|
Dünya ehlinin hali Zaimoğlu Sayı:
128 -
 İhya-ül-ulüm;
İmam-ı Gazalî:
Hazreti İsa bir yola çıkmak üzere… Bir kimse yanına yaklaştı:
−Ey Allahın Resulü, beni de yanında yolculuğa kabul eder misin?
−Ederim.
Beraber yola çıktılar. Yanlarında üç parça ekmekleri vardı. Bir su kenarına oturdular ve ekmeklerin ikisini yediler. İsa Peygamber biraz uzaklaştı. Dönünce ne görsün? Ekmeklerden kalan son parça ortada yok. Sordu: “Ekmeğimi kim aldı?” Yanına aldığı adam haberi olmadığını söyledi. Yola devam ettiler.
Dağda bir ceylân yavrusu… İsa Peygamber ceylânı çağırdı, o da adı söylenen bir insan gibi geldi. Ceylânı kesip, kızartılar ve yediler. Yemeleri bitince İsa Peygamber ceylânın kemiklerine hitap etti:
−Ey ceylân! Allahın izniyle diril ve kalk!
Ceylân dirilip kalktı ve dağın yolunu tuttu. İsa Peygamber yol arkadaşına sordu: “BENDEN BU MUCİZEYİ GÖRDÜKTEN SONRA DOĞRUYU SÖYLE! EKMEĞİMİ KİM ALDI?”
−Ben almadım. Ben almadım!
Yine yollarına devam ettiler. Bir çöle vardılar. İsa Peygamber çömelip yere üç küme toprak yığdı ve dua etti: “ALLAHIM, BU TOPRAKLARI ALTIN ET!” Üç küme toprak üç küme altın oldu. İsa Peygamber hayretle kendisine bakan adama döndü: “BU KÜMELERDEN BİRİ BENİM, BİRİ SENİN, BİRİ DE EKMEĞİMİ ALAN İNSANIN.”
−Ekmeği ben aldım, itiraf ediyorum!
−Öyleyse altınların üçü de senin olsun!
Dedi İsa Peygamber ve adamı oracıkta bırakıp uzaklaştı. Adam, deli gibi altınların yanına oturmuş, onları karıştırırken iki adam çıkageldi.
−Vay, bunlar altın mı?
−Galiba altın?
−Senin mi?
−Benim!
−Olmaz! Biz de payımızı isteriz.
Adam baktı ki, bunlarla başa çıkmak kabil değil, altınların üçü arasında bölüşülmesine razı oldu. Oturup altınları nasıl götüreceklerini düşünmeye başladılar. İçlerinden birisi:
−Canım, dedi kolay, şimdi birimiz şu görünürdeki köye kadar uzansın da bize birer parça yiyecek getirsin.. Karnımızı doyurduktan sonra altınları paylaşır ve gideriz.
Köye giden yolda kurdu: “Şimdi ben alacağım ekmeklere zehir katar ve bunları öldürürüm. Altınlar bana kalır.”
Bekleyenler de şöyle karar verdiler: “Adam gelince onu öldürür ve altınları ikimiz paylaşırız!”
Adam ekmekler elinde geriye dönünce hemen üzerine çullanıp adamı öldürdüler. Ölüsünü de gömmeden ekmekleri yemeye başladılar. Zehirli ekmekler hemen tesirini gösterdi. Öbür ikisi de biraz sonra altınların yanına uzanıp can verdiler. Altınlar üç ölü arasında sahipsiz kaldı.
Biraz sonra İsa Peygamber, yanında birkaç havarisi oradan geçerken manzarayı gördü ve yakınlarına hitap etti:
−İŞTE DÜNYA EHLİNİN HALİ BUNDAN İBARETTİR!
(Ahmet SEMİZ; Büyük Doğu, 6/10/1965,Çarşamba, 12. Devre sayı 3, s. 5)
|