Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4722 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

BEYAZ CEHALET
Bedran Yoldaş

  Sayı: 49 - Temmuz / Eylül 2005

Kafası çok karışıktı... Bulanık hayaller görüyordu... Yorgundu... Özlemleri burnunda tütüyordu... Ne yapmalıydı?... Bilmezlikler kafasını bir karınca sürüsü gibi karıştırıyordu... Uğultu... Kafasındaki uğultu düşünmesini engelliyordu... Başındaki uğultu; arı kovanından ayrılmak üzere olan, oğul veren arı kümesini andırıyordu... Binlerce arı bir an da kafasının içine girmiş ve ayrılmak bilmez bir durumda, ama her anda ayrılacak imişler gibi ses çıkarıyorlardı...

Televizyonun sesini sonuna kadar açmıştı... Koltuğa âdeta gömülmüştü... Acı damarlarında do- laşıyordu, teskin etmek mümkün görünmüyordu... Televizyonun sesini kısmak istiyor ancak, parma- ğını kıpırdatamıyordu. Yüksek sesten rahatsız olmasına rağmen bir türlü beceremiyordu... Ellerini uzatıyor, ulaşamıyordu uzaktan kumandaya... Sanki kumanda ondan kaçıyordu... Darmadağınık saçları, titreyen elleri, gözlerindeki çapaklar ve çöken ruh haliyle bir hayaleti andırıyordu...

Durdu... Dinginleşti... Veya o öyle sandı... Etrafını sözdü. Yok... Yok değişik bir şey yok... Rüyadan uyanmış gibi... İrileşen gözlerini göremediği için korkmasına gerek yoktu... Ya aynada kendi gözlerini görseydi?.. Birileri de bu halini görüp haber vermediği için şanslıydı... Ellerini kontrol etti, titremesi geçmişti... Yorgundu... Bezgin bir şekilde rengi solmuş uçuk dudaklarında hiç ses çıkmıyordu...

Anne ve babasının ilgisizliğini hatırladıkça buhranlar geçiriyordu... Hafakanlar basarken; kin ve nefret duyguları kabararak beynine bir balyoz gibi tesir bırakıyordu.... Sinirlerine hakim olmaya çalışıyordu ama nafile... Depresyon mu geçiriyordu ne? Bir anne baba, bu kadar duyarsız olabilir mi, vurdum duymaz olabilir mi?... Demek ki olabiliyorlar diye iç geçirdi. Kendisini yani çocuklarını bir ayak bağı olarak görüyordular hayatlarında... Bir kara lekeydi sanki... Yine gizli kalan acıları depreşmişti... Ne yapmalıydı?.. Sakinleşmek için neler yapmalıydı... Birden hatırladı; arkadaşı bir paket bırakmıştı kendisine.

"Bunu kullanınca pembe dünyalara uçacaksın" demişti. "Tüm sıkıntılardan ve acılardan kurtulacaksın..." diye de eklemişti...

Sahi öyle miydi?...

Arkadaşı "uzun zamandır kullandığını" da üstüne basa basa söylemişti...

Uzun zamandır sakinleşmek ve başka dünyalara uçmak için damarlarına bilerek zehir şırınga ediyordu... Sona doğru yaklaştığını bile bile sonunu hazırlıyordu... Yalnızlığını paylaştığı arkadaşının ikramıydı ilkin... Önceleri acı duymuştu kolunda sonra toz pembe bir dünyaya konuk olarak buluvermişti kendisini... Sıkıldıkça bu yalancı hayata postu seriyordu... Her şeyle irtibatı kesiyordu bu meret... Düşüncelerden, sıkıntılardan ve en önemlisi de hayattan... Aslında başına büyük bir belâ aldığının farkında bile değildi... Ismarlama bir hayat yaşıyordu... Çabukça sünen bir hayat... Hani dokunsan yıkılacak... Pamuk ipliğine bağlı kocaman bir balon gibi... Dünyevi bir yaşam, uçurucu bir nesne ve kurtuluşu olmayan bir boşluk... Uzunca bir boşluk... Ve bu nesne; bulunmadığı zamanlar çok daha kötü acılara maruz bırakan... Bıraktıran... Kriz ge- çirtten.... Başını duvardan duvara vurarak çıkış yolu aratan nesne....


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Beyaz güvercin... - Sayı 128
Kelimelerin dansı aşkla f... - Sayı 124
Nice sahipsiz yüzler görd... - Sayı 120
Elinde taş küçük çocuğun... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı
Geç kalan bir yazı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17455021
 Bugün : 1839
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 822988
 Bugün : 120
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 708
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim