Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3566 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Oruca niyetli miyiz?
Av. Mustafa Büyükgüner

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Her ibadetin kendi ruhuna göre farklı özellikleri bulunmakta. Namaz kılan bedeniyle ibadet yaparken zekât veren malıyla ibadet ediyor. Hacda ise hem bedenen hem de malla ibadet edilmekte. Oruç ise bedenî bir ibadet olmasına rağmen, kısaca yemeyi, içmeyi ve cinsel hevesleri bırakma olarak şümul ediyor ve doğrudan doğruya Allah ile kulu arasında.

Cemaatle kılmanın farz olduğu namazlar da düşünüldüğünde, kamuoyu bir kişinin namaz kılıp kılmadığını bilir. Ama oruç öyle mi?

Çünkü oruçta temel kaide insanın belirlenen süreler içerisinde yememesi ve içmemesidir. İnsan elbette oruç tuttuğunu bağıra çağıra söyleyecek değil, hattâ ibadetlerin gizli yapılanının daha makbul olduğunu düşünürsek söylememesi daha da iyi. Ama zaten ramazan ayında bir müminin oruçlu olması, içinde yaşadığı sosyal ve kültürel çevre tarafından karine olarak kabul edilir. Ramazanda yemiyorsa, kişi oruçlu sayılır. Ancak oruç tutmayan da cemiyet içerisinde yemeyip içmeyerek oruçlu gibi davranabilir. Onun için oruç ibadetinin ecri kul ile rabbi arasındadır ve hiçbir kıymet hükmü bunu ölçemez.

Her ibadette niyet önemli ama bu özelliği sebebiyle oruca niyetlenmek bizce daha önemli... Bu sebeple Anadolu insanının oruçluyken “Niyetliyim” demesi enfes bir buluş ve incelik...

Çünkü “Niyetliyim” dediğinizde oruç tutma iradesi taşıdığınızı açık ve net bir şekilde ifade etmiş oluyorsunuz. Buradaki niyet elbette, oruç tutmaya niyet etmek şeklinde sözle yapılan bir niyet değil, orucu tutmasan da cemiyete oruçlu olduğunu düşündürebilecekken, buna tevessül etmeyen ve ecrini de doğrudan doğruya Allah’a havale eden bir niyet…

Allah’ın Resulü, bir savaştan dönüşte “Şimdi küçük savaştan büyük savaşa gidiyoruz…” deyince sahabe soruyor. Cevaben, büyük savaşın insanın nefsiyle olan savaşı olduğunu söylüyorlar. Şüphesiz her ibadet nefse zor gelir ama oruç başka olmalı.

Dünyanın bütün arzu ve isteklerini belirli sürelerde terk etmeyi gerektiren oruç, bu özelliğiyle nefse en fazla giran gelen ibadetlerden olmalı. Nefsi terbiye için oruç tutmak büyüklerin tavsiyesi. Hattâ bekar erkeklere oruç tutmaları da bu sebeple tavsiye ve telkin edilmekte...

Meşhur hikâyeyi hatırlatalım, büyüklerden biri, kim bilir ne zamandır aç kalarak nefsiyle cenk halinde ki, sonunda nefsi bir köpek yalı görünce bedenini terk ederek bu yala ilişiyor. Bu zat kurtuldum nefsimden diye sevinirken bir nidaya muhatap oluyor "Müsaade et nefsin bedenine dönsün. Biz seni onunla seviyoruz!"

Oruç silâhşörünün elinde öyle bir silâh ki, dize gelmez denen nefsi bile böyle yola getiriyor. Şahıslar nazarında böyle bir etkisi olan orucun topyekûn cemiyete nasıl tesir edeceğini varın siz düşünün.

Yapılan araştırmalar Ramazan aylarında suç oranlarının azaldığını, insanların birbiriyle yardımlaşma duygusunun arttığını, cemiyetteki pek çok arızanın başka zamanlara göre daha az ortaya çıktığını göstermekte. Çünkü yemekten ve içmekten ve diğer arzulardan isteyerek vaz geçen, her şeyden vaz geçebilir…

Üç ayların girmesiyle başlayan, kandil geceleri ile devam eden, ramazanla zirveye çıkan ve hele son on gün içerisine saklanan Kadir gecesiyle tam bir kurtuluş yolu olan oruç, nihayetinde müminlere hem maddî hem de mânevî bir bayram hediye ediyor.

Ramazan ve oruç her haliyle Yaradan’ın bir rahmeti…

Hz. Yusuf, Mısır’daki kıtlıkta görevlendirilince civardan gelen ihtiyaç sahiplerine ambarlardan buğday dağıtırken oruç tutmaya başlıyor. Sebebini soranlara “Hallerini daha iyi anlayabilmek ve adaletli davranmak için” diyor…

Dilimize söz olmuş, “Tok açın halinden anlamaz!..” Demek ki, orucun bir de cemiyetin halini idrak etmeye yardım etmek gibi bir görevi var.

Sonuç olarak oruç, her yönüyle ve her haliyle bir taraftan ferdi tam kalbinden vurucu, ferde sınırlarını ve hadlerini bildirici bir ok iken; diğer taraftan da tüm cemiyete tesir eden, cemiyetin arızalarını giderici, fert ve cemiyet arasındaki ilişkiyi tesis eden bir ağ…

Ama her şey niyette... Aç susuz kalmaya değil oruç tutmaya niyet etmekte…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Serkan     24.04.2020
Yorum : Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel




Ekleyen : Serkan yakar    24.04.2020
Yorum : Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel




Ekleyen : Yasin orhan    27.05.2017
Yorum : Allah razı olsun abi gerçekten çok güzel bir yazı kaleme almışsın





 
Heybemden... - Sayı 123
Necip Fazıl’ı anlatmak... - Sayı 120
Ehl-i kubur ... - Sayı 118
Heybemden... - Sayı 118
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15147538
 Bugün : 469
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640291
 Bugün : 52
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim