Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     935 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Âşıkların Selâmlaşması
İlknur Eskioğlu

  Sayı: 113 -

Gül, huşû içinde zikrini çekerken gün batımını seyre daldı. Bir ara gözlerini kapattı. O güzel haziran akşamında, kuşların, “güllere vurgunum, güllere sevdâlı” terennümü eşliğinde, kalbinin sesini dinlemek istiyordu. Tam bu esnada, ılgıt ılgıt esen rüzgârın ellerinde, bu zamana kadar böylesine hiç rast gelmediği, güzel kokulu bir şeyin ona doğru yaklaştığını hissetti.

Nasıl da ulvî bir kokuydu.

Derin mânâları olan, kıymeti az bilinir bir koku...

Bu huzur veren kokuyu, bir yerden hatırlıyor gibiydi de nereden?

Emsalsiz koku, sağ taraftan geliyordu. Gözlerini yavaşça açtı ve usulca başını sağa çevirdi.

O da ne?..

-Beyazımsı, benim gibi kat kat yaprakları var. At üstündeki gelinin duvağının, at yol aldıkça nazlı nazlı salınması gibi yapraklarının, rüzgârın ritmine ayak uyduruşundaki âhenge mest olmamak mümkün mü?

Kitap, gülün hayretler içerisinde ona bakakaldığını fark etti.

–Selâm, zarif duruşlu, güzel kokulu, endâmıyla âşıkları cezbeden, hasta gönüllerin sürûr kaynağı, renginde hakikat gizli gül!..

Gül, bu güzel iltifatlar karşısında mahcup bir edâya bürünse de şaşkınlığını gizleyemedi.

–Aleyküm selâm. Sen, beni tanıyorsun!

–Aslında, sen de beni tanıyorsun sevgili! Kurumuş, betin benzin atmış hâlde kollarımın arasına atıyorlar seni… Seni, canlı hâlinle ben de ilk kez görüyorum.

–Şimdi hatırladım! Sen... Sen kitapsın.

–Kitabım ya... Kâinat kitabının içindeki âciz bir kitap… Dalında, yemyeşil yaprakların arasında, zikrinin başındayken çok daha güzelsin.

–Sen de, baygın hâlimizle, ölü ruhumuzla gördüğümüzden daha mânidarsın. Asil bir duruşun var. Hakikatleri, iki ka-pağının arasında muhâfaza ediyor, kendini doğruluk anahtarıyla kilitliyorsun ki mahrem eller sana dokunamasın. Bir de hak yoldan alıkoyan, sapkın ruhlu olanlar var ki; Allah(cc) onların şerrinden cümlemizi korusun.

–Âminn… İşte tüm gâyemiz, onların emellerini boşa çıkarmak… Onların karşısında, ilelebet dimdik ayakta durmak için yemin ettik ey dost! 

–Dost ya… Ne kıymetli bir dostluktur, biz güllerin kitaplarla olan dostluğu… Tespihimize mâni oluyor, dalımızdan hoyratça koparıyorlar bizi. Kimisi de o kadar nârin davranıyor ki koparırken... Onlara bir şey de diyemiyorum, ama hiç birisi de ellerini ıslatan gözyaşlarımızı fark etmiyor. Önce, iğreti bir vazoya günlerce hapsediyorlar, solduktan sonra da çöp konteynerini revâ görüyorlar bize.

–Ah sorma, güzeller güzeli… Bize de aynı muâmeleyi gösteriyorlar; biz ki, sinelerimizde Allah(cc), Peygamber (sav), Kur’ân kelâmını taşıyoruz. Ayaklar altına alınmak çok üzüyor bizi.

–Üzmez mi hiç… Bir de, sinelerinizde bize yer veriyorsunuz… Dalımızdan koparıldıktan sonra en güvenilir yerimiz, sizin sayfalarınızın arası…

–Size can kurban bîçâre dost… Yalnızlığımızı paylaşıyoruz işte ne güzel!.. Yalnızız… Tozlu raflarda ömrümüz hebâ oluyor. Kadrimiz kıymetimiz bilinmiyor.

Gül ve kitap aynı anda iç geçirdiler ve karanlığa hazırlanan, koyu mavi, saçlarında sabahın maviliğinden iz taşıyan gökyüzüne bakıp sessizliğin içine hapsolmuş çığlığı, gönüllerine misâfir olarak alıp âzad ettiler.

–Ne size ne de bize, hak ettiğimiz ihtimamı gösteriyorlar kitap kardeş! Bize ölümsüzlüğün iksirini siz tattırıyorsunuz. Cansız bedenimize rağmen dipdiri kalan ruhumuza, sizi okuyan ve okuyup da okuduklarını yaşayan, yaşatan, okumanın hakkı-nı veren, hakka ve hakikate sevdâlı gönüller dokunabiliyor sadece. 

–O sevdâlı gönüller, iyi ki varlar aziz dost. Selâm olsun hepsine…

–En kalbî duygularımla ben de selâm ediyorum onlara.

–Beni tutan cânanın elleri kımıldıyor, hasbî dost. Benimle muhabbet etmek için ahşap banka oturacak sanırım. Oh şu buram buram kokan Türk kahvesi… Duyuyor musun kokuyu?

–Duymaz mıyım hiç!.. Kahvenin kokusu da bir başka…

–Başkadır tabii ya… Bir dostum da odur benim.

–Ne güzel…

–Seninle tanışmak, daha güzeldi. Kahvenin de hatırı kalsın istemem… Kahve de, ne dertlere, ıstıraplara, sevinçlere ortak oluyor…

–Tabiki… Fincan yanına, vazo içinde koyulan en ideal süs olduğumuz için kahvenin kederini de mutluluğunu da bili-riz.  Derdimiz bir, dâvâmız bir…

-Buluşturan, tanıştıran Rabbe secdeler olsun.

Son kez tebessüm ettiler birbirlerine. Vedâlar zor olsa da, yepyeni selâmlaşmalar, mühürlü kalacak hâtıralar güzeldir.

–Tanıştığımıza memnun oldum aşkın tezâhürü…

–Ben de çok memnun oldum hakikatin timsâli…

–Hoşca bak kendine. Allah’a emânet ol.

–Sen de gönüldaş, sen de…

O günden sonra, gül ile suyun,

Gül ile bülbülün aşkının yanında,

Gül ile kitabın aşkı ve muhabbetleri de dillere destan oldu…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Şehitlik oyunu... - Sayı 119
Hazır mıyız?... - Sayı 118
O Da Yetimdi... - Sayı 117
Âyet Gâyet Açık... - Sayı 116
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17496241
 Bugün : 29
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833983
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 359
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim