|
Sû-i zan Cahit Ay Sayı:
129 - Temmuz / Eylül 2026
 Hoş geldin, yıllarca ayrı düştüğüm,
Ey kendisi kurşun, yokluğu yara!
Hasret ve sevdâmı hep bölüştüğüm…
Sensiz, gönül koydum, geçen yıllara.
Madem ki kavuştuk, artık izninle,
Önce parmaklarım sarar belini.
Eşsiz endâmınla, şiir vezninle
Sunarsın, demlerin en güzelini…
Dudağımdan sana doğru dökülen
Bûselerim, nişan alır ebed’i.
Ne lütufdur, böyle dâra çekilen
Can verir de diri kalır ebedî!
Yüzünü gizleyen saçı açtıkça
Keskinleşen dilin, sanki el olur.
Soluk almak için senden kaçtıkça
Pervane edersin, terim sel olur…
Dokundukça yanar, kor gibi tenin,
Geceyi şafağa çevirir, bu kor!
Vuslattan razıyım, amma ve lâkin
Aklımdan çıkmazsan, aklım çıkıyor!
Kalemim, vuslata bunca azmetme!
Mazruf görmeyene, sû-i zân kaldı!
Her okuyan anlar, diye vehmetme!
Bak biz ne anlattık; kim, neyi aldı…
|