik edecek bir nesil gelir. Ve dünyanın da âhiretin de hakkını teslim eder.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Nerelisin... - Sayı 123
Fars irfanı var mıdır?... - Sayı 122
Hesaplaşma zamanı... - Sayı 120
Vah benim halime!... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15153773
 Bugün : 6704
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640437
 Bugün : 198
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim