Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3534 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikir kahramanına ihtiyaç
Dergi Editörü

  Sayı: 91 - Ocak / Mart 2017

“Türk fikir hayatında en büyük felâket, hem iman hem küfür cephesinde, dünyayı topyekûn nazar çerçevesi içine alabilecek bir (stratosfer)e yükselememek, nefs ve kâinat muhasebe ve murakabesine yanaşamamak yüzünden olmuştur. (…)

Bugün, Doğuya karşı Batı tasâllutunun binbir âletli hokkabazlığını, Hazret-i Musa’nın elindeki asâ nasıl ejderha olup sihirbazların ipten yılanlarını yuttuysa öylece iptal edecek fikrî bir keramet gücüne ihtiyaç vardır. Yani İmam-ı Gazâlî’nin derinliğine gücünü, genişliğine ve bütün yeryüzünün bütün meseleleri ve marifetleriyle karşılayıcı kudrette bir kahramana ihtiyaç…

Dâva bu kadar çetin, şerefi de o nispette büyük; ve ithal malı ezberleme ideolocya tekerlemelerinden o kadar uzak…” (Necip Fazıl, İdeolocya Örgüsü, Ocak Kızıştı!)

En büyük devletimiz henüz beylikken, fetih stratejisini batı istikametine yönelten Osman Gazi ve onun soyundan gelenler muhakkak ki aksiyoncu oldukları kadar hakka uygun, doğru fikir sahibiydiler. Bağlı oldukları imân, gönüllerindeki fetih aşkıyla buluşmuş ve büyük medeniyetimiz bu sağlam temeller üzerine inşa edilmişti. Nitekim o da büyük Türk hakanı Timur, Ankara Savaşı’nda genç devletimizi sarsmış ama sağlam temelleri sayesinde devletimiz ayakta kalmıştı.

Peygamber övgüsüne mazhar Fatih’in, hele hele Yavuz’un aksiyonu ise tamamen bağlı olunan ruh köküne mutabıktı ve her ikisi de stratejik deha örnekleriydi. İki büyük dehayı, büyük komutan, büyük lider kabulüyle tarih ilminin sınırları içine sıkıştırmak, fikirdeki kahramanlıklarına uzak kalmışlığımızın bugün bile farkında olmadan, onları anlayamamak ne acı…

Kanunî’den sonra dönem dönem aksiyon yanı ağır basan padişahlar geldiyse de fikrî yönden zayıf mizacımız gereği Fatih ve Yavuz misali bir liderimiz olmadı, olamadı. Bir orkestra ahenginde idare edilmesi gereken devlet, 2. Abdülhamid Han’a kadar aradığı şefi bulamadı. Ulu Hakan, tahta oturduğunda orkestranın hemen hemen bütün telli, nefesli sazları dağılmış, elde kalanlar ise farklı notalar basmaktaydı. Bütün şartların topyekûn bir yok oluşun bestesini çaldığı zamanında, Ulu Hakan, ruh köküne bağlılığı ve üstün fikir sayesinde devletini ayakta tuttu. Bu cümleyi, kendisinden çok değil on sene sonra devletinin yıkılması sebebiyle klişe ve tarafgirlik kabul edenler, eğer fikir namusu taşıyorlarsa kendisinden sonra kurulacak yeni devletin temellerini de onun attığını kabul etmek mecburiyetindedirler. Türk milletinin, halen içinden çıkan, geleceğe dair umut beslediği devlet adamlarını, Fatih’in, Yavuz’un yaptıkları ortadayken, onunla özdeşleştirmesinin bir izahı olmalı.

Son zamanlarda özellikle bizim mahallede, muhafazakâr camiada Abdülhamid Han’a dair bir şeyler söylemek moda haline geldi. Allah’ın helâl nimetlerinin her birinin ayrı bir özellik ihtiva etmesi ve her birinin vücuda fayda sağlaması gibi Ulu Hakan hakkında yazılan, söylenenler de mutlaka milletin hissettiği bir ihtiyaca cevap veriyor.

Kardelen olarak biz, Ulu Hakan’da “fikir kahramanına” olan ihtiyacımızın, devlet reisindeki yansımasını gördük. Onu böyle anladık ve bu şekilde anlatmaya gayret ettik.

Ulu Hakan’ın Bilecik ve çevresine gösterdiği yakın alâka, sayfalarımızda geniş yer buldu. Kuruluşun vuku bulduğu topraklara ve bu toprakların insanına ilgisinde nefsimize pay çıkarmak küçüklüğüne düşmeden, onun köklerine bağlılığını ve fikre verdiği değeri gördük. Ertuğrulgazi’nin, Şeyh Edebâli’nin, Dursun Fakih’in torunlarının da onun şahsında uğruna canlarını feda edecekleri devlet adamını gördüğü gibi…

“Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” diyen Üstad Necip Fazıl, onu en iyi anlayanlardandı. 

Üstad’a dair hatıra, yazı, çizi her türlü fikir verimine sayfalarımızın açık olduğunu belirtelim ve bir sonraki sayımızda da fikir kahramanımız Üstad’ı ele alacağımızı duyurarak sohbetimizi sonlandıralım. 

İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Su gibi aziz ol... - Sayı 127
Ben kazandım, biz kazanac... - Sayı 126
Annesi gül koklasa ağzı g... - Sayı 125
İddiamıza arşivimiz delil... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Su gibi aziz ol
Sağlık sisteminin şifresi
Gıda
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16748424
 Bugün : 831
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 729859
 Bugün : 69
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 725
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim