Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2739 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Güz geldi kuşlar da gidiyor
Remzi Kokargül

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

Hava yağmurlu… Sonbahar geliyor... Bugünlerde uzun uzun yağan yağmurlar var burada. Cuma günü muhteşem bir sağanak izledim balkondan. Dağları taşları yıkadı geçti.

Yağmur şiddetli rüzgârla birlikte neredeyse zemine paralel yağıyordu. Buna ne diyorlardı bizim köyde bilmiyorum. Özel bir ismi vardı sanırım. Köyde olsam sorardım. Yağışın birçok adını biliyor ablam, anam… Ben çok az biliyorum bu konuları, yazık. Tabiata yabancılığın, uzaklığın cezası olmalı. Yağmur yağarken bir çeşit sekine iniyor sanki ben öyle hissediyorum. Kalbime de inse...

Güz gelince rüzgârda serin serin esmeye başladı yine... Sezai Karakoç'un "Bahar dediğin de ne" diye başlayan bir şiiri vardı. “Şapka uçuran rüzgâr” diye tanımlıyordu bir yerinde baharı. Bugün sabahtan, hattâ geceden beri o rüzgâr var burada. Şapka uçuran, belki şemsiye çeviren...

Yapraklar sararmaya, günler kısalmaya başladı... Yaz ılık bir meltem gibi esip geçiverdi işte... Artık akşamları üstümüzü örtüyoruz. Tatlı tatlı ürperiyoruz sonbahar yağmurlarında. Evet, sonbahar geliyor... Göçmen kuşlar da yakında göç etmeye başlayacak.

Akşam ezanları erkenden okunurken… Güneşli günlerin tadına doymamış, sarı yeşil yaprakları muazzam bir pastel cümbüşüne dönmüş ağaçların altına oturulup sonbaharın asude müziği dinlenir. Güz meyveleri koparılır dallarından. Alıçlar, çitlembikler, palamutlar, yabani kestaneler... Pelitlerin, palamutların, cevizlerin peşinden koşan kargalara bakıp gülümsenir. Sarı–yeşil yapraklardan bir döşek yapılıp üstüne uzanılır ve doyasıya göğe bakılır. Bulutların yelesine tutunup bilinmedik zamanlara doğru seyahate çıkılır.

Bende gökyüzüne dalıp gidiyorum. Yavaş yavaş endamla süzülen bulutlar… Bir de kuşlar var. En son onlar gözüme çarpıyor. Kuşlar saçak altlarına dizilmiş. Sonra kalabalık bir kuş sürüsü gökyüzünde... Hani kuş cıvıltıları olmayınca sonbaharın da tadı çıkmıyor. Kırlangıçlara el sallamayınca güzün geldiğini anlamıyoruz.

Meselâ kuşların bulunmadığı bir tabiat… Nasıl olur hiç düşündünüz mü? Çiçek, kuş ve yağmur... Üçü bir araya gelince bayram olur. Rabbimizin kuşlara verdiği çeşitliliği bir tarafa bırakalım. Onların çıkardığı seslerden etkilenmeyen olabilir mi?

Kuşlar bile anlamış olmalı bu mevsimi. Öyle ya, artık eve dönmek zamanı… Çünkü, kış geliyor. Sonbahar gidiyor, kuşlar gidiyor. Göçmen kuşların çoğu kümeler hâlinde bir yerden ötekine göçerler. Binlerce kilometre süren bu yolculuklarında hiçbir zaman yollarını şaşırmazlar. Onların bu yol bulma kabiliyeti sadece beraber oldukları müddetçe devam etmektedir.

Malatya belediyesi serçe, saka, kırlangıç gibi korunmaya muhtaç minik kuşlar için barınaklar bile yapmış. Barınak dediysem, bunlar derme çatma kuş yuvaları değil elbet. Caddelerin en çok güneş alan ve soğuk kış rüzgârlarına kapalı cephelerine ve yüksekçe yerlere yapmış bunları. Bu sayede kuşlar, kışın şiddetli soğuğundan korunmuş bir yuvaya sahip olacaktır.

Eğer yolunuz Malatya' ya düşerse cadde ve sokaklarında ağaçlara asılı duran o güzelim kuş sarayları, sizi selâmlayacaktır. Belki de birkaç minik serçe de vardır içlerinde.

Evet, sonbahar geliyor... Uzak dağ başlarının rüzgârları, ıssız ormanlar, nerede olduğunu dahi bilmediğimiz yaylaların dumanı çağırıyor bizi kendine.

Dışarısı soğuk olmalı. Rüzgâr esiyor, ağaçlar bir sağa bir sola yatıyor. Sizde pencerenizin kenarına konan serçeleri dikkatle izleyin serçeler kanadını açar, tüylerini kabartır, başını tüylerinin arasına sokar. Çok üşüyorum, soğuktan donacağım, demek ister. Buna hangi yürek dayanır.

Gel serçeciğim, canım cicim. Sana bir kış yetecek kadar yem, başını sokacak kışlık bir kafes vereyim, demek istemez misiniz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : yağmur olgaçay    28.02.2016
Yorum : "Çiçek, kuş ve yağmur... Üçü bir araya gelince bayram olur". Dilindeki o sevgi ve şefkat yüklü tılsım her bir cümlene yüklü değerler katmış. İnci gibi dökülmüş, yüreğinizin cennet kokusu sinmiş. Var olun ilelebet dilerim eserlerinizle yüreğinizle.





 
Bozkırın mütevazı ağacı: ... - Sayı 127
Malatya suskun, durgun ve... - Sayı 126
Çoban çeşmesi... - Sayı 122
Bir Şehrin Gözyaşları... - Sayı 116
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Su gibi aziz ol
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17012438
 Bugün : 5308
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 756419
 Bugün : 980
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 530
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim