Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1553 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Rosetonun gizemi
Ekrem Esad Atan

  Sayı: 103 -

“Bu insanlar yaşlılıktan ölüyordu, o kadar”

Roseto, İtalya’nın güney doğusunda Apenin dağları eteklerinde ortaçağ köyleri tarzında bir kasabadır. Tarıma imkân vermeyen coğrafyasıyla okumaya yazma bilmeyen ve son derece yoksul halkın gidişatı içlerinden 11 kişilik bir grubun 1882 yılında Amerika’ya gitmesiyle değişmeye başladı.

Önce New York’un küçük İtalya’sı Mullberry caddesindeki bir işletmeye sığındılar. Sonra batıya giderek bir maden ocağında iş buldular. Ertesi yıl 15 Rosetolu daha İtalya’dan ayrılarak onlara katıldı. Yenidünyanın haberleri İtalya’daki Roseto’ya ulaştıkça Rosetolu gruplar ardı ardına çantalarını toplayarak onların yanına geldi. 1894 yılına kadar eski köylerinin bütün sokaklarını terk edilmiş halde bırakarak hep birlikte Amerika’ya yerleşmiş oldular.

Rosetolular kendi kurdukları yeni kasabalarını başlangıçta “New İtaly” olarak adlandırmış olsa da sonradan Roseto’ya çevirdiler. Kiliselerini kurarak başlattıkları canlanma sosyo-ekonomik gelişmelerle devam ederek İtalya’da terk edilmiş ölü Roseto Amerika’da hayat bulmuş oldu.

1950’li yılların sonlarında yazlarını Roseto’ya yakın bir çiftlikte geçiren Doktor Wolf oradaki bir meslektaşıyla sohbet ederken; Rosetoluların son derece sağlıklı insanlar olduğunu, 65 yaşın altında kalp hastalığına yakalanan birisiyle hiç karşılaşmadım sayılır dediğini duyunca hayretler içinde kaldı. Bu yıllarda Amerika’da kalp krizleri yaygındı. Kolesterol düşürücü ilâçlar ve kalp hastalıklarını engellemeyi hedefleyen sert önlemlerin ortaya çıkmasından yıllar önceydi. Kalp krizleri 65 yaş altı erkekler arasında önde gelen ölüm nedeniydi. Doktor Wolf bu durumu araştırmaya karar verdi ve şaşırtıcı sonuçlar aldı.

Roseto’da 65 yaşın altında kalp krizinden ölen ya da her hangi bir kalp hastalığı belirtisi gösteren hemen hiç kimse olmamıştı. Hattâ her tür nedene bağlı ölüm oranı beklenenin %30 ile 35 altındaydı.

Sonra bir sosyologdan yardım alarak çalışmalarını derinleştirdi ve daha da şaşırtıcı sonuçlar elde ettiler: “Roseto’ da hiç intihar yoktu, hiç alkolizm, ilâç ya da uyuşturucu bağımlılığı yoktu ve çok az suç vardı. Sosyal yardım alan hiç kimse yoktu. Sonra peptik ülserlere baktık. O da hiç kimsede yoktu. Bu insanlar yaşlılıktan ölüyordu. O kadar.”

Dr.Wolf’un ilk düşüncesi, Rosetoluların Eski Dünya’dan getirip devam ettikleri ve onları Amerikalılardan daha sağlıklı kılan kimi beslenme alışkanlıkları olabileceği şeklindeydi ancak böyle olmadığını çabucak fark etti. Diyetisyenlere Rosetoluların tipik beslenme alışkanlıklarını analiz ettirdiğinde kalorilerini %41 gibi okkalı yağlardan aldıkları ortaya çıktı. Burası insanların gün doğumunda yataktan kalkıp yoga yaptıkları ya da bisiklete atlayıp altı mil aktif pedal çevirdikleri bir kasaba değildi. Çoğu sigara içiyordu ve birçoğu şişmanlıktan muzdaripti.

Bulgular diyet ve egzersizle açıklanamıyorsa, genetikle açıklanabilir miydi? Roseto’lular İtalya’nın aynı bölgesinden gelen kenetlenmiş bir gruptu ve Wolf’un bir sonraki düşüncesi onların hastalıktan korunmalarını sağlayan güçlü kuvvetli bir soydan gelip gelmedikleri oldu. Bu nedenle Amerika’nın diğer bölgelerinde yaşayan akrabalarını inceledi ama onlar böyle değildi.

Bu kez coğrafyayı inceledi ama onlara komşu olan diğer kasabalardakilerin durumu da onlar gibi değildi. Roseto’nun sırrı, diyet, egzersiz, genler ya da coğrafî bölge şartlarında değildi ve Dr. Wolf işin sırrını bir türlü bulamıyordu.

Sır Roseto’nun kendisi olmalıydı. Bir gün kasaba çevresinde yürüyüş yaparlarken bu sırra erdiler.

Rosetoluların birbirlerini nasıl ziyaret ettiklerini, meselâ İtalyanca sohbet etmek için sokakta nasıl durduklarını ya da arka bahçelerinde birbirleri için nasıl yemek pişirdiklerini gördüler. Kasabanın sosyal yapısının altında yatan geniş aile klanları hakkında bilgi sahibi oldular. Kaç evde üç kuşağın bir arada yaşadığını ve büyük annelerle büyük babalara nasıl saygı duyulduğunu gördüler. Kiliselerindeki ayine gittiler ve kilisenin bütünleştirici ve sakinleştirici etkisini gördüler. Nüfusu 2 bin kişinin altında olan bir kasabada 22 sivil kuruluş tespit ettiler. Toplumun zenginleri kendi başarılarıyla gösteriş yapmaktan alıkoyan ve onları diğerlerinin başarısızlıklarını kapatmaya yardımcı olmaları için teşvik eden eşitlikçi hayat felsefesini keşfettiler.

Güney İtalya’nın Paesani kültürünü doğu Pennsylvania dağlarına nakleden Rosetolular kendilerini modern dünyanın baskılarından soyutlayan güçlü, koruyucu bir sosyal yapı oluşturmuştu. Rosetolular geldikleri yer nedeniyle dağlardaki küçücük kasabalarında kendileri için oluşturdukları dünya nedeniyle sağlıklıydı.

 “Roseto’ ya ilk kez gittiğim zamanı hatırlıyorum; üç kuşağın bir araya geldiği aile yemeklerini, bütün o fırınları, insanların sokaklarda gezindiklerini, verandalarında oturup birbirleriyle konuştuklarını, erkekler arduaz ocaklarında çalışırken kadınların da gün boyu çalıştığı giysi atölyelerini görebilirdiniz” diyor sosyolog Bruhn. “Büyüleyiciydi”

O zamana kadar yapılan sağlık çalışmaları hep birey odaklıydı ve hiç kimse sağlığı topluluk çerçevesinde düşünmüyordu. Oysa bireyin ötesine bakmak gerekiyordu.

İnsanın parçası olduğu kültürü, arkadaşlarının ve ailesinin kimler olduğu, aile kökenleri, kimlerle ve ne şekillerde yaşadığı kısaca derin kimliği onun sağlığını belirler.

(Malcolm Gladwell’in Outliers-Çizginin Dışındakiler kitabından alıntılarla düzenlenmiştir.)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Rosetonun gizemi... - Sayı 103
Kaygılanacak ne var... - Sayı 101
Sahte diplomalı zanlılar... - Sayı 100
Bir oyun oynanır, oyalanı... - Sayı 96
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17496648
 Bugün : 437
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 834020
 Bugün : 38
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 359
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim