Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     656 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Tevhid yoksa huzur da yok
Site Editörü

  Sayı: 122 -

Orta Doğu haritasını açtığınızda karşınıza çıkacak ülkeler Türkiye, Mısır, Suriye, İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Lübnan ve İsrail olacaktır. Bu ülkelerden İsrail dışındakiler nüfusunun kahir ekseriyeti müslüman olan ülkeler. İsrail’in nüfus büyüklüğü olarak bu ülkelere oranı sadece yüzde iki. Yüzölçümü olarak oranı ise binde üç.

Gelin görün ki, bir yıl önce başlayan savaş tüm şiddeti ile halen devam ediyor ve İsrail bu sürede, dile kolay, binlerce Filistinli’yi şehit etti, binlercesi de yerlerinden oldular, Hizbullah’ın ve Hamas’ın liderleri öldürüldü. Bugünlerde İsrail Lübnan’a hattâ Suriye’ye bombalar atıyor, İran’a saldırması an meselesi olarak görülüyor.

Evet, İsrail’in nüfusu etrafındaki müslüman ülkelerin yüzde ikisi kadar. Düşünün, etrafındaki doksan sekiz kişiye rağmen iki kişinin o doksan sekiz kişinin tanıdığı olan birine efelenmesine benzer bir durum yaşıyoruz ve o kalabalıktan bir hareket neredeyse yok.

Bu durumun sebeplerinden biri başta Amerika olmak üzere o iki kişiye arka çıkanların olması ama önemli bir sebep daha var; doksan sekiz kişinin birlik olup hem o iki kişiye hem arkasındakilere gereken cevabı vermemeleri. Neden müslüman ülkeler Filistin’e arka çıkamıyorlar, neden birlik sağlanamıyor?

Dünya medeniyet tarihinin de önemli paydaşları olan Mısır, İran ve Türkiye bu ülkeler arasında en köklü geçmişe ve hatırı sayılır sosyal ve askerî güce sahip ülkeler. Nüfus bakımından da diğer ülkere kıyasla hayli büyükler. Bu ülkelere petrolden dolayı ekonomik zenginliği ile büyüyen Suudi Arabistan’ı da ekleyelim. Bu dört ülke İsrail’in saldırılarına karşı birlik olabilseydi, sert bir aksiyon alabilseydi bugün geldiğimiz durumda mı olurduk? Amerika’nın dahi kabul etmek zorunda kalacağı bir noktaya gelmez miydik? Ancak bu dört ülke ve diğer ülkeler çok farklı tellerden çalıyorlar. Bir tarafta Şiiler video kliplerle sosyal medya üzerinden savaşıyorlar, diğer tarafta Vahabiler bize ne Filistin’den demeye kadar işi götürüyorlar, bir tarafta Gazze ile sınırı olan Mısır olaylar bana nasıl zarar vermez diye çabalıyor. Bizim ülkemiz ise sözle de olsa gündem olacak çıkışlar yapıyor ama daha fazlası elinden gelmiyor.

Müslümanlar olarak tevhid olamamızın bizi getirdiği nokta ne yazık ki bu. Yukarıda sayılan ülkelerin bir çoğu, özellikle de bugün savaşın olduğu topraklar, çok değil bir, bir buçuk asır evvel tek bir devletin hükmü altındaydı. Bugün objektif yorumcular bu hakimiyet bittiğinden beri o topraklarda huzurun tekrar sağlanamadığında hem fikir. Bugün ne müslümanlar sembolik bile olsa tek bir başta toplayacak halifeye sahipler ne de bu toprakların hepsine adaletle hükmedecek bir devlet var. Bu kısa zaman içinde müslümanlar devletlerinden, halifelerinden, huzurlarından en önemlisi vahdetten oldular.

Tevhid olamamızın en önemli sebebi mezhep ayrılıkları. Bir yanımızda şia, bir yanımızda selefi akımlar var. Bir tarafta maket füzelerle şov yapanlar, diğer yanda henüz müslümanlar dışındakilere saldırısı görülmemiş kendini İslâm’ın bayraktarı sananlar… Bir de arada ne yapacağını bilmez, sesi çıkmaz, savunucusu kalmayan, öldürülen ve işkence gören ehli sünnet müslümanları. Suriye’de, Yemen’de İran’ın desteklediği grupların ehli sünnet müslümanlarına yaptıkları halen hatırlarda. Bugün Gazze için efelenen İran’ın attığı onlarca füzeden henüz ölen bir İsrailli duymadık. Ne kadar trajik ki Hizbullah liderinin öldürülmesi sonrasında İran’ın yaptığı hava saldırısında İsrail kayıp açıklamadı ama füze parçalarından dolayı bir Filistinli’nin öldüğü biliniyor. Dünyadaki müslüman nüfusun büyük çoğunluğu ehli sünnet, az bir oranda şii nüfus var. Ancak orta doğuda bu denge daha farklı ve şia lehinde değişmesi için büyük gayretler var. Hamas bile ehli sünnet bir örgüt olarak kurulmuşken son yıllarda adı İran desteği ile anılmaya başladı.

Bu durumdan çıkartacağımız dersler var. Elbette müslümanların tevhid ehli olması lâzım ama mezhep ayrılıklarını kullanarak bu birliğin bozulması için bilinçli hareket eden İran gibi ülkelere karşı çok dikkatli olmamız, bu ülkelere karşı güçlü olmamız gerek. Güçlü olmadan söz sahibi olmak imkânsız. Suriye, Yemen gibi İran’ın dümen suyuna gitmek zorunda kalan ülkelerin yaşadıkları karşımızda. Tüm bunlara bakınca Türkiye’nin tek başına büyük güç olması dışında bir alternatif çok zor gözüküyor. Allah ülkemize, milletimize yardım etsin.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Hayatın merkezi anneler... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16907179
 Bugün : 1730
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 745866
 Bugün : 209
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1018
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim