Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1858 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bizi tutan harç ve mayalandıran cevher
Sinan Ayhan

  Sayı: 106 -

Hiçbir sırrı ifşa edip hafifletmek, ona zarar getirmek gibi bir niyetim yok… Düşünceme göre anlatmak istediğimi ne kadar anlatabilsem bile, üzerindeki hikmet, sır halini koruyacak, onun etrafındaki her şey yine sır kalacak… Bazı hakîkatler böyledir, ser verir, sır vermez…

Benim ser veren hakîkatim ne… Bazıları bu soruyu şöyle sorardı: “Senin İsmail’in kim…” Hakîkat uğruna kaybetmeyi göze alabileceğin “en sevdiğin”…

Bizim servetimiz atalarımızdan kalan tarla, bağ, bahçe veya evler mi; hiç sanmıyorum, bana göre ataların üzerimizde pırıldattıkları ve bize bir vebal hükmünde miras bıraktıkları ahlâk, irfan ve ilim; asıl servetimiz bu… O toprağa bu hallerin cevheri damlamasaydı, biz “biz” olamazdık… Tabi ne kadar olabildiysek; o da başka mesele…

Dinlediğim geçmişe dair hikâyelerden şöyle bir kanıya vardım; Anadolu coğrafyasında biz kökten gelen halimizle Anadolu’ya çakılmış bir hüviyetteyiz, üstelik bu hüviyetimiz de, “yerden sökülemez olmak” anlamında bir sonuç ihtiva ediyor… Bizi sökmek isteyen bâtıl bazı mihraklar ortaya çıkacak olsa bile, onlar bu hamleleri ile zaten yok hükmünde. Neden…

Çünkü Eyüp Sultan’da okunan ezan, Ayasofya’da açılan ve ufku süzen göz, Selimiye’de yükselen mimarî pazı, Anadolu’nun her yanına tohum gibi serpilmiş evliyalar, köyleri tutan “müdir fikir”, hepsinin sahip olduğu ruh, bizi Anadolu’ya, (inşallah) bir daha çıkarılamamak üzere çakmıştır. Bu ruh nereye gitse ve hâkim olsa, yine oradan çıkarılamayacak bir hüviyete sahip olacaktır. 

Dostlarımdan, büyüklerimden dinlediğim geçmişe dair sözler, şunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Her aile bir evden çıkmış, evler çoğunlukla bir ırmak kenarında, susuz hayat mümkün değil, ev evlere karışmış, toprağa karışmış, buğday olmuş, duru maya olmuş, has ekmek olmuş, ondan ona dönüşmüş, ondan ona hikâye olmuş; ama orada mutlak daha öncesinde bir nefes varmış… Buna bizi tutan harç ve bizi mayalandıran cevher diyelim. Anadolu bu ruhun kökü ve kaynağı imiş…

Bizi tutan harç ve bizi mayalandıran cevher, Hz. İbrahim’in (a.s) duasıdır; çünkü O’nun bir İsmail’i (a.s.) vardır. “Allah’ım” der; “eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı eyle, bizi muttakilere önder kıl”, “zürriyetimizden namaz kılan bir nesil” nasip eyle”… O harç, o cevher Hz. İbrahim’in ettiği duayı devam ettirmeye gayret eden atalarımızın alın teri, nefesi, mütevazı yaşayışlarıdır. İsmail’i (a.s.) her fırsatta dile getirişleri, anışlarıdır.

Ne kadar dost tanıdımsa, hepsi kendi topraklarındaki mübarek hali anlattı. Bir mübarek elin o topraklara, o zamanlara değdiğinden bahsetti. O sebeple Anadolu’da tüten her evin siması Yunus’u, Mevlâna’yı, Hacı Bayram’ı, Hacı Bektaş’ı, Şeyhi Ekber’i ve daha nice büyükleri hatırlatır. Çünkü bizi tutan harç ve bizi mayalandıran cevher bizzat onlardır ve onlardadır. Çünkü bize hakîkat karşısında feda edeceğimiz “İsmail’i” gösteren onlardır.

Sen, seni feda et, “İsmail” perdesini kaldırsın. Harç ve maya sonsuza kadar tutsun… İşte bunu işittin mi, her şey tamam… İşte bunu işitsen de, sır yine sırdır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kalem, O Kalemdir... - Sayı 114
Oluşmuş ve Oluşmamış Âzâl... - Sayı 114
Hakikatin Önsezisinden Ye... - Sayı 113
Liyakatin Kökleri ve Köke... - Sayı 112
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Sanatımızın, özellikle şiirimizin şu andaki seviyesini güneş ışığının yokluğuna mı, yoksa ondan gelen ışığın yansımasını engelleyip, bizi suni bir güneş tutulmasıyla karşı karşıya bırakanlara mı bağlamalı?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190733
 Bugün : 6230
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778145
 Bugün : 163
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim