Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4678 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikrin De?eri
Dergi Editörü

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

Oruçlu olarak geçirdiğimiz uzun ve sıcak yaz günlerini geride bıraktık. Önümüzde gidecekler için hayatlarının dönüm noktası hac, kalacaklar için teslimiyetin ifadesi kurban mevsimi sonbahar var...

Kardelen, inananlar için bu iki zirve nokta; ramazan ve hac mevsimi arasında Türk'ün ve İslâm âleminin ahvalini sorgulayan bir sayıyla karşınıza geldi.

Madem ki mensubu olduğumuz milletimizin ve tarih boyunca milletimizle beraber anılan İslâm coğrafyasının muhasebesini yapacağız o zaman işe kendimizden, ailemizden, beldemizden başlamak sonunda ulaşılacak genel kanaat için doğru bir yol olur. Hazır ramazan gibi şahıstan cemiyete topyekûn bu muhasebeyi istesek de istemesek de yapmaya mecbur kaldığımız bir zaman dilimini de geride bırakmış ve hafızalarımızda ramazanın izleri de tazeyken tespitlerimizi zorlanmadan yapabiliriz.

Ramazan'ın bariz vasfı, diğer zamanlardan onu ayıran farkı; öne çıkan kendine has başka ibadet türleri de olmasına rağmen oruç... İnananı için günün belli saatlerinde yemeden içmeden ve yasaklanan belli şeylerden vazgeçme fiili... Dışa bakan yüzüyle tutulduğu değil ancak tutulmadığı anlaşılabilecek içe dönük bir ibadet.

İşte bu dışa bakan yüzüyle ilk tespitimizi yapabiliriz; orta yaşa doğru yol aldığımız ömrümüzün geride kalanları ile kıyasladığımızda yaşadığımız beldede en az hissedilen ramazan ayını idrak ettik. Uzun ve sıcak yaz günleri, sigaraya getirilen kapalı yerlerde içilme yasağı, toplum baskısının hafiflemesi, hoşgörü eksikliği ne derseniz deyin bu seferki kadar amiyane tabirle orucun açıktan yenildiği bir ramazan ayı daha hatırlamıyorum. Ramazan içinde ayrı öneme sahip Kadir Gecesi'nin günü ve büyüklerimizden kurdun, kuşun bile oruçlu geçirdiğini öğrendiğimiz arefe günü de bu tespitimize dâhil... Bir zamanların kapalı kapılar ardında, mahcup bir edayla oruç yiyenlerini mumla arıyoruz artık. Tutmayana hesap sormak haddimiz değil ama birlikte yaşadığımız insanlardan çok da zor olmayan incelik ve saygıyı beklemek de hakkımız...

Kendi zaviyemizden bakıldığında elle tutulur, gözle görülür delillere dayandığından objektif olduğuna inandığımız bu tespitimizden sonra sübjektif olanlara geçebiliriz.

Her ramazanı ticarî meta görüp ondan en fazla faydayı temin etmek için harekete geçen samimiyeti şüpheli bir kısım yazılı medya değerlendirmemiz dışında. Buna rağmen televizyonlarda ramazan için hazırlanan sahur ve iftar programlarını değerlendirmemek haksızlık olur. Yakın geçmişte mide bulandıran türlü densizliklerin tam da ramazan ayında gündeme getirildiği hâlâ hafızalarımızda. Ramazanı ünlü sanatçıların ezan, ilahî okumalarından, eğlenceden ibaret bilen, böyle lânse eden programlar ile bugün hazırlananlar kıyas bile kabul etmez. Neredeyse tamamı meselesine vâkıf, ehil konukları, ufuk açan bölümleri ve şöhret sevdası peşinde koşmayan, samimî sunucuları ile ramazanın huzur veren atmosferine fazlasıyla katkı sağladılar. Böyle olunca da programlar izlendi, izlemeyenlere tavsiye edildi, etrafımızda da şahit olduğumuz sohbetlere konu oldu.

Bu tespitimizle doğru orantılı olarak ramazanı kısa insan ömründe ele geçen sınırlı sayıda fırsatlardan biri olarak görenler bu ayı daha içe dönük, daha derinden, aslına daha uygun idrak etmeye başladılar. Yukarıdaki ilk tespitimizle bu görüşümüz çelişse de bunda da ayrı bir hikmet olduğunu zannettiğimizi söyleyerek bu bahsi kapatıyoruz.

*

Bu satırlardan sıkça dile getirmiş olsak da okul duvar gazetesi olarak başladığımız derginin bugün 62. sayıya ulaşmasındaki mutluluğu sizlerle paylaşmak istememizi takdir edersiniz. Okul duvar gazetesinin dergiye dönüşmesi, yayın hayatına 19 yıldır devam etmesi, bir site sahibi olması kolay şeyler değil. Dergimizi internetten takip eden okuyucularımıza daha fazla düşünen adama ulaşabilmek için yazıları sitemizde de yayınladığımızı hatırlatmak isteriz. Her şeyin bir değeri olsa bile fikre değer biçilemeyeceğinin farkında olarak derginin basılı halinin satın alınmasının, abone olunmasının en azından örnek bir sayı talep edilmesinin gerekliliğini takdirlerinize sunuyoruz.

Daha önce de söylemiş olmamıza rağmen tekrarlamakta fayda gördüğümüz bir husus da gönderilen eserlerin derginin yayın periyoduna uygun olmaması. Kardelen üç ayda bir yayınlanıyor. Yayın tarihlerimiz de dergimizde ve sitemizde önceden ilân ediliyor. Eser göndereceklerin bu tarihlere dikkat etmelerini önemle rica ediyoruz.

İyi okumalar dileğiyle selâmlar...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Bekliyoruz... - Sayı 129
Oluklar çift... - Sayı 128
Su gibi aziz ol... - Sayı 127
Ben kazandım, biz kazanac... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz
Ümitle


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17671977
 Bugün : 152
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 875342
 Bugün : 64
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 798
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim