Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3052 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Neyin dirilişi
Site Editörü

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması ile bir devir sona ermişti. Yeni bir devlet kurulmuş, bu devlet kendisini “güvene” almak için hanedanı yurtdışına çıkarmıştı. Bu işin maddi tarafıydı. Bir de gönüllerdeki saltanat vardı ki yeni devlet hem resmî olarak bu saltanatı kaldırmış hem de gönüllerdeki saltanatın yıkılması için çeşitli yollara başvurmuştu. Padişahın kaçtığı söylemi, Osmanlı deyince sürekli haremin ön plana çıkartılması, altı asırı geçen hükümdarlık süresinde özellikle kötü örneklerin daha çok üzerinde durulması bu yollardan örnekler...

Cumhuriyet bir devrimdir, bu nedenle devrimin kendini korumak için nizami, gayrinizami böyle yollara tevessül etmesi anormal değil. Dünya tarihi çok daha kötü örnekleri barındırıyor. Şu da var ki, her ne kadar rejim kendini korumak için böyle yollara başvursa da gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Zamanla değerlendirmeler değişebiliyor ve kalplerdeki saltanatın üzerindeki küller kolayca temizlenebiliyor, biraz gayret ile tekrar bu muhabbet canlanabiliyor.

Osmanlı Tarihi incelendiğinde eleştirilmesi gereken birçok yön var, İslâm’da bir referansı olmayan hanedanın babadan oğula geçmesi bu konuların başında gelir. Bizim üzerinde durduğumuz, genel manâda Osmanlı’nın cihan ve cihat politikası, gittiği yerde yaptığı hizmetler, alimlere, velilere verilen kıymet, özet olarak dünyaya bakışı…

Bugün Osmanlı gibi olma heyecanı yaşanıyor, en azından bu heyecanın ne demek olduğunu bilen, bunu ümit eden bir kesim var. Bugün insanları heyecanlandıran, Türkiye’nin Osmanlı Devleti gibi mazlumların yanında, güçlü, sözü geçen bir devlet olma isteği ve daha önemlisi kapasitesi…

Geçtiğimiz günlerde Bosna’ya ziyaret nasip oldu, Saraybosna ve Mostar’a gittik. Mostar’da babası savaşta şehit olmuş, kendisi de o sıralarda 15 yaşındayken savaşı yaşamış, şimdi Mostar’ın güzel camilerinin birinde müezzinlik yapan bir kardeşimizle tanıştık. Türkiye’den geldiğimizi söyleyince elimi sıkıca tuttu, “birlik olmalıyız” dedi. Politikamız tam da bu olmalı: tevhid. Benzer sözleri birkaç yıl önceki Makedonya Kosova ziyaretimizde de duymuştuk.

Bu işin ne kadar ciddi olduğunu gezi ve benzer olaylarda kafasına bizans miğferi geçirenler, duvara “Zulüm 1453’de başladı” yazanlar ve geçtiğimiz günlerde şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın katillerine güzelleme yapanlar göstermişti. O yüzden devletimizin bu yönde bir politikası olması çok güzel, çok umut verici...

Bu politikanın sanat ile desteklenmesi ise çok önemli ve güzel bir fikir. “Diriliş” dizisinin bu yönde bir görevi olduğu herkesin ortak kanısı... Devlet bir yandan sanat ile bir yandan TİKA gibi kurumları ile bu politikasını sağlamlandırmaya çalışıyor ve başarılı oluyor.

Son söz olarak atamız Ertuğrul Gazi’nin hayatını anlatan Diriliş dizisi ile bir ipucu verelim. Dizinin en sevilen yanlarından biri İbnü’l Arabî hazretlerinin dizide yer alması… Sakarya Gazetesi Web TV’de Ali hocamızın konuk olduğu, Diriliş ve Ertuğrul Gazi’nin ele alındığı Basın Masası programında bu konu ele alındı. Dizinin tasavvufla ilgili yanının başarılı olması altında dizinin hem yapımcı hem danışmanlarının günümüz tasavvuf yollarından birine intisaplı olmaları var. Zikir ve usûl sahnelerinin gerçek usûllere birebir uygun olmasının nedeni bu...

Okurlarımız hem Kardelen Dergisi sohbetleri kayıtlarına hem de yukarıda bahsettiğimiz Basın Masası programının kaydına Kardelen Dergisi Youtube kanalından erişebilirler.

 

İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Zor sınavımız mülteci mes... - Sayı 123
Tevhid yoksa huzur da yok... - Sayı 122
Anlam peşinde... - Sayı 121
Zor zamanların cesur sesi... - Sayı 120
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15147509
 Bugün : 440
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640289
 Bugün : 50
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim