Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5521 kez okundu.     11 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

B?y?
Hüseyin Kete

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

Dinen ve hukuken meşru sayılan yollar haricinde bir takım kuvvetleri yönlendirmek için yapılan çeşitli garip işlerin tümüne verilen isim “BÜYÜ”… Bugünkü ilimlerin sahasına girmeyen ve metotlarıyla incelenmeyen şeylerin yolu olduğu da söylenemez.

Modern bilimlerin sahası dışında kalmakla varlığı yahut yokluğu laboratuar teknikleriyle bugün bile izah ve ispat edilememektedir. Ama “Büyü” vardır ve ihtisas gerektiren bir bilim dalıdır.

Ayrıca olmayan bir şey dinen niye yasaklansın ve şeytanın murdar işidir diye adlandırılsın ki (!)

Bugünün insanlık tarihi kadar çok eski geçmişi vardır. İlk defa nerede ve nasıl çıktığı meçhuldür ama batıda ve çok tanrılı ilkel toplumlarda çok meşhurdur.

Büyücü-cadı diye sihirle uğraşanları uzun yıllar ateşe atıp yakmakla cezalandıran batı şimdi u dönüşü yaparak bu işlerle uğraşanlara kötü gözle bakmıyor ve onların toplumda kurumsallaşmalarına, bu yolda enstitü bile açmalarına göz yumuyor, izin veriyor!.. Bazı kurumlarca da kullanılıyor (ilerde icap ederse açarız).

İnsan fıtrat olarak yaratılışında, genlerinde olan inanma, iman etme kodlarıyla birlikte dünyaya gelir. Bu çileli dünya hayatında başına gelen ve gelmesi muhtemel olan zorlukları, başa çıkamayacağı, güçlü, kavi problemleri çözmek için yanlış da olsa ilk akla gelenin maalesef bu günkü ortamda “büyücü, falcı ve sihirle uğraşanlar” olması, düşündürücü ve o toplum için utanç vesilesidir. İnsanların zaafları, korkuları, tereddütleri, şüpheli ve diğer insanlarla olan münasebetlerinde zarar ve menfaat temini için sıkça kullanılan “büyü, sihir” İslâm kaynaklarında çok çirkin bir iş olarak vasıflandırılmış ve insanlara “büyü, sihir” yaptırmayı da kesinlikle men etmiş, uzak durmalarını emretmiştir!..

Kâhinler, büyü sihirle uğraşanlar “cinden bir veya birkaç arkadaş edinip olmuş ve olacak şeyleri ona sorup ondan öğrenerek, bunları başkalarına bildirmek” gibi yetenekleri olduğunu söylemeleri, bazı ahmaklara, cahillere cazip ve çekici gelmiş onların kapılarını aşındırma sebebi olmuştur.

İnsanların dinî bilgilerinin yetersizliğinden çok büyük miktarda çıkar sağlayan “falcı ve büyücü” bozuntuları Yıldızname diye adlandırılan ve yıllar önce “İran”dan geldiği bilinen kitaba bakarak kendi adı, ana adı ve doğum tarihlerini “ebced” diye bilinen eski alfabenin harflerini rakama dökerek hesaplamaları, çıkan sonuca ve kişinin durumu, konumuna göre yorumlamaları, hikâyedir, masaldır, aldatmacadır.

Tiyatro sanatçılarına bile taş çıkartacak bir yeteneğe sahip olan bu “büyü ve sihir” ile uğraşanlara gidip söylediklerine, yaptıklarına tesadüfen doğru bile çıksa inanmak İslâm inancına göre “KÜFÜR” olur.

Ayrıca “büyü-sihir” öğrenmek HARAMdır. İlme fenne uymayan bir takım gizli elementleri kullanarak garip işler yapmaya çalışmak dinen olduğu kadar hukuken de yasal değildir.

Ben “büyü-sihir” ile her işi yaparım diyerek, saf insanların hüsn-ü niyetlerinden yararlanmanın, menfaatlenmenin, dünyada ve ahirette sorumluluğu çok ağırdır, cezası da çok çetindir.

Herkesin bildiği bir sebep olmadan ve açıklanması aklen, mantıken izah edilemeyen bazı garip şeyleri “sihir-büyü” diye tanımlamak da çok yanlıştır. Ama yanlış olarak tanımlayanların adedi de toplumumuzda hayli fazladır.

“Sihir-büyü Hz. Musa (as) zamanında çok revaç bulmuş ve zirveye çıkmıştır. “Firavunların bile özel büyücü ve sihirbazları” vardı.

O zamandan beri kullanıla gelen bir bilim dalı olan “sihir-büyü”nün bu zamanda ehli yoktur. Ehli olduğunu söyleyen, yapan ve uygulayanların hepsi SAHTEKÂRdır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : davut demirci    21.05.2011
Yorum : kesin olarak doğru ama büyüyle ilgili ayetleri verseydiniz süper olurdu




Ekleyen : cyrak    24.07.2009
Yorum : bende salak gibi kandım valla usta senden bişi ögrenememişim ama güzel tevafuk olduki senin yazın benim yaşadıgım olayla birleşiverdi Allah beni azda olsa bunlara inandıgım için affetsin




Ekleyen : erdeniz    24.10.2008
Yorum : Zamanımızda büyücülükle uğraşan insanların adedinin çok olduğunu biliyorum onlardanda arkadaşlarımın zarar gördüğünü yakinen şahit olmuşumdur . ALLAH CEZALARINI VERSİNNN.................




Ekleyen : s?leyman    25.09.2008
Yorum : dedigin gibi bu işlerle ugraşanların işi cok zor degilmi hafızzzzz




Ekleyen : murat ?.    23.09.2008
Yorum : sayın kardeşim bu yazınızla bizim büyü inancımızın anlayışına ters gibi algıladım.büyüye inanıyorum büyüye uğramış pek çok insan tanıyorum.bu yazınızı okuduktan sonra fikirlerimde değişiklik başladı haklısınız akla yatkın evet fakat hala karmakarışık fikirler içindeyim.henüz teşekkür edemiyorum.




Ekleyen : CEYHAN T?T?N    23.09.2008
Yorum : NE DİYON SEN KARDEŞİM İNSANLAR BU YÜZDEN NE KADAR ÇOK PARA KAZANIYOR BİLİYORMUSUNUZ ...DÜNYA ARTIK MADDİYAT ÜZERİNE DÖNER OLMUŞKEN....HERKESTE KENDİ İSTEDİĞİNİN OLMASINI İSTERKEN...BUNA KİM DUR DİYEBİLİRKİ...




Ekleyen :     23.09.2008
Yorum : BU YAZINIZLA SİZDE BÜYÜCÜLERİN HIŞMINA UĞRAYABİLİRSİNİZ..DİKKAT EDİN. TEHLİİKELİ OYNUYORSUNUZ ..




Ekleyen : ay?e    23.09.2008
Yorum : bu yazınız da çok doğru sözler kullanmışsınız evet büyü yerine çok güzel ve daha doğru olan (DUA)biz gerçek inananların asıl sığınma kapısıdır....




Ekleyen : seda    23.09.2008
Yorum : yazara aynen katılıyorum bu tür sahtekarların tuzaklarından uzak durmak gerektiğini düşünüyorum




Ekleyen : A.Emetlio?lu    23.09.2008
Yorum : sayın üstadım;hiç bir değer anlayışının kalmayışıdır bu.... insanların bazı zaaflarını,maddiyat uğruna kullanan bazı fikirsizlerin tuzağı olmuş sadece....yaradanımız bunu yasaklamışsa bunu kullanmak yaradana asilikten başka nedir ki...allah kimseyi kovulmuşlardan eylemesin.




Ekleyen : feride ?e?en    10.09.2008
Yorum : ya hafız iyi kötü büyüye sihire inanmıyoruz ama bide insanın başına gelince yada gelmişse inanmamak elde değil. ben çok kızıyorum büyüye inanmayanlara. hafızın da dediği gibi olmayan şey neden dinimizde yasaklansın. yapanında yaptıranında öbür tarafta işi çok zor çok.





 
Hainler ve gerçek kızılla... - Sayı 69
MYLENYUM AYIBI... - Sayı 67
HAİNLER ve GERÇEK KIZILLA... - Sayı 65
M?R?YT... - Sayı 64
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17494031
 Bugün : 561
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833671
 Bugün : 48
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim