Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4077 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Adam Gibi Adam olmak ve ?d?l
Mücahit Koca

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

Adam gibi adam olmanın basamaklarında yükselmek sanıldığı gibi kolay değildir. Bu yola girmek; bu yolda hayırlı bir sonuca ulaşmak millete mâl olup olmamakla belli olur. Tabiî burada akla ilk gelen soru; “Millete mâl olma” olacaktı. Millete karşı olanı yahut millete mâl olanı nasıl anlayacaktık?

Burada da günümüzün bizi esir ettiği bakış açıları işe karışacak; ünlü olma, hep bir yerlerde görünme, masamıza gelme, ekranımıza çıkma, elimizi tutma, dahası istediğimizde her şeyi kendisine haykıracağımız birini arayacağız. Ama Rabbanilerin, Gazalilerin, Mevlânaların, Yunusların, Şeyh Edebalilerin, Emir Sultanların bakışı olan medeniyet bakışıyla bakarsak yabancılaşmamamıza sebep olan standartların değil; bize ait olan dinin, imanın, kültürün, sanatın veya insanlığı kucaklayan sımsıcak bir ruhun gerekli olduğunu göreceğiz. Eğer bir millet büyüğüne verilen ödüller bu ruhu yansıtıyorsa; “Tamam, bu adam gibi adam olan, biri diyeceğiz.”

Yakın tarihimizde milletten ve devletten iki ödül alan oldu: Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç… İki ödül de bu milletin dinî hayat, tarih, siyaset, kültür ve sanatında iz bırakanların en başında gelenlerdendi. Benim “Ateşte Gül Dansı” kitabımda etraflıca anlatmaya çalıştığım gibi onlar; Şeyh Galip’ten Yenişehirli Avni Beye, Muallim Naci’den Mehmet Akif’e, Necip Fazıl’dan Sezai Karakoç’a kadar gelen bir kutlu mu kutlu yolun kol başlarıydı. İşin asıl önemli tarafı kurulu düzenin yasaklı saydığı ve dışladığı bir düşüncenin kahramanlarıydı. Onlar her türlü yokluk ve yoksulluğa rağmen millet, medeniyet ve devlet yolunda olmanın basamaklarında yıldızlara giden yolu açtılar. Kahramanlar, onlardı. Aralarında kimler gelip geçmedi, onlardan süt emen…

Ödül almadan söz ettik ama bunun kolay olmadığını da söylemeliyim. Bakın Üstad Necip Fazıl Beye 25. Mayıs 1980 günü ona “Yaşayan en büyük şairimiz” (Sultanü’ş şüarâ) manevî tacının takılışı töreninin amacını Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Ahmet Kabaklı nasıl anlatıyor: “İşte Türk Edebiyatı Vakfı ilgilileri, sanat âlemimizi kurutan bu değerler anarşisinin, tahribât ve katliamına daha fazla razı olamadıklarından, hiç olmazsa çok açık ve en büyük bir hakkı, onu yıllardan beri eşsiz gücü ile hak etmiş bir şaire teslim etmeye karar verirler.”

Onlar, yaşayan en büyük şairi seçmekle gelenekteki amacı kolluyorlardı. Sözü her şeyin üstünde tutan milletimiz, yaşayan en büyük adamını seçerek; “Orada burada rastgele karşımıza çıkıveren millet ve medeniyetimize zıt ve hattâ düşman birinin önünü kesmek ve “Herkes sırasını ve derecesini bilsin”, demek istiyorlardı. Doğru da yapıyorlardı. Bunu Üstad Necip Fazıl Beyde “Türk Edebiyatı Vakfı” başlatmıştı. Bugün devletin bir kurumu olan “Kültür Bakanlığı” Üstadın en yetkin öğrencisine onur ödülü vererek milletin değerlerine ve kahramanlarına sahip çıkmaya başladığını bize gösterdi. Dün Üstad’ın töreninde Kültür Bakanı Türk Edebiyatı Vakfı’nın “Sultanü’ş şüarâ” tacını vermek için kürsüye çıkarken, bugün Bakan Atilla Koç, bizzat Kültür Bakanlığı’nın hazırlattığı; “Kültür ve Sanat Büyük Ödülü” tacını Sezai Karakoç’a takmak için oraya çıkıyordu.

Ben, üstad ve ustalarımdan bir şeyi çok iyi dinledim: “Millet düştüğü yerden ayağa kalkacaktı.” İki yüzyıllık bir geçmişi var düşüşümüzün.. Elbet ayağa kalkışımızın da bir zamanı olacaktır. Bu ayağa kalkışın tarihini Türkiye’nin demokrasi tarihi ile başlatanlar çoğunluktadır. Buradan bakarsak görürüz ki; bu elli yıllık zaman diliminde az yol alınmamıştı. Hoş, insanımızdaki çözülmeyi görmezden gelecek değilim. Ancak bunun geçici bir durum olduğunu ben de birçok aydın gibi görebiliyorum. Sizler nasıl göremezsiniz?

İki büyük kahramanımıza verilen ödüller bile bizim nereden nereye geldiğimizin göstergesi.. Burada bir şeyi daha yazmalıyım. Verilen her iki ödül de bütün bir kültür, sanat çevresinin onayladığı; sağ ve sol bütün kesimlerin de ittifakla kabul ettiği ödüllerdir. Hem, tek bir ideolojinin ve cemaatın verdiği ödülle adam gibi adam olunduğu nerede görülmüş!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Mustafa Ak?it    15.04.2007
Yorum : Güzel yazmışsınızda arkadaşım aramızda öyle şairler ve yazarlar vark ödül alması yüzdeyüz derken bazı hizipleşmeler yüzünde adı geçmiyor .Mesela sizin Asımın Nesli neden yüzde yüz ödüle layıkken almadı .Hiç sorgulamadınız mı?




Ekleyen : Ahsen Yyldyz    04.04.2007
Yorum : İki büyük kahramanımıza verilen ödülle kültür ve sanat çevremizde mutluluklar yaşandı.Ayrıca Sezai Beyin ödülü bağışlaması bana Mehmet Akifi hatırlattı.Ateşte Gül Dansında yazdığınız gibi zincrin son halkası tamamlandı mı ?




Ekleyen : Melih K???KAYVAZ    
Yorum : Fikirlerinize katılıyorum ve çok değer veriyorum. Ödül konusunda çok güzel tespitler yapmışsınız. En kısa zamanda kitabınıza ulaşmak istiyorum. Teşekkür ederim.





 
Mistik dağcılık hikâyesi... - Sayı 77
Mistik bir dağcılık hikây... - Sayı 76
Mistik bir dağcılık hikây... - Sayı 75
Mistik bir dağcılık hikây... - Sayı 74
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15887204
 Bugün : 5347
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669034
 Bugün : 54
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim