Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3014 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Çile
Kadir Bayrak

  Sayı: 92 -

“Çile”sini ilk defa fakülte yıllarında tanıdım. Oysa ülkenin sınavla girilebilen, hatırı sayılır okullarından biriydi, mezun olduğum lise. O zamana kadar ismini de sık duyduğumu iddia edemem. Diğerleri gibi bir şairdi olsa olsa… Gerçi birilerine göre sakıncalı olan fikirlere kapalı edebiyat kitaplarında eserlerine yer verilmemesi, hakkında fikir sahibi olmaya yeterliydi belki ama…

Üniversite, yurt derken birçok insan ve bir o kadar da fikirle tanışma imkânı bulmanın da etkisiyle hayatın sadece derslerden ibaret olmadığını idrak ettim. Neden sonra, büyük şehrin büyük kitapçılarındaki saman kâğıdıyla karışmış mürekkep kokusu bizi kendine çeker oldu. Farkında olmasam da raflarda aradığım biri vardı. O biri; kimdi, niçin O'nu arıyordum, bana söyleyecek ne sözü olabilirdi, o an için bilemiyorum ama ısrarla arıyordum. Nitekim bulduğumu zannettiğim, kitaplarını alıp konferanslarına gittiğim niceleri oldu. Onlarla münasebetim işte bunlarla sınırlı kaldı; kitaplarını aldım ve konferanslarına gittim…

Şiiri; resmî gün ve gecelerde söylenir, günün anlamına göre genelde hamaset, eh biraz da his yüklü birbiri ardına dizilmiş kafiyeli birkaç kelimeden ibaret sayan eğitim sisteminden geçmiş bir gence, şiir hakkında ne söylenebilir ki? Âşık olduğunu zanneden liselinin sıraya kazıdığı mısraların bütününe de şiir denilmiyor muydu sanki. Bana fikir lâzımdı. Şiiri, gitsin liseli âşıklar okusun…

Bu hislerle, okula değil kitapçıya gittiğimiz bir gün, sırf kitap sahibi olmaları sebebiyle kendilerine hayranlık duyduğum yazarların eserleri arasından, arkadaşım Çile’yi çekip “Bak” dedi, “sana bir şey göstereceğim.” İskambil kâğıtlarının usta kumarbazın bir elinden diğer eline havada uçarak geçmesi gibi kitabın başından sonuna şöyle kuşbaşı bir bakış… İlk dikkatimi çeken, bir başlık ve iki mısradan müteşekkil beyitler ve bunlar için ayrılmış koca ve bomboş bir sayfa. İşte şiir kitabı almamaktaki haklılığım kanıtlanıyor… Şu beyitleri alt alta yazsalarmış ya… Ama bana gösterilmek istenen bunlar değil. Yayınevinin kitabın sonuna eklediği bir fotoğraf. Allah şahittir, o fotoğrafı gördüğüm anı, bir ömür boyu unutmayacağım. Başımdan aşağıya kaynar sular mı dökülmedi, zemin ayağımın altından mı kaymadı… Ne olduysa oldu ve o an hayretler içinde kalakaldım. O fotoğrafta beni cezbeden neydi, onu da bilemiyorum. Büyük bir caminin büyük bahçesi. Bir cenaze ve insan başlarından tarlayı andıran mahşerî bir kalabalık ve en ön safta, çok değil cenazeden birkaç ay sonra ülkenin başbakanı olacak şahıs. Daha fazla dayanamadım ve kitabı kapatıp yerine koydum. Kitap yerine koyuldu koyulmasına ya içimde birçok şey de yerle bir oldu. Yurda döndüm, hiçbir şey olmamış gibi davrandım ve fırsatını bulduğum ilk anda gittim, kitabı satın aldım. İlk sayfasına ismimi yazdım, o günün tarihini düştüm: 09.03.1998, Ankara… İşte Üstad’ın bendeki ilk kitabı…

Önceleri kitabı rastgele açıp o sayfadaki şiiri okumak, böylece önceki fikirlerime ters düşmeden, bir şiir kitabı ancak böyle okunur kanaatini kendime kabul ettirmek yolunu seçtim. Ne fark eder ki, hangi şiirini okusam sarsılıyorum. Evet, Üstad’ın bendeki ilk tesiri bu oldu; sarsılmak, hayrete düşmek… Neydi beni bu derece etkileyen? Kelimeleri mi? Belki… Üslûbu mu? Hiç şüphe yok; yoksa bunların da üstünde tüten mânâ mı? Kesinlikle, şiddetle evet. Çile, ayrılmaz bir parçam olmuştu artık. Şimdi düşünüyorum da, hislerini saklamakta pek mahir olduğunu düşünen ben, pınarlarına akın eden gözyaşlarıma, düğümlenen boğazıma rağmen her fırsatta O’nun şiirlerini etrafımdakilere okumaktan kendimi alamadım.

Kardelen’in editörü olarak ne zamandır hayalini kurduğumuz Üstad sayısının hazırlanmasında belki de bu his yoğunluğu sebebiyle hayli istekli oldum ve arzu ettim ki benim böyle tanıdığım insanı, başkaları da bilsin. İşte şimdi o sayıyla karşınızdayız. Muvaffak olabildik mi, takdir sizin. Üstad’ın, zor anlarımda tekrar tekrar okuduğum şu beytindeki mânâyı, Allah’ın son nefesime hâkim kılmasını niyaz ediyorum:

"Kapı kapı bu yolun, son kapısı ölümse;

Her kapıda ağlayıp, o kapıda gülümse." 

(Kardelen yıl 11, sayı 34; Temmuz/Eylül 2002)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türk kimliği... - Sayı 129
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Sû-i zan


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17565163
 Bugün : 459
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 845882
 Bugün : 155
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 216
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim