Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3207 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Zincirli kaya
Dergi Editörü

  Sayı: 106 -

Kardelen’e can suyunu veren Bilecik ve civarında, içinde olağan dışı hadiseler barındıran, yaşanmış hayat hikâyeleri anlatılır. İçindeki fevkalâdeliklere rağmen kimse bu hikâyeleri yadırgamaz, can kulağı ile dinler, anlatılanlara kalpten inanır. “Yanmayan tahta kaşıklar” bunlardan sadece biridir. Bu hikâyeyi, dergimizin sahibi Ali Hocamdan daha önce dinlemiştim. Geçen sene iştirak ettiğimiz bir organizasyonda, Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yaşayan yazar Kurulay Yılmaz, “Flamingo Yolu-Yaşanmış Hikâyeler” kitabını hediye etti. O kitapta bu hikâyenin kâğıda döküldüğünü gördüm ve mutlu oldum. Zira kaleme alınan metin, artık hikâye olmaktan çıkmış, anlatanın büyük dedesinden nakledilen bir hatıra haline gelmişti. Buyurun okuyalım;

“Anlatan; Sabahattin Yavuz

Büyük dedem bilgisine müracaat edilen bir din adamıymış. Bulgaristan’da odaları varmış. Odaya kim olduklarını dahi bilmedikleri, gelen gidenler çok olurmuş. Herkese yemek verilirmiş. Kendisi sanatkârmış. Yemekte kullanılan tahta kaşıkları kendisi yapıyormuş. Her yemekten sonra da kaşıkları ateşe atıp yakıyormuş. Ancak kaşıklardan yanmayan bir kaşık olurmuş. Bu durum, yemek yiyenlerin içinde Hızır’ın (as) bulunduğuna yorumlanmış. Hızır’ın kullandığı kaşık yanmazmış. Bu şekilde 12 kaşık birikiyor. Türkiye’ye göç ederken bu kaşıklarla yine yemek yenen iki ahşap sofrayı da beraberinde getirmiş. Kaşıklar ve sofra Ayvalı Köyümüzdeki camiye konuluyor. Yakın zamana kadar duruyordu. Düğün dernek gibi özel günlerde kullanılıyordu. Büyüklerimizin anlatımı. Misafir geleceği zaman sofra sallanıp ses çıkarıyormuş. Önceden misafir geleceği anlaşılıyormuş. Ancak gençler bu sofrada içki içmişler. Bu özellik de kaybolmuş.” (Kurulay Yılmaz, Flamingo Yolu-Yaşanmış Hikâyeler, Haziran 2018)

İstiklâl harbi esnasında, Bilecik, üç defa Yunan tarafından yakılmış ve talan edilmiştir. Şeyh Edebâli Hazretlerinin türbesindeki yanmış ama kül olmamış ahşap direk hâlâ o günlerin izlerini taşır, tıpkı Ertuğrul Gazi ceddimizin türbesinin pencerelerindeki kurşun izleri gibi…

O günlerin izlerini taşıyan bir de Zincirli Kayamız vardır. Hemen türbe yolunun kenarında bütün haşmetiyle sizi karşılayan Zincirli Kaya, aslında adı üstünde bir yüce kaya, taştır. Ama o, Bilecikli için sadece bir kaya, taş değildir, hiç olmamıştır da. Bağlı olduğu daha doğrusu bağlı olması gerektiği ana kayalıktan gözle görülür mesafede ayrık, kopuk, tek başına bir karakter arz eden heybeti vardır. Ziyaretçiler türbe yolunda ilerlerken doğru bir açıyla bakarlarsa Zincirli Kaya’nın arkasındaki tepelikten ayrı ve bağımsız bir duruşu olduğunu rahatlıkla görürler. Bilecikli, bu kayanın, Yunan harbi esnasında gâvur askerlerinin üzerine kapaklandığını ve sonra yine eski yerine kalktığına inanır. İnanırız. Adını, memleket kurtulduktan sonra bir daha devrilmesin diye önüne çekilen zincirden alır.

Biz yaşadığımız coğrafyayı bildiğimiz için bunları anlattık. Yoksa Anadolunun her köşesinde bunlara benzer nice yaşanmış hikâye vardır. Bugün, bu hikâyeleri anlatan, dinleyen ve inananları hor ve hakir gören, yabanî ot misali anlayışlar türedi. Bunlara inananlar, eğitim seviyesi düşükse cahil, eli kalem tutuyorsa şirk koşan olarak itham ediliyor. Oysaki Bilecik’teki Şeyh Edebâli türbesinde, Küre’deki Dursun Fâkih türbesinde, Söğüt’teki Ertuğrul Gazi türbesinde, Bozüyük’teki Kumral Abdal ve İnhisar’daki Abdullah Mihal Gazi türbelerinde, ziyaretler esnasında, itikada aykırı en ufak bir anlayış, emare görmediğimi tarihe not düşmek için belirtmek zorundayım. Evim, arabam olsun, evde kalmış kızım koca bulsun diye bu türbelerin ziyaret edildiğine, Allah korusun orasına, burasına, ağacına, dalına en ufak bir bez, çaput bağlandığına bir kere bile şahit olmadım, olmadık.

Kardelen, bütün bunları bilerek, bir plan ve program çerçevesinde, tıpkı Abdülhamid Han, Üstad, Esma-ül Hüsna, Tasavvuf sayılarında olduğu gibi şimdi de Anadolu irfanını ele aldı. Millet olarak bizi ayakta tutan ve tutacak kodların adı geçen şahsiyetlerde ve kavramlarda saklı olduğuna inanan Kardelen’den selâmlar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Oluklar çift... - Sayı 128
Su gibi aziz ol... - Sayı 127
Ben kazandım, biz kazanac... - Sayı 126
Annesi gül koklasa ağzı g... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Yanlıştan geçmek yanlışa düşmeden


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17217036
 Bugün : 2000
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 780701
 Bugün : 469
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 390
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim