Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4397 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kusurları araştırmayın
Mustafa Gül

  Sayı: 72 - Nisan / Haziran 2012

İnsanoğlunun en zayıf noktalarından biridir “kusurları araştırmak”. Kur'ân'daki karşılığı “tecessüs” olan merak ve araştırma, insanın doğuştan getirdiği özelliklerdendir. Tecessüs birçok buluşun ve başarının da kaynağıdır. Ayette yasaklanan, özel hayatın, hataların, gizli yönlerin araştırılmasıdır.

Biz birçok konuda olduğu gibi, bu özelliğimizi de müspet yönde kullanmıyoruz. Girilmesi yasak alanlarda dolaşıyoruz. Başkalarının kusurlarını aramak bir marifetmiş gibi bu çirkin davranışı işlemeye devam ediyoruz. Hattâ bazıları bunu meslek edinip geçim kaynağı bile yapmış. Magazin medyası gibi. Elde kamera, düş kişilerin peşine. Ayıp, kusur ve çirkinlikleri, yazılı ve görsel medyada yayınla. Hani özel hayatın dokunulmazlığı vardı?

Kusurların araştırılıp ortaya dökülmesiyle kim ne kazanıyor? Diyelim ki bu işi iyi niyetle yaptın. Yapılan çirkinliği ifşa ederek, topluma ibret olmasını istedin. Sonuç gerçekten bu amaca ulaşacak mı? Yoksa atalarımızın dediği gibi: “şuyu’u, vuku’undan beter” mi olacak. Yani “bir şeyin söylentisi, onun gerçekleşmiş olmasından daha kötüdür.” neticesini mi doğuracak?

Hele ortaya serilen bu çirkinlik, ünlü birine aitse, o kişi, sevenleri tarafından savunulmaya, işlediği çirkin fiil hoş görülmeye başlanır. Başkaları için ibret değil, normal bir olaymış gibi yaygınlaşmaya sebep olur.

Hedefimiz kötülükleri azaltıp, temiz bir toplum kurmak ise, bu yöntemi seçemeyiz. Rehber Kitabımız: “Birbirinizin gizlilerini araştırmayın.”; “Kendinize ait olmayan evlere sahiplerinden izin almadan girmeyin.” (Nur, 24/27); “Ergenliğe eren çocuklarınız, yanınıza gelmek istediklerinde her vakit izin istesinler.” (Nur, 24/59) diyor. Özel hayatın dokunulmazlığı ile ilgili en ince ayrıntıları açıklıyor. Aile fertleri arasındaki ilişkilerin bile sınırlarını belirliyor.

Evlere, gizlice kameralar ve işitme cihazları yerleştirmek, elde edilen bilgileri zamanı geldiğinde kullanmak, şantajcıların işidir. Bir kötülüğün gizlice bulunup deşifre edilmesi, sonuç olarak herkesin zararınadır. Deşifreci kazandım sanır, fakat belki en zararlı çıkacak olandır. Ne demişler: “Gülme komşuna, gelir başına.”

Peki bu yakınlar, akrabalar, arkadaşlar, komşular niye birbirlerinin eksiklerini araştırmadan ve bunun lafını etmeden duramazlar? Hatasız kul mu olur? Yapılan hataları hoş göreceğimize, üstünü örteceğimize, mercekle kusur arıyor onu dünya âleme ilân ediyoruz. En büyük suçlardan biri olan zina suçunda bile, suçlamayı yapandan 4 şahit getirilmesi isteniyor. Bunun hikmeti niçin düşünülmüyor. En küçük bir yanlışlık bile sorumsuzca dile getiriliyor. Sakın bu tiynetteki kişiler kendi kusurlarını gizliyor olmasınlar.

Çinli düşünür ne güzel söylemiş: “Akıllı insanlar fikirleri, orta zekâlılar olayları, geri zekâlılar başka insanları, zır cahiller kendilerini konuşur.”

Neden kusur araştırıp, başkalarını konuşarak geri zekâlılığı kabul ediyoruz? Neden iyilik dururken kötülük gözlemcisi oluyoruz? Neden Hz. İsa'yı kendimize örnek almıyoruz? Anlatılır ya: “Hz. İsa ve arkadaşları yolda giderken bir köpek ölüsüyle karşılaşırlar. Arkadaşları, “Ne de pis kokuyor!” diye söylenirken, O büyük Nebi: “ Ne de güzel dişleri var.” diyerek, o kötü ortamın güzelleşmesini sağlıyor. Neden bu güzel davranışlar bizim de ahlâkımız olmasın?

Neden: “Kusurları dillendiren kadar, onları dinleyen de günahkârdır.” Peygamber sözünü görmezden geliyoruz?

Kusurları araştırmaya ve dinlemeye zaman varsa, bu zaman niçin güzel işlerde kullanılmıyor? İşini ilerlet, bilgini artır. Dinini öğren. Kitabını öğren. Dünyayı tanı, kendini tanı, insanı tanı, doğayı tanı, yaratılmışları tanı, Yaratanını tanı. İyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini, doğruyu-yanlışı, dostu-düşmanı, geçmişi-geleceği öğrenmeye başla. Yeter mi zaman?

Üniversiteler, sağcı-solcu, ilerici-gerici, açık-kapalı diye öğrencilerinin peşine hafiye salacağına, araştırmayı bilim sahasında yapsa. Güvenlik kurumları kendi halkında kusur arayacağına, çağının gelişmelerine ayak uyduracak araştırmalara yönelse.

Siyaset kurumları, birbirlerine laf yetiştirme yerine,ülkenin kalkınmasını sağlayacak projeler üretse… Yeter mi zaman?

Yine de “vaktim var” diyorsan, Hz. Ali'nin sözü kulağımıza küpe olsun:

“Kendi kusurlarımı görmekten başkalarına bakamıyorum!”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


40
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17495266
 Bugün : 1797
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833888
 Bugün : 265
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim