Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3819 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ramazan-ı şerif: İnce insanların ayı
Site Editörü

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Hayat olanca hızı ve gündemi ile devam ederken o kadar çok incelik kaçırıyoruz ki... Bu inceliklerden uzak olduğumuz için bu kadar huzursuzuz belki de… Gülten Akın ne güzel söylemiş:

“Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya”

İncelikleri kaçırmamak için Yunusumuz gibi ulu bir nazara sahip olmamız gerekiyor. Ne diyor Bizim Yunus: “Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır.”

Hazretim gibi ulu nazar sahibi olamayız belki ama biraz dikkatli bakarsak inceliklerin farkına varabiliriz. Söz gelimi, yazının başlığına da esin kaynağı olan “Müslümanlık, ince insanlıktır” diye buyuran muhteremin tavsiyesi ile Efendimiz’in hayat-ı saadetlerini biraz daha dikkatli okusak birçok incelik yakalayacağız. Bir örnek; müşriklerin ağa babalarından Utbe bin Rebîa Efendimiz’e çeşitli tekliflerle geliyor ve Efendimiz’e bu tekliflerini anlatıyor. Bu sırada Efendimiz sinirlenip karşısındaki kişinin sözünü kesmiyor, ne yapıyor, sözlerini bitirmesini bekliyor, bir de üstüne “Söyleyeceklerin bitti mi?” diyor, bittiğini duyunca cevap vermeye başlıyor. İnceliğe bakar mısınız?

Bir diğer örneği Hz. Ayşe validemiz aktarıyor... Efendimiz hanımlarından su rica ettiği zaman su kabından ilk olarak hanımına içirir daha sonra onun içtiği yerden suyunu içermiş. Muhabbete ve belki de daha önemlisi ızhâr-ı muhabbete bakar mısınız? Bir diğeri… Hz. Safiye validemiz deveye bineceği zaman binek taşı olmayınca Efendimiz dizini koyuyor, validemize mübarek dizlerine basarak deveye binmesini söylüyor. Zarafete bakar mısınız?

Son örnek üzerinden gidelim; yaşananları sadece tarihî bir olay olarak okursak aklımızda kalan sadece “Hayber’in fethi sonrası Efendimiz Hz. Safiye ile evlendi, birlikte Medine’ye döndüler” olur. Ama aradaki bir “diz” çok büyük bir inceliği gösteriyor bize...

Efendimiz’in Ramazan-ı Şerif hakkında herkesin bildiği bir duası var malûmunuz: “Ya Rabbi, Receb ve Şaban’ı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a eriştir”. Bu duaya da Bizim Yunus’un ulu nazarını taklit ederek bakmaya çalışınca aklıma şunlar geliverdi; Efendimiz ki Âlemlere rahmet olarak gönderildiği Kur’ân-ı Kerîm âyeti ile sabit olan, nevzuhurlar itiraz etse de kutsî hadîs ile belirtildiği gibi her şeyin yüzü suyu hürmetine yaratılmış olduğu, daha sayamayacak kadar çok yücelikleri olan Resûl-u Zîşân Efendimiz, Ramazan-ı Şerif’e erişmek için dua ediyor. Sadece bu bile Ramazan-ı Şerif ayının ne kadar bereketli, feyizli bir ay olduğunu göstermez mi?

Burada bir noktaya dikkat etmemiz gerekir, yine bir ince nokta, Efendimiz’in Ramazan-ı Şerif ayı için dua buyurması o ayın feyzine “bizim” ne kadar ihtiyacımız olduğunu bildiği içindir, kendi Zât-ı Âlileri için değil... Estağfirullah, Efendimiz’i bizim gibi birey sanmak en büyük dalâletlerdendir. Hemen aklımıza “ene beşerun mislukum” âyeti gelebilir. Bu âyeti kerîmenin bize anlattığı Efendimiz’in de bizim gibi sıradan insan olduğu değildir, Efendimiz’in melek veya cin değil, “insan cinsinden” olduğudur. Kanımca, “Receb Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” hadîs-i şerifleri de bu söylediklerimizi doğrular.

Ramazan-ı Şerif hakkında en dikkat çekici hadîs-i şeriflerden biri de Efendimiz’in “amin” dediği Hz. Cebrâil’in ettiği dualardan ikincisi olan “Bir kul Ramazan’a erişir de affolunmadan çıkarsa, burnu yerde sürünsün” cümlesidir. Az sözle çok şey anlatma sanatına çok güzel bir örnek olan bu cümle, müslümanlar için hem bir müjde hem de uyarı... Bu cümle çok büyük bir müjde çünkü Ramazan-ı Şerîf’in Allah’ın rahmetini kazanmak için biçilmiş kaftan olduğunu, az bir gayretle bile bu rahmete ulaşılabileceğini müjdeliyor. Diğer yandan, bu rahmetten uzak kalma ihtimalinin de olduğunu ve bu ihtimalin ne kadar kötü bir durum olduğunu da...

Kardelen’in 88. Sayı konusunu “Ramazan-ı Şerîf” olaral belirledik. Konunun hakkını vermek haddimiz değil ancak Rabbimizden niyazımız, niyetimizi amelimiz gibi kabul etmesi ve önümüzdeki Ramazan-ı Şerîf ayını bizler, okurlarımız ve tüm müslümanlar için affa ve rahmete vesile etmesidir.

Hayırlı Ramazanlar.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Takvadan bekâya helâl eko... - Sayı 128
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz
Ümitle


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17672164
 Bugün : 339
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 875407
 Bugün : 129
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 798
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim