Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     301 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Çare
Kadir Bayrak

  Sayı: 127 -

İnsan bedeninin yakıtı, gıda. Su içmeyen, içemeyenin veya yemek yemeyen, yiyemeyenin bedeni belli bir zaman sonra iflas ediyor, hayatta kalamıyor ve ölüyor. Gıda, bu kadar önemli. Sadece bu tespit üzerine tefekkür bile dünyalara bedel. İnsanı yaratan, onun için anne sütünü, suyu ve etinden balığına, sebzesinden meyvesine envaı çeşit besinleri de yaratmış. Her gün doğan güneş, ciğerlerimizi dolduran nefes gibi artık bizi şaşırtmayan bu nimetlerin hangi biri inkâr edilebilir…

Yediklerimiz, içtiklerimiz hem bedene hem ruha tesir ediyor. Haramlardan uzak durmak kulun birinci vazifesi. Kul, Allah’ın helal kıldığı nimetleri de yine O’nun koyduğu ölçüler dairesinde yiyip içmekle mükellef.

Ölçüler… Ölçülere riayet… Helalde bile haddi aşanın hali bedenine yansırken haramların etkisi daha fazla göze görünüyor. Gıdaların tesiri yönünden insan vücudu turnusol kâğıdı gibi… Kişinin gözleri, teni, yanakları, dişleri, elleri, tırnakları, karın bölgesi, bacakları ve daha nice uzvu eksik mi fazla mı beslendiğini, çok veya az tükettiği besinlerin sebep olduğu hastalıkları, arazları, gıda dışında tükettiği faydalı veya zararlı maddeleri ele veriyor… Dış görünüşten tespit edilemeyenler de saç telinden, nefesle yapılan testlerle veya basit birkaç kan tahliliyle ortaya çıkıyor… Anlaşılıyor ki tüketilen gıda ile beden, beden ile de ruh arasında kuvvetli bir bağ var.

Ruh ve beden haricinde bir de gözü doymayan nefsi var insanın. Ruh, beden, nefs ilişkisinde lokomotifi nefs olan insanın vay haline… Vay halimize… Nefsi tanıyan, haddini aşarsa zıddına döneceğini bilen ve tüketme hırsını körükleyen algıyı icat edenler, “modern” insanı bu zayıf noktasından yakaladı. Aslını değiştirdikleri, türlü laboratuvar hileleriyle lezzetlendirdikleri sun’î gıdalarla bütün bir insanlığı zehirlediler. Eski Roma’nın daha fazla lezzet alma hazzı için önce yiyip sonra gaseyan eden önde gelenleri bile günümüz insanına kıyasla masum kaldı. Onlardan beter bir hal olarak sadece yiyen ve yedikçe karnı ve bedeni genişleyen, bu sebeple sağlığını kaybeden, hasta haliyle de yine kötülüğün eline düşen bir nesil peydahlandı.

Ne yapmak lâzım? Saadet Asrını her yönüyle olduğu gibi yemek alışkanlıklarımız yönünden de mercek altına alabilsek. Aradığımız her sorunun cevabının, bütün dertlerimizin dermanının orada olduğunu kavrayabilsek. Her biri gökteki yıldız mesabesindeki sahabeden, kendimize en yakın bulduğumuz birinin hayatını derinlemesine inceleyebilsek… Sadece gıda mevzuunu ele aldığımızda, onlar ne yerlerdi, içerlerdi, nasıl ve ne kadar yerlerdi, öğrenebilsek.

Allah’ın Arslanı Hz. Ali, meselâ… Hayber’in fethinde, Allah Resulü’nün duasıyla, düşmanın şöhreti dört bir yana yayılmış cengâverini, “Zülfikâr”ının tek hamlesiyle yere seren, savaşın kızıştığı hengâmede, kalkanını yere düşürüp geri alamayınca kale duvarının çelik levhalarını söküp kendine kalkan yapan Hz. Ali’yi örnek alsak… Kale duvarından söktüğü o çelik levha ki savaştan sonra sekiz sahabî, o levhayı yerinden oynatamamıştı. Ne yerdi ne içerdi… Nur nesline kaynaklık edecek ailenin, düğünlerinde verilen yemek için, o güne kadar verilen ziyafetlerde daha üstününün görülmediği emin kaynaklarda geçiyor. Ziyafette ikram edilenler; arpa yemeği, hurma ve ayrıca yağ, yoğurt ve hurmadan yapılan bir yemek… Yine bütün emin kaynaklarda, oruçlu oldukları pek çok günün iftarını hurma ve suyla yaptıkları yazılı.

Çare… “İnsanoğlu, kendi karnından daha şerli bir kap doldurmamıştır.” buyuruyor Allah’ın Resulü. Bedenimizin ve ruhumuzun hakkı için, gıda mevzuunda, temiz ve helâlinden, ihtiyaç miktarınca yemek ölçüsüne sarılmaktan ve bu ölçünün hayat nizamını kurmaktan başka çare gözükmüyor.

https://kardelendergisi.com/images/127/img360.jpg


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türk kimliği... - Sayı 129
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Sû-i zan


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17565062
 Bugün : 358
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 845872
 Bugün : 145
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 216
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim