Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1954 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Sahte diplomalı zanlılar
Ekrem Esad Atan

  Sayı: 100 -

Aslında her yanımızı saran, sayıları gittikçe artan, çok fark edilmese de son derece tehlikeli, çıkarları doğrultusunda basit görülen ama her türlü sahtekârlığı yapabilen, sahte diplomalı zanlılardan bahsedeceğim.

Bu insanlar kendilerinin hayat okulu denen bir okuldan mezun olduklarını söylerler. Kendilerini mezun ettikleri anda kendilerince her şeyi bilirler, her şeye yetkileri vardır ve tabiî ki her zaman doğru olanı yaparlar! Hata yapmazlar, hataları geçmişte yapmışlardır sonrasını biliyoruz zaten: mükemmel…

Ben hayatı çözdüm, öğrendim, insanları tanıyorum diyen çoğu insan, insanları zayıf noktalarından vuran, acımasız ve bencil insanlardır. Çünkü onlar hayatın çirkin işleyişini öğrenmiş ve profesyonel yalancı, dolandırıcı, sahtekâr veya ne derseniz deyin öyle olmuşlardır işte…

İşin ilginç yanı bu insanlar halk arasında çok sevilirler, çoğu insanın dertlerini dinleyip onlara fikir verirler.  Aslında fikir almayı bekleyen insanlara doğru olanı değil;  sahtekârlığı, dolandırıcılığı öğretirler. Dünyanın çekilmez bir yer haline geldiğini, insanlığın bittiğini söylerler. Her tarafın dolandırıcı dolduğundan bahsederler fakat farkında olmadan kendileri her gün onlarca dolandırıcı yetiştirirler, insanlığı tek tek öldürürler…

Bu insanlar pazara giderler 3 liralık domatese 50 kuruş teklif ederler, arabaları bozulur tamirciye götürür, ustanın 20 liralık işçiliğine 5 lira teklif ederler. Yarı fiyatını bile vermez. Bunun gibi nice tekliflerinde hiç utanmazlar, “Ben bu kadar veriyorum işine gelirse!” derler. Karşılarındaki ekmek parasına muhtaç insanlar; hâl böyle olunca ister istemez basar yalanı ve söylerler işte:  “abi bana gelişi 2 buçuk lira zaten”, “ abi benim domatesim organik domates“ vs… Artık o da başlamıştır dolandırmaya. Bizim hayat okulu mezunumuzun pazarlık anlayışındaki tutarsız bencillik karşısındakini de dolandırıcılığa iter. Artık o da 3 kuruşluk şeye 2 katı fiyatla açar ağzını. Yalan söylemek artık şart olmuştur ona. Çünkü biliyor artık istediği fiyatı dürüstlükle alamayacağını. Yavaş yavaş hayat okulundan derslerini alıyor, Allah’ın izni ile o da çabucak mezun olacak, sonra onları bu hâle getirenler her şeyin bozulduğundan bahsedecekler…

Bu sahte diplomalı zanlılar durumun farkında değillerdir, hattâ onlar ve çevresindekiler için bu durum bir başarı anlayışıdır. “Gördün mü Hakan abiyi nasıl da aldı 10 liralık malı 2 liraya...” gibi birçok cümleler kurulur. Fakat bilmeleri gerekir ki 10 liralık mala 2 lira teklif edilmez. Pazarlığın da bir adabı vardır. Gerçi 3 kuruşluk şeyler için yaptıkları bu acımasız pazarlıklar, binlerce liralık cep telefonu gibi şeyler aldıklarında dengelenir. Çünkü 1 lira bile indirim isteyemezler o dünyaca ünlü kocaman şirketlerden. Anlaşılması zor bir şekilde ona da verecek bir sözleri varıdır: “Elin gâvuru yapıyor abi”, “Pahalı ama hak ediyor şerefsizler” gibi…

Dolandırıcılık ve sahtekârlık sadece maddî boyutta değil elbet. Yok olan bütün güzel duygular gibi geride kalan naçizane güzellikler de ciddi saldırılar altında maalesef. Hani demiştim ya bizim diplomalı zanlılarımızdan fikir alırlar diye, o fikirler zehirler işte henüz mezun olamamış temiz duyguları ile yaşayan insanları. İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden araları açılmış insanlara: “Boş ver, sen bunları çekmek zorunda mısın?”, “Bırak ne hâli varsa görsün, kaybeden o olacaktır.” gibi sözleri ile nice asırlık çınarları kökünden söküp çıkartıverirler… Bir de danışanın üste çıkması için taktik vermeleri vardır, karşı tarafın özür dilemesi için engin bilgi ve tecrübelerini kullanırlar. Onlar için özür dilemek kaybedilmiş bir savaş demektir. Sonuç olarak insanları iki kelime konuşamaz hâle getirirler. Çünkü mezunlarımız zamanında çok çekmişler ve derslerini almışlardır. İnsan görünümünde sahtekâr insanlara çevirirler, yani sahte insanlar…

İnsanlar her anlamda kendi bulundukları yere gelinebilmesi için kendi yaşadıklarının yaşanması gerektiğine inanırlar. Belki de bu yüzden kendilerinin yaptıkları hataları bile başkalarına tavsiye ederler. Çünkü her insan kendine göre doğru ve başarılıdır. Bunun aksini söyleseler de buna inanırlar. Hiçbir insan yanlış olduğuna tam olarak inandığı bir şeyi yapmaz, yapamaz. Eğer yapıyorsa ona göre doğrudur. Bu yüzden de kavgalar da haklı taraf yoktur. İki taraf da kendine göre haklıdır, kendini haklı görüyor ki kavga ediyor. Normal bir insan haksız olduğunu bile bile bir insanla tartışır mı? Kendi yaptığı yanlışı, başkasına tavsiye eder mi?

Aslında diliyle yanlış olduğunu söylese de, o yaptığının doğru olduğuna inanıyor iç dünyasında. Bunun için de birçok gerekçesi vardır elbet…

Dünyada öyle bir adalet vardır ki; birçok insan adaletin olmadığını düşündüğü durumlarda bile, üzerinden uzun zaman geçtikten sonra olması gerekenin olduğunu fark eder. İnsanlar kendi elleri ile kendini mutsuzluğa iter ve suçu hep başkalarına veya başka şeylere atarlar. Kendini hayatta kalma hengâmesine kaptıranlar, basit olanı yapıp hayatı gerektiği gibi yaşayamazlar. Yaşamak: anın gereğini yapmak, içinde bulunduğu andan zevk almak ve en önemlisi inandığı şeylere uygun yaşamaktır aslında. Fakat bunu beceren insan çok azdır. Beynini kullandığını sandığı için olayları basit noktalardan çıkartıp işin içinden çıkılamayacak hâle getiriverirler… Sonrası hep şikâyet hep şikâyet işte… “Aman ben mi kurtaracağım dünyayı!” diyenler; sen kurtarmayacaksın, sen sadece yaşa, sadece yaşayabilmeyi becer. Dolandırma kendini ve insanları…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Rosetonun gizemi... - Sayı 103
Kaygılanacak ne var... - Sayı 101
Sahte diplomalı zanlılar... - Sayı 100
Bir oyun oynanır, oyalanı... - Sayı 96
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17496645
 Bugün : 433
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 834020
 Bugün : 38
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 359
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim