Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3598 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tanry Kulundan Dinlediklerim 2
Ahmet Behik

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

54. sayımızda Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Tanrıkulu ile tanışmalarını izah etmeye çalışmıştık. Tabiî bu izah dilimizin, kalemimizin yettiği ölçüyü aşamadı. Ümid ederim ki bir nebze bir şeyleri izah edebilmişimdir.

Burada sözü yine Üstada bırakıyoruz:

Tanrı kulu bana dedi ki:

Beni, hangi mevzuda olursa olsun, hemen görebilmen için tek çare, sadece düşünmendir. Meşhur masalda, parmağındaki yüzüğü ovar ovmaz "dile benden ne dilersen!" diye karşına çıkan bir zenci köle gibi, elini hangi fikrin madenine değdirecek olursan önünde beni bulursun.

Müthiş bir emir: Kendini bana raptet! Bu rabıta bundan sonra seni bırakmayacağımızın ifadesidir. Sen de kendini koparma! Ve tanrı kulu devamla:

Sen şairmişsin; şair, muharrir, filân, falan. Yani kelimeleri düzenleyip başkasına okutmak ve dinletmek davasında bir adam. Eyvah; öyleyse insanların en davalısına çattım demektir. Ama ziyanı yok; bizim mezhebimizde, her şeyi bıraktıktan sonra, bırakmayı da bırakmak bulunduğu için, esası davasızlık olan mezhebimizi, davasızlık davasına da düşmemek için, seninle her davada karşılaşmaya razı edebilirim. Zaten birbirimize karşı ahdimiz, seninle bu dünyanın davalarını çözmeye çalışmak değil miydi?

Tanrı kulu diyor ki:Bütün davalarından vazgeç! Bundan böyle bizim koyduğumuz kurallara göre oynayacaksın! Ve devamla:

Aman oğlum, dikkat kesil, dikkat!!! Sana çok kolay görünüyor ama, en zor iş üzerindeyiz; yahut sana çok zor görünüyor ama, en kolay iş üzerinde. Sen yalnız dikkat kesil...

Geçenlerde senin bir yazını okudum. Lisanı kâinatın bir plânı gibi bir şey farz ediyorsun. Bu farzında sana hak verebilirim. İşte kâinatın kendi mekânında, kendi kendisine nazaran muamelesi, onun, gizli bir manto içinde nasıl sımsıkı kavranmış olduğunu akıl ve hesapla isbata yetiyor. Bize, kendi başına ve her defa ayrı ayrı mevcut gibi görünen her şey, aslî, esaslı ve tek bir mevcut önünde ya bütün varlığından soyunuyor; o zaman korkunç bir yokluk uçurumuna düşüyoruz; yahut mutlak sonsuz varlığın her mevcudu kahredici büyük tecellisine kavuşuyor; o zaman da prensiplerin, sistemlerin, neşelerin ve aşkların en üstüne erişiyoruz. Ben sana "başını kes ve arkamdan gel" dememiş miydim? Zira mevcutların ötesine geçmek ve hürriyetlerin üstüne çıkmak için tek çare, hudutsuzlukla aramızdaki biricik geçit olan ruhun yoluna girmek."İman tam olduğu zaman ispat yoktur"un sırrı da burada...

Tanrıkulu ona iman etmesini, bunun neticesini olarak, başını kesmesini, yani aklı bırakıp göstereceği yolda yol almak gerektiğini anlatıyor. Burada O zatın bir sözünü yazmadan geçemeyeceğiz: "İmanı varsa nesi yok, imanı yoksa nesi var." İşte hayatımızda duyabileceğimiz en büyük söz. Bu söz bize yaradılış gayemizi bildiriyor. İman ve teslimiyet... Bunun neticesinde Üstad haykırıyor:

Allahım! Seni istiyoruz!..

Tanrı kulu inanmayı tarif ediyor:

Batmayacağına inanarak, dedi, suya bas, yürür gidersin. İmkânsız olan belki buna inanmandır; su üstünde yürüyebilmen değil. inanmaktan açayım, inanmaktan...

İnanmak insanoğluna vaat edilen bütün mucizelerin anahtarı... İnanmaya memuruz. Ne kadar kuvvetimiz varsa inanmaktan alıyoruz. Neye inanmıyorsan, sen o şeyde, kanatları kesilmiş bir kuşsun; uç bakalım, uçabilirsen... Eşya ve hadiselerin varlığı, kendisini, kendi zatî varlık hey'etinden evvel, bizim inanmamıza borçlu. İnandığımız her şey var inanmadığımız hiçbir şey yok.

Ruhumuzda kıl kadar ince geçit: İnanmak... Bu âlemde insandan başka her unsur, tam ve mutlak bir inanma uykusunun içinde. Cemat, nebat ve hayvan, memur oldukları işlerin tam ve mutlak imanına bürülü. Halbuki inanmak, büyük ve sonsuz iman, imanın ta kendisi, ruhu ve cevheri insana mahsus. İnsan inanacaktır; ve bütün insanları peşi sıra götürecek.

İnsan hep inandığı şeyleri yapmış. Toprağın vereceğine inanmış ekmiş. Sadece inanmış. Eline geçen her şeyde inanmanın payı olmuş.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : yavuz selim    16.03.2009
Yorum : canımız, imanı anlatan Tanrıkuluna feda olsun.. onu anlattıran ve bize aktaranların yoluna da...




Ekleyen : emreT.    15.10.2008
Yorum : Rabbim beni ,sevdiklerimi inşaallah TANRIKULU,Üstad ve sizinle haşreyler.





 
MUSTARYP ve MUZDARYP...... - Sayı 63
RAMAZAN ve MEDYA... - Sayı 63
Tanry Kulundan Dinledikle... - Sayı 61
Kimli?ini Arayan Meryem... - Sayı 60
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Su gibi aziz ol
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16918127
 Bugün : 2758
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 747557
 Bugün : 98
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 868
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim