Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     462 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vekâlet savaşları
Site Editörü

  Sayı: 126 -

Yirmi birinci yüzyıla kadar dünya üzerinde aralarında bir savaşın veya savaşa götürecek gerginliklerin yaşandığı ülkeler açık olarak belliydi. Ülkeler düşmanını ve savaşacağını ilân ederdi. ABD-İspanya, İngiltere-Hollanda, Rusya-Osmanlı Devleti, Almanya-Rusya son birkaç asır içinde karşılıklı savaşan ülkelerden birkaçı… 

İstatistiklere baktığımız zaman son yarım asırda dünya üzerinde bu şekilde savaş sayısının çok az olduğunu görüyoruz. Irak’ın işgali, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması bu az örneklerden ikisi. Ancak dünya geneline bakıldığında, özellikle de Orta Doğu’da ülkeler arası açık bir savaş olmamasına rağmen birçok yerde çatışma ve bu çatışmaların etkisi ile göç hareketleri görülüyor. Peki “savaş” yoksa bu savaşanlar kimler? 

Doksanlı yıllarda lise talebesi iken haberlerde sık sık terör eylemleri ve şehit haberlerini duyardık. Duyduğumuz diğer bir şey de “bunlar dış güçlerin Türkiye’yi zayıflatmak için oyunları” yorumlarıydı. Kulağa beylik bir laf gibi gelen bu cümlenin doğruluğunu terörün ülkeye verdiği maddî ve manevî zarar meydana çıkınca daha iyi anladık. 

Türkiye gibi, zayıf zamanında bile belirli gücü olan bir ülke, yarım asra yakın terörle mücadele etti, halen de tam bitmiş sayılmaz. Düşünün, uzun yıllar bütçesinin ilk sırasında savunma olan bir ülke ile bir grup terörist, gerilla yöntemleri ile savaşmaya çalışıyor. Teröristlerin topraklarında cirit attığı Irak bunlara sahip çıkmıyor, İran sahip çıkmıyor ama her nasılsa bu teröristlerin silahları, teçhizatları, lojistik ihtiyaçları, yemeleri, içmeleri yıllar boyu kesintisiz bir şekilde karşılanıyor. Bu elbette dışarıdan bir destek olmadan sürdürülebilecek bir durum değil. 

Vekâlet savaşları işte bu şekilde yapılan savaşlara deniyor. Ülkeler cepheye kendilerini değil piyonlarını sürüyor. Kamuoyu önünde düşman gözükmüyor ama hedefindeki ülkeyi zayıflatacak ne varsa onun olması için maddî destek sağlıyor. Piyon bazen eli silahlı terörist oluyor, bazen bir gazete oluyor, bazen dinî lider… Bugünkü Suriye’ye bakalım, ABD, İran, İsrail, Rusya ve Türkiye söz sahibi olmak için mücadele ediyorlar ama bu ülkeler arasında resmî bir savaş yok. 

Vekâlet savaşları cephe savaşlarına göre daha zor. Bu tür savaşlarda cepheler net değil. Sosyal medyanın parlatması ve piyonlar vekâleti ile kaşınan konular çok çabuk alev alabiliyor. Son birkaç on yıla baktığımızda (etnisite), mezhep kavgaları, ekonomik hareketler Türkiye ile uğraşırken başvurulan diğer yöntemler. Etnik ve dinî farklılığa sahip olma ülkenin zenginliğini ve büyüklüğünü gösterirken bu tür saldırılara da ister istemez açık hale geliniyor. Bugün İsrail’e karşı ilk iki yöntemle savaş çok zarar vermez ama İran’a, Türkiye’ye verebilir. Ekonomi ise global dünyada herkes için bir risk. Ülkelerin ithalat vergi oranları ile ilgili kararları bu tür savaşa örnek gösterilebilir. Kim bilir, karşısında güç sahibi ve etnik grupları besleyen ülkeler olduğunda Amerika’nın etnik yapısı da iç karışıklığa gidecek sorunlara sebep olabilir ileride. 

Vekâlet savaşlarında kullanılan piyonların başarılı olmaması için en önemli etken toplumda hiçbir fark gözetmeden adaletin sağlanmasıdır. Adaletin olduğu yerde piyon bulmak kolay olmaz. Elbette maddî güç ile bu durumu da aşabilir düşmanlar ama adalet varsa çözüm de kolaylaşır. Bir diğer önemli konu sorunların çözümünde merhametin değil adaletin önde olmasıdır. Dünya hayatında adalet her an lâzımdır. Ekonomik bağımsızlık da en az adalet kadar önemli. Rahip Brunson olayını hatırlayın. 

Ülkemiz her geçen gün caydırıcı bir ülke olma yolunda ilerliyor. Görünen o ki, biraz daha zaman lâzım. Bu sürede bizi zayıflatmak için başvuracakları ilk yol yine piyonlar olacaktır. Bunlarla mücadele kolay değil. Türkiye son yıllarda bu yolda savunmadan çıktı ve saldırı moduna geçti. Örneğin Libya’da, Suriye’de kendi vekillerini oluşturuyor, Afrika’da bu yönde çalışmalar var. Suriye’deki yönetim değişikliği bu konuda başarılı olduğunu da gösteriyor. Ekonomi ve adalette savunma sanayisindeki başarıları elde edebilirsek arzu ettiğimiz güce erişmemiz çok daha kolay olacaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Takvadan bekâya helâl eko... - Sayı 128
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz
Ümitle


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17672078
 Bugün : 253
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 875400
 Bugün : 122
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 798
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim