Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1318 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İnce İnsan
Site Editörü

  Sayı: 113 -

Bir şeylere yetişme dertleri ve bezginlikleri her hallerinden belli olan kişilere beklenmedik şekilde iltifat etmek üzere kurgulanan bir sosyal deney izlemiştim. Kayıt alan kişi sokakta karşılaştığı ve kâhir ekseri somurtan insanlara iltifatlar gönderiyordu, “bugün ne kadar şıksın”, “ne kadar güzelsiniz”, “elbisen ne kadar güzel” gibi iltifatları duyan somurtkanların mutlulukları ve olabildiğince büyük gülümsemeleri görülmeye değerdi.

İnsanlar kendilerine yapılan bu inceliğe fıtratları gereği kayıtsız kalamıyor, çok mutlu oluyorlardı.

İltifat, Lâtîf isminin tezahürlerinden biri. Böyle hareketlere “incelik” diyoruz. İncelik kıymetlidir. Çünkü az olur. Güzel bir espri yapıldığında, karşı taraf espriyi yakalamış, üstelik kıymetini de anlamışsa “ince!..” diye haykırabilir. İncelik o kadar etkilidir ki ruhu okşayabilir. Espri ile spirit (ruh) kelimelerin çok yakın akrabalığı buradan gelse gerek.

Mizahın bir türü olarak düşünebileceğimiz şakaya lâtife de denir. Lâtife hem incelik hem şaka anlamlarını taşır. Lâtîf esmasının anlamlarından biri her şeyi incelikleri ile bilendir. Mizahın “incesi” makbul olsa da çok farklı şekillerde yapılabilir, bazen şive ile, bazen kabalık ile, bazen aptal gibi davranarak da mizah yapılabilir. Bunların alıcısı da çok olabilir. Böyle mizaha gülünür mü diye küçümsemeyi doğru bulmam, öyle bir duygu içerisinde olursunuz kaba mizahtan da etkilenebilirsiniz. Önemli olan sonuç yani gülmek ve mutlu olmaktır. Ama bu gülme sadece zâhiri kalacaktır, en güzeli ruha tesir ederek sizi güldüren lâtifedir.

Her şeyin olduğu gibi gülmenin de bir ölçüsü var. Efendimiz bu konuda da en güzel örnek. Kaynaklar Efendimiz’in yaradılış olarak güleç yüzlü olduğunu söylüyor. Ekseri yüzünde tebessüm olurmuş Efendimiz’in. Özellikle sevdikleri kimselerle karşılaşınca tebessümlerinden yüzleri dolunay gibi parlarmış. Düşünsenize, Efendimiz’in görünce mutluluktan yüzünün ayın on dördü gibi olduğu biri olmak ne bahtiyarlık. Sevmek yukarıdan aşağıya olan bir olgudur. Büyük sevmeden küçüğün sevmesi mümkün değildir. Dervişlerin “Ya Rabbî, bizi uşşak-ı Resûl halkasına dâhil eyle” duası ne güzel duadır.

Diğer yandan Efendimiz’in kendinden geçercesine güldüğü hiç görülmemiş. Hep tebessüm şeklinde imiş gülüşleri. Bazen azı dişi gözükecek kadar tebessüm ederlermiş ancak bu gülüşünden ses işitilmezmiş.

Efendimiz’in çocuklara, eşlerine, çevresindekilere güzel şakalar yaptığını, iltifat ettiğini hadis kaynaklarından okuyoruz. Hatta bir hadiste Efendimiz kadar çocuklarla şakalaşan olmadığı yazılıdır. Aynı şekilde hanımlarına da… İltifat ve güzel şakanın insanları nasıl mutlu ettiği düşünülürse Efendimiz’in bu halinin ne kadar güzel sonuçlar verdiği ve ümmetine örnekliği çok daha iyi anlaşılır.

Efendimiz gülmenin olduğu gibi şakanın da ölçüsünü vermiştir, şaka yaparken hakikati söylemek gerektiğini vurgulamıştır.

İnsanı mutlu eden ve keyif veren sadece şaka veya iltifat değil, her türlü incelik olabilir. Örneğin birisi konuşurken tüm vücudu ile ona dönmek bir inceliktir. Karşısındakinin sözünü bitirmesini beklemek hatta “söyleyeceklerin tamam oldu mu” demek günümüzde neredeyse karşılaşılması imkânsız bir inceliktir. Hanımı ata kolayca binsin diye üstüne basması için dizini yere koymak (günümüzde araba kapısı açmak gibi), hanımına muhabbetini izhar etmek için suyu içerken onun dudağının değdiği yerden su içmek bir inceliktir. Bu inceliklerin sahibine (s.a.v) selâm olsun.

Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetler de insanları bu inceliklere yönlendiriyor: "Yürüyüşünde mûtedil ol! Sesini alçalt! Unutma ki, seslerin en çirkini merkep sesidir.” (Lokmân, 19) "…İnsanlara güzel söz söyleyiniz.” (el-Bakara, 83) "Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler." (el-İsrâ, 53)

Kur’ân-ı Kerîm’de anlatılan kıssalarda sesleniş biçimleri dikkat çekicidir. Örneğin Yusuf suresinde baba oğul arasındaki seslenmelerde “baba” ya da “oğlum” denmez. “Ya büneyye” yani oğulcuğum, “ya ebeti” yani babacığım denir. Bunlar da önemli inceliklerdir. Hatta bazı büyükler Kur’ân-ı Kerîm’deki bu yaklaşımdan dolayı ailemize anne, baba, oğlum diye hitap etmek yerine anneciğim, babacığım diye seslenmenin farz olduğunu söylemişlerdir.

İnsanı keyiflendiren, mutlu eden her helal davranış iyidir. Dinimizin tebessüm etmeyi sadaka gibi değerlendirmesini iyi anlamalıyız. Tebessüm ettirmek sadece bir ihtiyacını gidermekle olmaz, bazen iltifatla da yapılır, bazen mizahla, bazen sadece içten bir selâmla. Mizahın da, iltifatın da incesi makbuldür. İnsanın incesinin makbul olduğu gibi. Çünkü insan her inceliği bilen El-Lâtîf’in kuludur.

Bir büyüğümüz şöyle demişti: “Müslümanlık ince insanlıktır”. Bu inceliğe, başta somurtkan nefsim olmak üzere, çok muhtacız. Allah eriştiriversin.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Site Editörü    20.09.2022
Yorum : Yusuf kardeşim, yorumun için teşekkürler, şiirini kardelen@kardelendergisi.com veya yavuz.sert@yahoo.com eposta adreslerine iletebilirsin, çok memnun oluruz.




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    06.09.2022
Yorum : Makalenin sonunda işaret buyurduğunuz ifade, Tuğrul Efendi Hz. ne aittir. Kendisi ile ilgili bir şiir kaleme almıştım. Arzu ederseniz, gök kubbede hoş bir seda bırakıp Alem-i Cemal'e intikal eden bu gönül sultanının anısına, derginizde yer alması için size iletebilirim...




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    23.08.2022
Yorum : Sadra şifa olacak türden bir yazı kaleme almışsınız. Allah sizden razı olsun. Cenab-ı Hakk bizleri belirttiğiniz inceliklerden en güzel şekilde istifade etmeyi nasip buyursun. Selametle...




Ekleyen :     09.08.2022
Yorum : A m i n .





 
Takvadan bekâya helâl eko... - Sayı 128
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Yanlıştan geçmek yanlışa düşmeden


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17216990
 Bugün : 1954
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 780690
 Bugün : 458
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 390
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim