Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2129 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Doksan dokuzun bereketi ile
Site Editörü

  Sayı: 99 -

Dostoyevski, yeraltından “gerçek, hastalıktır” diye seslendiğinde “gerçek” ile mutlak bir şuuru mu kastediyordu acaba? Belki de “gerçek” kelimesini hakikat olarak çevirmek lazımdı. Ama ya hastalık… Hakikatin sınırlarına yaklaştığı yerden hakikat ona hastalık gibi mi gözüktü dersiniz?

Hastalık, ilgili varlığın normalde içinde olmaması gereken bir durumda olduğunu gösterir. Ateşimiz normal koşullarda otuz yedi derece olmalıdır, bunun altında veya üstünde olduğunda ise normalin dışına çıkmış oluruz, hastayızdır. Normal durumda belirli bir uzaklık ve yakınlıktaki varlıkları görebilmemiz, belirli bir frekans aralığını duymamız beklenir, bu sınırların dışındaysak yani normalin aksi bir durum varsa hastayızdır. Hatta normalden çok daha iyi görüp, duyuyorsak da bir gariplik vardır.

Dostoyevski, “mutlak şuur” veya “tam bir bilinç” için de aynı şeyi mi demek istedi acaba? Zaten cümlesinin devamında az bir bilinç normal bir insana yeter diyor. “Ye aşı, yat aşağı” sözünün Dostoyevskicesi...

Sayı konumuz olan Esmaü’l Hüsna üzerine biraz tefekkür edince (elbette bir Varlığın isimlerini düşünüyorsak o isimlerin işaret ettiği kendisini de düşünmemiz çok olağandır) O’nun “her şeyin mutlak olanı” olduğunu idrak etmenin kıyısında dolaştım durdum. Aklıma sürekli, her şeyin Mutlak olanı O ise Varlık’ın da mutlak olanı O değil midir, sorusu geldi.

Efendimiz’in izini takip edenler için bu mesele “hastalık” olmamış. “Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler”, demişler. “Muhammed’den göründü kendi bizzat” demişler, Efendimiz’i takip etmişler. Kendi varlıklarından geçmişler, hakikatin tek olduğunu söylemişler, “İster isen bulasın cananı sen/Gayre bakma sende iste sende bul” diye bu tekliğe işaret etmişler.

Bizim gibi nâkıslar için de tek yol Efendimiz’in izinden gidenlerin izinden gitmek olsa gerek. Allah istikamet üzere kılsın bizleri.

Kardelen istişare toplantımızda doksan dokuzuncu sayımız için “doksan dokuzuncu sayıdan hareketle konumuz Esmaü’l Hüsnâ olsun” teklifini ilk duyduğumda ben de dergi editörümüzün söylediği gibi “bu konuda ne söyleyebiliriz ki” diye geçirdim içimden. Editör ne söyler, röportaj yapmak istesen kiminle neyi konuşabilirsin, esmaların anlamını bilmek isteyen heryerden bulabilir, gibi düşünceler aklımda sıraya dizilmişti.

Ancak böyle olmadı. Bu konu verimli bir tefekkür alanı açtı bizlere… Güzel yazılar çıktı ortaya. Röportajımızı, alanında söz sahibi bir âlim olan Ebubekir Sifil Hocamızla yapmak nasip oldu. Hepsi, O’nun isimlerinin bereketi ile olsa gerek.

Allah güzeldir, güzeli sever. O güzelliğe lâyık olmak haddimiz değil ancak inşallah bir nebze olsun yaklaştığımız bir sayı olmuştur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Zor sınavımız mülteci mes... - Sayı 123
Tevhid yoksa huzur da yok... - Sayı 122
Anlam peşinde... - Sayı 121
Zor zamanların cesur sesi... - Sayı 120
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15147222
 Bugün : 153
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640256
 Bugün : 17
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim