Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3398 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vatan Sevgisi ve Gurbet (2)
Kubilay Ertekin

  Sayı: 83 - Ocak / Mart 2015

Geçen sayıda "Vatan sevgisi îmandandır" hadisine işaret etmiştik... Bu mukaddes dâvâ uğruna bu milletin gerçek münevverleri inançlı kimseler, sayısız ilim; fikir, siyaset din adamı, fazilet ve irfan sahibi nice idealistler, haksız yere çile çekmiş, işkence görmüştür. Sanırım çok az millet bu acıları çekmiştir. Elbette ‘gelene ağam-gidene paşam’ diyenler zulümlere muhâtap olmadığı gibi, gurbetin-hasretin ne demek olduğunu bilmezler. Öylelerinin mantık ve muhayyilesi böyle ciddi konulara, düşüncelere yabancı olduğu için, dertsiz başlarını derde sokmak istemezler. Bir parazit gibi başkalarının verdiği mücâdele ve kazandığı başarının gölgesinde yaşarlar. Bunların felsefesi şudur:
 
"Böyle buldum bu cihânı, yoktur bir şeyden haberim.
 
Serserî gûne-şekilde geldiğimden beri, sersem gezerim."
 
Bunu, Âkif merhûm şöyle ifâde ediyor:
 
"Vatan felâkete düşmüş... Onun hamiyeti cûş.
 
Eder mi zannediyorsun? Herif vatan-ber-dûş."
 
Öylelerin hamiyet duyguları coşup, gayrete gelerek işe sahip çıkacaklarını sanma. Adamın zâten mukaddesi yok, millî ve dînî duygulardan mahrum berduş.. Çileli ve mücâdele isteyen çetin davâlar yine vatanperverlere düşmektedir. Onlar ki;
 
"Vatan muhabbeti, millet yolunda bezl-i hayât;
 
Hülâsâ, aile hissiyle cümle hissiyât;
 
Mukaddesâtı için, çırpınan yürekte olur.
 
İçinde leş taşıyan, sîneden ne hayır umulur.?"
 
Diyerek hayâtını ortaya koyan, bu uğurda canını esirgemeyenlerdir. Sorumsuz, şuursuz, duygusuz insanların; muzdariplerin ıstırâbından, çektiği çilelerden haberi olmaz. Bir ata sözü "Mazlûma ve günâhına üzülüp-ağlamayan göz, suyu kurumuş çeşmeye benzer" der. Yine o durumdakiler için Merhûm şöyle diyor:
 
"Hey sıkılmaz! Ağlamazsan bâri gülmekten utan!"..
 
Konumuzla ilgili deyim, şiir ve ibretli, hikmetli sözlere yer veriyoruz. Onların içinde günümüzdü unutulan ifâdeler geçiyor. Bunlar dilimizin zenginliğini, milletimizin kültür hazinesini gösteren ve asırlarca kullandığımız ifâdelerdir. Bunları kullanmak, öğrenmek zorundayız. Hem 8O-9O kelime içinde dönüp durduğumuzdan şikâyet edip, hem de yıllar yılı kullanılan ve her şeyi ile bizim olan kelimelerin ağır ve geçersiz olduğunu söylemek, büyük bir çelişkidir. Millet olarak bugüne kadar neleri unutup, nisyâna gömdüğümüzün farkında olsaydık bu durumlara düşmez, kültürsüz, köksüz ve öksüz kalmazdık... Bu kadar tantanaya rağmen neden bir Nobel ödülü alan ilim adamımız yok?. Dinle uğraşan sefil bir zihniyete sahip ülkede ancak bu kadar ilim yapılır.
 
Din ve dindar düşmanlığı yaparak milletin, ülkenin nimetleriyle beslenip, mukaddesâta saldıran, devlete-millete düşman, onunla savaşan, nankör ve hain bir güruh türemiştir. Bunu ifâde için yine Merhum M. Âkif’i konuşturacağız:
 
"Ne çâre! İbrete heveslidir hâlâ çoğumuz.
 
Yetmemiş gibi âleme ibret olduğumuz.!"
 
Bu zihniyete çok iyi bakmak lâzım:
 
"Sivrilen züppelerin hepsi, beş-on söz beller;
 
Düşünür ‘dîni nasıl yıkmalı bunlarla?’ diye
 
Böyle bir maksat için, çok bile idâdiye!
 
Serseri; hiç birinin mesleği yok, meşrebi yok;
 
Feylesof hepsi,fakat pek çoğunun mektebi yok!
 
Şimdi Allah’a söver..biraz bol para ver;
 
Hiç utanmaz, Protestanlara ‘zangoçluk’eder!"
 
Bu zihniyetin ülkeye getirdiği anarşi, terör, bölücülük, inanç ve devlet-millet düşmanlığı, yabancı hayranlığından başka bir şey olmamıştır. Bu milletin özünü teşkil eden büyük halk kesimi, bunun mücâdelesini vermiş ve vermektedir. Onun için her şuurlu Müslüman’ın yerini ve safını belli etmesi, orada dimdik durması gerekir. Ecdâdımız bu uğurda ve dünyânın dört bucağında çok kan dökmüş, can vermiştir.
 
"Üç kıt’ada yer yer, kanayan izleri şâhit.
 
Dinlenmedi bir gün, o büyük nesli mücâhit.
 
Yoksa kürenin çoktân tevhîd-i meşâli sönerdi.
 
Kur’ân durmaz, nezdi ilâhiye dönerdi."
 
Vatanperverlik, mukaddesâtına sahip çıkmak böyle günler için gereklidir. Dinsizlerin müslümanın dînine karışmaya ne hakkı var? Sizin dinsizliğiniz size, bizim dinimiz de bize... Merhum Âkif’in ifâdesiyle:
 
"Mâdem ki, din ile yoktur bir alış-verişin.
 
Orası ahır değil, gidin başka yerde tepişin".
 
Dinle başı dertte olanların bu ülkeyi ne hâle getirdiğini gâlibâ en güzel şu ifâdeler anlatmaktadır:
 
"Garâibin şu da bir yönüdür ki insanlar;
 
Arar hakikati, fakat aksi yönde yürür.
 
Es kazâ onunla, karşılaşırsa bir gün;
 
Hakikat onlara, onlar hakikate tükürür."
 
Birbirimize tükürmememiz için, her şart ve zeminde bu mücâdelenin verilmesi gerekir. ‘Vatan muhabbeti ve gurbetin’ mânâ ve maksâdı budur. Çile bunun için çekilir, hicret ve gurbet bu yüzde tercih edilir..
 
Bugün için çok gülünç ve maskaraca görülse de, cezaların verildiği acı gerçeklerdendir. Bu mağdurların pek çoğu da hayattadır. Kravat takmadığı, şapka giymediği, başörtülü olduğu, sakal bırakıp namaz kıldığı, oruç tuttuğu, sahura kalktığı, Kur’ân, ezan ve mevlit okuduğu, gümüş yüzük taktığı, dans etmediği, içki içmediği ve hanımı tesettürlü olduğu için çok kişiye cezalar uygulanmıştır. Merhum Ziyâ paşa çok haklı söylemiş:
 
"Zâlim, yine bir zulme giriftâr olur âhir
 
Elbette olur, ev yıkanın hânesi harâp."


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Senirkent Faciası hangi z... - Sayı 125
Putlar ve putperestler... - Sayı 124
Eşek ve deve... - Sayı 122
Kurtlar ve İnsanlar...... - Sayı 113
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


40
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190280
 Bugün : 5777
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778132
 Bugün : 150
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim