Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1971 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kayısı Çiçeklerinin Düğünü
Remzi Kokargül

  Sayı: 89 - Temmuz / Eylül 2016

Kuzey ışınlarından sonra lapa lapa yağan kar manzarası gezegenimizin en güzel manzarasıdır. Erken kararan ve soğuyan havanın etkisiyle insanlar evlerine kapanırken, şehrin boş sokakları da bana kalıyor…

Sokak lâmbasının altında duruyorum ve yüzümü göğe kaldırarak gelen kar tanelerine “merhaba” diyorum. Çoğaldıkça çoğalan kar taneleri. Beyaz pırıltılarını seyrediyorum kar şişeciklerinden. Sonra kar şiirlerinin serinliğine salıyorum ruhumu.

Yahya Kemâl’in ‘Kar Musikileri’ şiiri yağıyor tane tane, kar’ın sesini duyuyorum:

“Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.

 Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.”

Ve... Sanki kardelenler açıyor. Bütün semâyı kuşatan bu beyaz kelebekler, insanı nice düşlerin el değmedik yamaçlarında dolaştırıyor. Rüzgâr estikçe göz kırpan o güzelim beyaz kar kelebekleri âdetâ bir yıldız yağmurudur.

Derken ufkumdaki bütün sis ve dumanlar silinir gider… Yeryüzü bir baştan bir başa bembeyazdır. Şafakları şafaklar takip eder ve ufukta beyaz çehreli günlerin yüzü görünür; görünür de ovalar-obalar, şehirler-köyler, sokaklar-çarşılar bütünüyle manevîleşir…

Sanırsınız kış bitmeyecek. Çünkü mart aman vermez. Oysa her kış koynunda bir bahar besler. Kar, tipi, fırtına, gök gürlemesi, yağmur, sel... Bunlar hep kışın unsurlarıdır.

Kış gidip de baharın ayak sesleri duyulunca; Nisan atlas bir zemin gibi yumuşacık, ılık, sakince gelir. Çiçekler, o derin kış uykusundan uyanır bahara merhaba demiştir çoktan. Onları en çok neşelendiren de tatlı tatlı yağan nisan yağmurlarıdır. Bu yağmur, inceciktir, yumuşaktır. Okşayarak, severek ve incitmeden yağar sonsuz rahmet deryasından.

Önce kardelen çiçeği, mevsimin ilk müjdesini bırakır bahara. Sonrasında bir beyaz papatya düşer yalnızlığın eline. Pıtır pıtır patlayan mısır misali, hızla patlayıp kendi kabını aşan çiçek demetleri süratle dağılır her yana. Yeşil gerdanlığın içinden çıkan beyaz kardelenler, uyum içinde yer açarlar birbirlerine.

Hikmet penceresinden bakıldığında renklerin dostluğu kadim dostlukları anlatır, geçici ve rastgele değildir. Büyük bir törenle bırakır yeni renkler mevsime kendini. Birbirleriyle ittifak içinde olan çiçekler, tüm kâinatı içine alır büyülü kokusuyla.

Bu dirilişte her yerde gözlere şenlik bir şölen başlar. Dallarda tomurcuklar pıtır pıtır patlar önce. Ağaçlar çiçeklerle süslenir.

Kayısı ağaçları da kışın beyaz bayraklarıdır. Bahara teslimi simgeleyen… Kapkaranlık gecelerde bembeyaz salınışlarla, döne döne uzanacaklardır sanki semaya... Eteklerine tutunmak istersiniz. Semadan arza indirilen beyaz, munis çiçekler. “Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş” dersiniz.

Sonra dallardan selâmlarlar bu sefer sizi. Arı vızıltıları, kuş sesleriyle beraber aradıkları baharı bulmuşlardır sanki ve konmuşlardır dallara, eşini bulan kuşlar gibi.

Bu sabah bahçede, çılgınca beyazlar içinde görmüştüm onu. Görünce şaşkına dönmüştüm. Dalları, yaprakları hiç ama hiç görünmüyordu. Tepeden tırnağa kar gibi çiçeklere bürünmüştü. Güneşten önce, dipdiri, ışıl ışıl bir beyazlığa kesilmişti bahçe. “Aman Allah'ım!” dedim, “Bu nasıl beyazlık, bunlar nasıl çiçekler böyle!” Dallar arasında çok sesli bir şarkı söyleniyor sandım. Sanki çiçeklerin beyaz şarkısı göklere yükseliyor, ruhumda bembeyaz ve serin bir bahçe kuruldu.

Ağaçlara gönül düşmüş şairlerden biri Arif Nihat Asya'dır. Der ki:

“Bir ağaç ki “ağaç” deyip geçmek adet olmuş”

“Kendisi renkten, ışıktan, kokudan

Bir demet olmuş

Cenneti anlatan

Bir âyet olmuş.”

Şimdi dalların arasında görkemli bir düğün sürüyor. Kayısı çiçeklerinin düğünü... “Yüz binlerce ak ve cilâlı çiçekleriyle güneşte ya da ay ışığında, pırlantalara bezenmiş gibi pırıl pırıl ışıldayan bir kayısı ağacını gözünüzün önüne getirin, işte o ağacın üzerinde yüz binlerce düğün yapılmaktadır!

Gece, ay ışıkları altında, göğün mavisine doğru dipdiri, bembeyaz çiçeklerden bir buğu yükseliyor. Sanki ağaçlar yerinden çıkacakmış da, beyaz bir kütle şeklinde göğe yükselecekmiş gibi geliyor bana... İşte o an yerin ve göğün meleklerle dolduğunu rahatlıkla düşünebilirsiniz; çünkü melekler güzel kokuları sever ya...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Bir Şehrin Gözyaşları... - Sayı 116
Kayısı Çiçeklerinin Düğün... - Sayı 89
Işığı yanan evler... - Sayı 88
Güz geldi kuşlar da gidiy... - Sayı 87
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (120):
Doğumunun 120. yılında Üstat Necip Fazıl Kısakürek...

Son Eklenen Yorumlardan
 bosch professional gop 185-liBeylikler dönemini hatırlayalım, birbirlerine karşı üstünlük mücadelesi... Feyzi

 "Yürü kardeşim,Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin."Sen ve senin gibi şuurlu insanların sayıları bereke... Nilüfer Mihailoğlu

 Yüreğinize kaleminize sağlık kıymetli hocam. Allah hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin.... Faruk AKTI

 kantarın topu olacak efendim ... Esra

  Gönlü klabi temiz abim kalemine sağlık başarılarının devamını diliyorum sevgiler saygılar ... Serkan yakar


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Soykırım, Antisemitizm ve Filistin Üçgen
Deniz kabarıyor
Gazze günlüğü
Sosyal medyanın gücü
Üstün fikir
Deniz kabarıyor
Kudüs... Ey Kudüs
Zeytin dalları altından meydan okuyuş
Fatih Sultan Mehmet (4)


Yavuz Sert - Bir tufanın ardından...
Yavuz Sert - Gazze biz ne öğretti...
Ali Erdal - Deniz kabarıyor
Kadir Bayrak - Vah benim halime!
Necip Fazıl Kısakürek - İç ve dış düşman – Y...
Bedran Yoldaş - Elinde taş küçük çoc...
Bedran Yoldaş - Zevâli yakındır zulm...
Ekrem Yılmaz - Kazandım vallahi!
Ekrem Yılmaz - Bitti kelimelerim
Ekrem Yılmaz - Mektup
Dergi Editörü - Üstün fikir
Site Editörü - Sosyal medyanın gücü
Necdet Uçak - Dünya malı
Necdet Uçak - Geldi geçti ömrüm be...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Soykırım, Antisemiti...
M. Nihat Malkoç - Gazze günlüğü
Hızır İrfan Önder - Kasem olsun!
Zaimoğlu - Batı muradına erebil...
Mehmet Balcı - Köyüme gömün
Mehmet Balcı - Sevdam
Muhsin Hamdi Alkış - İsrail-SAMİRİ-oğulla...
İbrahim Şaşma - Kudüs Mektubu
Halis Arlıoğlu - Merhum Mehmet Akif i...
Murat Yaramaz - Hiç
İlkay Coşkun - Filistin
Zafer Nefer - Tas tarak
Özkan Aydoğan - Çocuk
İlknur Eskioğlu - Şehitlik oyunu
Yusuf Çelikler - Bu gidiş nereye?
Ayşe Yaz - Yağmur (Gazzenin çoc...
Bedir Acar - ‘İsrail bizi yenemez...
Hüma Sunguroğlu - Çınarın gölgesinde o...
Hüma Sunguroğlu - Zeytin dalları altın...
Abdullah Doğulu - Filistinde anne-çocu...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 13160535
 Bugün : 2025
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 604728
 Bugün : 167
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 226
 119. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 21 Şubat 2024
Künye | Abonelik | İletişim