Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4564 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

M?sl?man Olmak Yetmez, M?sl?man Gibi Ya?amak L?zym
Mücahit Koca

  Sayı: 57 - Temmuz / Eylül 2007

İnsanlığın bugün yaşadığı bunalımın farkında olmamaktan daha büyük bir aptallık olur mu? Bugün İslâm coğrafyasında insanımızın yaşadığı kederleri düşününce; neyin farkında olup olmadığımız daha da iyi anlaşılacaktır sanırım.
Ben, Müslüman olarak kutlu bir görevin sorumluluğunu hep sırtımda taşıyor muyum, diye kendime sormadan edemiyorum. Bazı işyerlerinde bilinçle asılmış bir tabelâ görürsünüz; “Bugün Allah için ne yaptın?” sözünün altında Hazret-i Ömer’in ismi vardır. Bence, işte bu yaklaşımdır her saniye kendini sorgulayıp; sorumluluğunun bilincinde bir Müslüman gibi bizi yaşatacak olan…


Kardeşin Kardeşe Ettiği İslâm Değil…


Müslümanlar, son yıllarda Avrupa ve Amerika kaynaklı büyük bir saldırının baş hedefi oldular. Propaganda savaşı öylesine yoğunlaştı ki; bizler kendi kardeşine bile düşman gözüyle bakar olduk. Irak’taki işgalci suçlu Amerika’yı ve İngiltere’yi bıraktılar; Şiî ve Sünnî, diye kardeşler birbirini âdeta boğazlama yarışına girdiler.
Yıllardır Irak’ta dünyanın gözü önünde cereyan eden bir vahşet yaşanıyor.


Eğer İslâm Konferansı Örgütü, öncülük etmeseydi; aynı şeyler Filistinli kardeşler arasında da yaşanacaktı. Yani Bay Filistin ünvanlı Yaser Arafat taraftarları El-Fetih mücahitleriyle Şeyh Yasin’in manevî başkanlığını yaptığı Hamas’ın mücahitleri birbirlerini boğazlayacaktı. Bu düşmanlıklar Irak’ta Amerika’nın, Filistin’de Yahudi’nin ekmeğine yağ sürmek değil de neydi?


Benim asıl değinmek istediğim konu inanmakla kalmayıp; inancını her plâtformda yaşayan Müslümandı.
İnsanın birincil görevi inanmaktır. İnancının gereğini eksiksiz yapmaktır. İnanmayan insan bir hiçtir, biliyorum.
İnanan, inancının gereğini altın tartan terazi misali terazilerde tartarak uygulamalıydı. Tabiî kimsenin hakkı kimseye geçmeyecek şekilde kılı kırk yarmalıydı.


İşkence Hayvana da Yasak
İnsan olsun, hayvan olsun haksızlık edilmesine izin vermeyen ve zarar verilmesini şiddetle yasaklayan bir yolumuz var bizim. Hazret-i Peygamber, hayvanlara eziyet edilmesini yasaklamıştı. Hayvanlara damga vurulurken bile en duygusuz organının seçilmesi buyruğu gelmişti.


Gazetelerde bir haber gözüme ilişti; Güneydoğu’da mayınlı arazilerin temizlenerek başta tarım arazisi olmak üzere ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmalar çerçevesinde ne yapabiliriz konusunun görüşüldüğü ve üst düzey bürokratların katıldığı bir toplantı yapılıyordu. Toplantıda İslâmî kimliğiyle Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu başkanlığı da yapmış bir zat, vecize gibi bir söz yumurtluyor: “Şanlıurfa’da ekonomiyi canlandıracak ve Habur Sınır Kapısı’nın yükünü hafifletecek Akçakale Sınır Kapı’sını açabilmek için geç bile kaldınız. Size bir teklif; elli eşeği mayınlı araziye sürün; arazi mayından bir anda temizlensin.”


Bunun nasıl yapıldığını yetmişli yılları yaşamışlar iyi bilir. Kaçakçılar, eşeğin kuyruğuna bir şeyler bağlar; mayınlı araziye sürerlerdi. Belki patlayan mayınlarla eşeklerden ölenler olurdu ama kaçakçılar da kendilerine bir yol açarlardı mayınlı arazide…


Kuş gribi şüphesiyle öldürülen tavukları gördünüz. Onlar, Müslüman bir ülkede dünyayı ayağa kaldıracak bir katliama uğradı.


Onları diri diri yakmak da ne oluyor? Diri diri kuyulara doldurup üzerlerini örtmek anlaşılır gibi değildi. Oysa İslâm fıkhında önce onlar fetva ölçüleriyle boğazlanır, ancak öldükten sonra gömme ve yakma işlemine tabi tutulurdu.
Hindistan’da yılanın kıymetli derisi bozulmasın, diye diri diri soyulurmuş üzerinden… Bunlarla eşeklerin mayınlı araziye sürülmesi, tavukların diri diri gömülmesi ve yakılması arasında ne fark var?
Sûrnâme’den; “Eskiler kurt kuş hakkı der, gözetirlerdi,/mahsul kalkarken hayvanı bile düşünürlerdi./Osmanlı, hayvanlara eziyete kanun koydu,/bir kuş bile olsa işkence edende suç buldu.”(x)
Nereden nereye geldik!..


Müslümanlık, inancını gereği gibi yaşamakla ve dava adamı olmakla insanda anlam kazanır. Bu noktaya gelmek elbette kolay değildir. Bedel ödemek gerekir. Zorda denenmek gerekir. Bugün başımıza ne geldiyse; zorda denenmeyenler yüzünden gelmedi miydi?


(x) Sûrnâme: Mücahit Koca, Sur Yayınları, 2006, İstanbul.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Enver ilhan----------------------------ENNNNNNNe    03.10.2007
Yorum : Müslüman olmak yeter.




Ekleyen : handan ?elikay    17.07.2007
Yorum : Mücahit Bey,evet haklısınız .Kardeşin kardeşe etiği islam değil.Peygamber efendimiz bir hadislerinde " iki haslet vardır ki ondan daha kötüsü yoktur.Allah'a şirk koşmak ve müslümanlara zararlı olmak.."Müslümanlara eziyet şirkle bir tutuluyor..gerisini siz düşünün.





 
Mistik dağcılık hikâyesi... - Sayı 77
Mistik bir dağcılık hikây... - Sayı 76
Mistik bir dağcılık hikây... - Sayı 75
Mistik bir dağcılık hikây... - Sayı 74
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Su gibi aziz ol
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16918249
 Bugün : 2880
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 747595
 Bugün : 136
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 868
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim