Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3609 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Dünya şimdi bir köy oldu
Site Editörü

  Sayı: 77 - Temmuz / Eylül 2013

Reklâmı hatırlıyor musunuz? Hani bir kredi kartı markasının reklamından esinlenerek hazırlanmıştı ve senaryosu şöyleydi:

Bir adam bilgisayarının başında birşeyler yaparken dış ses anlatmaya başlıyor: “Güvenli 20 telefon: 5000 $, 5 ülkedeki davalarla savaş: 1.000.000 $, 40’ın üzerindeki ülkede bulunan web sunucular 200.000 $, banka blokajından dolayı kaybedilen bağışlar 15.000.000 $, ev hapsinden dolayı kaybedilen miktar 500.000 $...

Yaptıklarınızın sonucu olarak dünyanın değişimini izlemek: Paha biçilemez!” (ve ekranda “bahar” yaşayan bir ülkeden görüntüler...)

Belki şimdi hatırlamışsınızdır, yakın zamanda dünyayı kasıp kavuran, Wikileaks belgeleri ile ilgili hazırlanan reklâmdan bahsediyorum.

Son günlerde yaşananları tekrar bir düşününce, nedense bu reklam geldi aklıma. Belki de birileri Gezi parkında olanları “paha biçilemez” birşeyler yaptığını düşünerek izlemiştir, bu reklamda olduğu gibi...

* * *

İnternet kullanılmaya başladığından beri söylenen bir söz vardır: “dünya artık büyük bir köy”. Tamam, bir nebze doğruydu ancak bence bu söz gerçek anlamına twitter’dan sonra kavuştu.

Twitter’ı şöyle düşünebiliriz, dünya dolusu insan konuşuyor ve konuşanlar aynı zamanda dünya dolusu insanı dinliyor. Özellikle sözüne itibar edilen birisi veya çoğunlukla çok takipçisi olan ünlü bir zat sazı eline alıp bir konuda kelâm edince, o konu birden tüm “köyün” gündemi haline gelebiliyor.

Örneğin delinin biri “Taksimde polisler hayvanlara bile biber gazı sıkıyor” diyerek kuyuya bir taş atıyor ve bir fotoğraf paylaşıyor, köyün bir kısmı buna inanıp akla gelmedik tepkiler veriyor. Ardından köydeki diğer bir kesim “bu fotoğraf Taksim’de çekilmedi, yurtdışında çekildi” diye gündem oluşturup karşı tepki oluşturuyor. Ve böyle onlarca mesele gündemi dolduruyor.

Twitter veya Facebook’dan önce de internet vardı ancak Taksim’de olduğu gibi bir kesimin tepkisini çekebilecek birçok olay yaşanmasına rağmen böyle bir “etki tepki” organizasyonu meydana gelemedi.

Kişisel kanaatim, eğer twitter olmasaydı bugün Gezi Parkı olayları bu noktada olmazdı. İnsanlar bu derece kamplaşmazdı.

Örneğin kişisel olarak şunu söyleyebilirim, televizyonda veya sinemada bazen takip ettiğim, belki başarılı da bulduğum tiyatro veya sinema sanatçılarının görüşlerinin, görüşlerimden çok farklı olduğunu görünce artık onlara bakışım ister istemez değişti. Aslında sorun görüş farkı değil, bir çoğu karşısındaki görüşü aşağılayarak, hakaret ederek fikir bildirince ister istemez insan karşı tepki veriyor ve duyguları değişiyor.

Bu biraz da şuna benziyor, büyük bir ailede birbirlerinin yüzüne gülen ama birbirlerinin arkasından çok da iyi konuşmayan kişiler var ve birden bu kardeşlerin, akrabaların gerçek düşünceleri sesli olarak ortaya çıkıveriyor, herkes birbiri hakkında ne düşünüyor bilmeye başlıyor. Sonrasını tahmin edebilirsiniz. Bu durumda düşüncelerin ortaya çıkması iyi mi oldu, kötü mü oldu kestirmek zor.

Olayın bir diğer önemli noktası ise bu mecrayı kullanan kesimin tüm toplumu temsil etmemesi. Twitter mesajlarının atıldığı yerleşim yerlerini gösteren bir site var, bu sitede son 3 ayda Türkiye’den yoğun tweet atan bölgeleri görebilirsiniz. Yandaki resim bu haritanın resmi. Bu resim size de genel seçimlerdeki “sahil” oylarını hatırlatmadı mı?

Gezi parkı olaylarının ilk başladığı zamanların aksine ilerleyen günlerde farklı düşünen kesimlerin twitter kullanımında ciddi bir artış oldu. Hatta “fake” haberlerin yalanlanmasında bu kesimin çok büyük bir emeği olduğunu söyleyebiliriz.

Her ne kadar klişe de olsa, son söz olarak bu dönemde çok duymaya alıştığımız cümleleri biz de kuralım, bu gemide hep birlikteyiz ve gemi batarsa herkes batacak. Evet, geminin batmasını umursamayacak kadar kin duyanların varlığı çok açık, - Bilge Kral Aliya’ya rahmet olsun- ancak bizim meşrebimiz bu şekilde düşünmemize müsaade etmiyor.

Boşnak mücahitler Sırp esirlerle ilgili Bilge Kral Aliya’ya sormuşlar: “Bunları ne yapacağız?” “Onlar misafırlerimizdir; misafir gibi davranacaksınız.” demiş Bilge Kral. Mücahitler, “Ama onlar bizim kardeşlerimize neler yapıyorlar..” deyince Aliya şöyle cevap vermiş: “Onlar bizim öğretmenimiz değil ki!”

İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Zor sınavımız mülteci mes... - Sayı 123
Tevhid yoksa huzur da yok... - Sayı 122
Anlam peşinde... - Sayı 121
Zor zamanların cesur sesi... - Sayı 120
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15147560
 Bugün : 491
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640292
 Bugün : 53
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim