Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3959 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hiç bir şey ESKİSİ GİBİ olmayacak
Mustafa Kınıkoğlu

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2010

Binlerce yıldır devam etmekte olan insanlık tarihi, son birkaç asır içinde çok keskin kırılmalar, değişiklikler yaşadı.  Sanayi devrimi, büyük imparatorlukların yıkılması, milliyetçiliğin ön plâna çıkması, teknolojik gelişmeler, bilek gücünün yerini aklın alması vs...

Bir Allah dostunun, Maide suresinin 54. ayetinde belirtilen topluluklardan biri olarak gördüğü, yıllar boyunca İslâm'ın bayraktarlığını yapmış Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye de bu değişmelerden payını almıştı.

En büyük etki tabiî ki milliyetçilik akımları ile birlikte farklı milletlerden olanların başlattıkları organize isyanlar ve devletin birçok noktadan zayıflatılması ve sonunda... Yıkılması diyemiyorum, çünkü genç Türkiye Cumhuriyet'i gökten zembille inmedi, Osmanlı'nın yaralı çınarından filizlendi.

87 yıllık Cumhuriyet'in, yüz küsur yaşını kutlayan kurumlarının sayısı az değildir.  Yeni kurulan devletin Osmanlı'dan kalan borçları ödemesi de bu fikri pekiştiren ayrı bir örnektir.

Dünyada son bir iki asırda yaşananlar gibi, genç cumhuriyetimizde de son bir kaç yıl içinde büyük değişimler yaşandı. Sebepler bakımından ne sanayi devrimine, ne milliyetçiğin artmasına benziyor ama sonuçlarına baktığımızda en az onlar kadar önemli sonuçlar doğuracak gibi ülkemiz açısından...

Neler olduğuna kısaca bakarsak: İlk olarak darbe günlükleri gündeme gelmişti. Nokta dergisi tarafından gündeme getirilen darbe günlükleri haberi sonrasında, Nokta, sermayedarı tarafından kapatıldı. Şimdilerde Taraf gazetesinin cesaretine ve devamlılığına bakınca, kısa sürede değişen güç dengesini çok açık görebiliyoruz. (Askerliğim sırasında, darbe günlüklerini yazdığı iddia edilen emekli komutanın makamının bulunduğu binada subay olarak nöbet tutardım. O sırada o günlükler yazılıyor muydu acaba?)

Nokta'nın kapatılması ile yine her şey eskisi gibi olacak derken malûm dava başladı. Deliller, tutuklamalar, gizli tanıklar... Bir anda ortalık toz duman oldu.

Davanın uzaması, eleştiriler, tutukluluk süreleri, hastalıklar gibi konular yüzünden davanın ciddiyeti düşürülmeye çalışılsa da, ıslak imza ve balyoz plânı ile ilgili gelişmeler artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösterdi herkese.

Artık muhalefet bile, her ne kadar siyasî bir yaklaşım olsa da, 80 ihtilâlinin müsebbiplerinin yargılanması gerektiğini söylüyor.

Bir yandan askerî açıdan normalleşme sürerken, diğer tarafta hükümetin güneydoğu sorunu ile ilgili çözüm çabaları gündeme geldi: “Açılım”.

İki konu keskin çizgilerle birbirinden ayrılmıyor, hattâ dava dosyalarındaki iddialara bakılırsa kesiştikleri çok yer var.

Güneydoğu sorununun memleketimize maddî manevî ne kadar zarar verdiğini tekrar belirtmeye gerek yok.. Bu nedenle bu “açılımdan” ümitliyim, ümitli olmak istiyorum. Yıllardır sonu gelmez biçimde yapılan mücadele ile -belki de bilinçli olarak- bir yerlere varılamıyor. O yüzden bu niyeti önemsiyorum. Siyasetin bu düşüncemle ilgisi yok, Allah bilir, iktidarda CHP olsa (olmaz ya) o bu şekilde samimî bir gayrete girse, onları da desteklerdim.

Bu konu gerçekten çok hassas... Hayatların söz konusu olduğu bir yerde, üçüncü kişilerin söz söylemesi hiç kolay değil. Acılı bir annenin gözlerindeki bir bakış sizi allak bullak etmeye yeter, ama bu tür sorunlar duygusallıkla çözülemiyor.

Osmanlı'nın nüfusunun yüz milyonu aştığı zamanlarda bu nüfusun yaklaşık yüzde onunun Türk olduğunu duyduğumda şaşırmıştım. Herkes huzur içinde yaşıyordu, Osmanlı'nın çıktığı topraklarda şimdi onlarca devlet var ve her birisi sorunlarla boğuşuyor. Her şeyde olduğu gibi burada da dengenin tutturulması çok önemli... Herkesin vatandaşı olduğu devlete karşı bazı hakları vardır, bunlarda sorun varsa iyileştirilmelidir ancak devletin de vatandaşın üzerindeki hakları unutulmamalıdır. Osmanlı, vatandaşlarına gerekli olan hakları verirken devletin hakkını da gözetmiş, bu hakların gözardı edildiği yerlerde gerekli önlemleri kesin olarak almıştı.

Şu anki durumda bunu sağlamak keşke bu cümleleri yazmak kadar kolay olsa... Olmadığı çok açık, iki ucu keskin bıçak adeta... Başarıldığı takdirde ülkenin geleceği noktayı hayal ederseniz, neden yıllardır bu belânın memleketin başına sarıldığını daha iyi anlarsınız.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
"O"... - Sayı 99
Necip Fazıl hakkında iki ... - Sayı 92
Bir Derviş Sultan Ulu Hak... - Sayı 91
Dua, kulun acizliğini gös... - Sayı 89
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Oluklar çift
Sonsuzluk


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17239043
 Bugün : 3430
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 782202
 Bugün : 144
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 340
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim