Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1002 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İnce İnsan
Site Editörü

  Sayı: 113 -

Bir şeylere yetişme dertleri ve bezginlikleri her hallerinden belli olan kişilere beklenmedik şekilde iltifat etmek üzere kurgulanan bir sosyal deney izlemiştim. Kayıt alan kişi sokakta karşılaştığı ve kâhir ekseri somurtan insanlara iltifatlar gönderiyordu, “bugün ne kadar şıksın”, “ne kadar güzelsiniz”, “elbisen ne kadar güzel” gibi iltifatları duyan somurtkanların mutlulukları ve olabildiğince büyük gülümsemeleri görülmeye değerdi.

İnsanlar kendilerine yapılan bu inceliğe fıtratları gereği kayıtsız kalamıyor, çok mutlu oluyorlardı.

İltifat, Lâtîf isminin tezahürlerinden biri. Böyle hareketlere “incelik” diyoruz. İncelik kıymetlidir. Çünkü az olur. Güzel bir espri yapıldığında, karşı taraf espriyi yakalamış, üstelik kıymetini de anlamışsa “ince!..” diye haykırabilir. İncelik o kadar etkilidir ki ruhu okşayabilir. Espri ile spirit (ruh) kelimelerin çok yakın akrabalığı buradan gelse gerek.

Mizahın bir türü olarak düşünebileceğimiz şakaya lâtife de denir. Lâtife hem incelik hem şaka anlamlarını taşır. Lâtîf esmasının anlamlarından biri her şeyi incelikleri ile bilendir. Mizahın “incesi” makbul olsa da çok farklı şekillerde yapılabilir, bazen şive ile, bazen kabalık ile, bazen aptal gibi davranarak da mizah yapılabilir. Bunların alıcısı da çok olabilir. Böyle mizaha gülünür mü diye küçümsemeyi doğru bulmam, öyle bir duygu içerisinde olursunuz kaba mizahtan da etkilenebilirsiniz. Önemli olan sonuç yani gülmek ve mutlu olmaktır. Ama bu gülme sadece zâhiri kalacaktır, en güzeli ruha tesir ederek sizi güldüren lâtifedir.

Her şeyin olduğu gibi gülmenin de bir ölçüsü var. Efendimiz bu konuda da en güzel örnek. Kaynaklar Efendimiz’in yaradılış olarak güleç yüzlü olduğunu söylüyor. Ekseri yüzünde tebessüm olurmuş Efendimiz’in. Özellikle sevdikleri kimselerle karşılaşınca tebessümlerinden yüzleri dolunay gibi parlarmış. Düşünsenize, Efendimiz’in görünce mutluluktan yüzünün ayın on dördü gibi olduğu biri olmak ne bahtiyarlık. Sevmek yukarıdan aşağıya olan bir olgudur. Büyük sevmeden küçüğün sevmesi mümkün değildir. Dervişlerin “Ya Rabbî, bizi uşşak-ı Resûl halkasına dâhil eyle” duası ne güzel duadır.

Diğer yandan Efendimiz’in kendinden geçercesine güldüğü hiç görülmemiş. Hep tebessüm şeklinde imiş gülüşleri. Bazen azı dişi gözükecek kadar tebessüm ederlermiş ancak bu gülüşünden ses işitilmezmiş.

Efendimiz’in çocuklara, eşlerine, çevresindekilere güzel şakalar yaptığını, iltifat ettiğini hadis kaynaklarından okuyoruz. Hatta bir hadiste Efendimiz kadar çocuklarla şakalaşan olmadığı yazılıdır. Aynı şekilde hanımlarına da… İltifat ve güzel şakanın insanları nasıl mutlu ettiği düşünülürse Efendimiz’in bu halinin ne kadar güzel sonuçlar verdiği ve ümmetine örnekliği çok daha iyi anlaşılır.

Efendimiz gülmenin olduğu gibi şakanın da ölçüsünü vermiştir, şaka yaparken hakikati söylemek gerektiğini vurgulamıştır.

İnsanı mutlu eden ve keyif veren sadece şaka veya iltifat değil, her türlü incelik olabilir. Örneğin birisi konuşurken tüm vücudu ile ona dönmek bir inceliktir. Karşısındakinin sözünü bitirmesini beklemek hatta “söyleyeceklerin tamam oldu mu” demek günümüzde neredeyse karşılaşılması imkânsız bir inceliktir. Hanımı ata kolayca binsin diye üstüne basması için dizini yere koymak (günümüzde araba kapısı açmak gibi), hanımına muhabbetini izhar etmek için suyu içerken onun dudağının değdiği yerden su içmek bir inceliktir. Bu inceliklerin sahibine (s.a.v) selâm olsun.

Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetler de insanları bu inceliklere yönlendiriyor: "Yürüyüşünde mûtedil ol! Sesini alçalt! Unutma ki, seslerin en çirkini merkep sesidir.” (Lokmân, 19) "…İnsanlara güzel söz söyleyiniz.” (el-Bakara, 83) "Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler." (el-İsrâ, 53)

Kur’ân-ı Kerîm’de anlatılan kıssalarda sesleniş biçimleri dikkat çekicidir. Örneğin Yusuf suresinde baba oğul arasındaki seslenmelerde “baba” ya da “oğlum” denmez. “Ya büneyye” yani oğulcuğum, “ya ebeti” yani babacığım denir. Bunlar da önemli inceliklerdir. Hatta bazı büyükler Kur’ân-ı Kerîm’deki bu yaklaşımdan dolayı ailemize anne, baba, oğlum diye hitap etmek yerine anneciğim, babacığım diye seslenmenin farz olduğunu söylemişlerdir.

İnsanı keyiflendiren, mutlu eden her helal davranış iyidir. Dinimizin tebessüm etmeyi sadaka gibi değerlendirmesini iyi anlamalıyız. Tebessüm ettirmek sadece bir ihtiyacını gidermekle olmaz, bazen iltifatla da yapılır, bazen mizahla, bazen sadece içten bir selâmla. Mizahın da, iltifatın da incesi makbuldür. İnsanın incesinin makbul olduğu gibi. Çünkü insan her inceliği bilen El-Lâtîf’in kuludur.

Bir büyüğümüz şöyle demişti: “Müslümanlık ince insanlıktır”. Bu inceliğe, başta somurtkan nefsim olmak üzere, çok muhtacız. Allah eriştiriversin.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Site Editörü    20.09.2022
Yorum : Yusuf kardeşim, yorumun için teşekkürler, şiirini kardelen@kardelendergisi.com veya yavuz.sert@yahoo.com eposta adreslerine iletebilirsin, çok memnun oluruz.




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    06.09.2022
Yorum : Makalenin sonunda işaret buyurduğunuz ifade, Tuğrul Efendi Hz. ne aittir. Kendisi ile ilgili bir şiir kaleme almıştım. Arzu ederseniz, gök kubbede hoş bir seda bırakıp Alem-i Cemal'e intikal eden bu gönül sultanının anısına, derginizde yer alması için size iletebilirim...




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    23.08.2022
Yorum : Sadra şifa olacak türden bir yazı kaleme almışsınız. Allah sizden razı olsun. Cenab-ı Hakk bizleri belirttiğiniz inceliklerden en güzel şekilde istifade etmeyi nasip buyursun. Selametle...




Ekleyen :     09.08.2022
Yorum : A m i n .





 
Zor sınavımız mülteci mes... - Sayı 123
Tevhid yoksa huzur da yok... - Sayı 122
Anlam peşinde... - Sayı 121
Zor zamanların cesur sesi... - Sayı 120
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15147435
 Bugün : 366
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640281
 Bugün : 42
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim