Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3026 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

HİCRAN
Ayşe Sena Ünsal

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2004

Dağın üzerinden siyah bulutlar toplanmıştı. Anneannesine söylemişti fakat bir türlü hatırlayamıyordu. Bulutlar dağ tarafında mı yoksa deniz tarafında mı toplanırsa yağmur yağardı.

Dışarıya çıkacaktı. Fakat eskilerin gökyüzüne bakarak hava durumunu nasıl anladıkların bir türlü kavrayamamıştı.

O gün akşama kadar evde bekledi. Fakat yağmur yağmamıştı. İşyerinin bir çoğunu ertesi güne devretmişti. Fakat baktı ki dağ yağmur bulutlarını topluyordu. Demek ki bulutlar deniz tarafından gelirse yağmur yağacaktı.

Boş ver dedi kendi kendine bir gün daha böyle geçti işte. Kendisi eve mahkûmdu. Liseyi birinciliklerle bitirmiş. Tıp fakültesini kazanmış fakat tam beşinci sınıfta terk etmek zorunda kalmıştı. Kimsenin anlam veremediği bir karardı bu. Ama onun için inançları çok daha önemliydi. Fakat verdiği kararın doğru olduğuna emin olsa da içinde büyük bir burukluk vardı. Bu sene mezun olmuş ve hastalarını tedavi ediyor. Bu ne kadar adildi? Ne derece doğruydu. Evet belki bir çok vakıfta, hayır kurumlarında görevler olabilirdi. Fakat kaybettiği senelerini, hayallerini ona kim verebilecekti? Tek amacı çocuk doktoru olmaktı. Çocukları çok seviyordu. Onların hasta olup acı çekmelerine çok üzülüyordu. Sırf o küçük çocukları iyileştirmek için seçmişti bu mesleği. Öğrenimi boyunca da derslerdeki başarısı amacına sımsıkı bağlı olduğunu gösteriyordu.

Tus’u kazanma umuduyla derslerine hırsla sarılırken bu acımasız kararlar sonucunda pratisyen hekim bile olamayacağını bilmek onu yıkmıştı. Ama inançlarından taviz vermez yapısı ona bir kez daha kazanma hakkı veriyordu. Elbette ki Ahirette hakkını Allah katında isteyecek ve mükâfatını fazlasıyla alacaktı.

Zaman onun için okuma zamanı değildi. O anne olmak ve kendi çocuğuna bakmak istiyordu. Acısını, burukluğunu ancak bu şekilde hafifletebilirdi. Ve birçok çalışan kadının yapamadığını kendi yapacak başka insanlara ayıracağı vaktini ve bilgilerini bire bir çocuğuna verecekti. Mükemmel bir doktor olamadı belki ama mükemmel anne olmak için artık daha çok vakit vardı. Bu güne kadar öğrendikleri çocuğunun eğitiminde ve bakımında çok kolaylık sağlanacaktı. Hayat eksileri ve artılarıyla onun gözlerinin önündeydi. Hem kim bilir belki bir zaman sonra kurumlar örtüsüyle, inancıyla okumak isteyenlere de açık kapı bırakırdı. Neden mini eteğiyle dar pantolonuyla bir kız, kulağında küpesiyle erkekler okuma hakkına sahipken inancını simgeleyen örtüsüyle okuyamıyordu. Buna belki de hiç cevap veremeyeceklerdi. Çünkü sadece egoist bir düşünce tarzıydı. Açıklama yapmaya bile gerek duymayan.

“Çok düşündüm” dedi kendi kendine bak işte bu günde bulutlar dağın üzerine toplanmıştı. Artık çıkabilirim diye düşündü.

Hicran adını koyduğu kızının paltosunu giydirip çocuk parkına doğru koyuldu… Hayat artık onun için bir tek kızından ibaretti…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yüreğimiz kan ağlıyor!... - Sayı 73
Eğitimde çıkış noktası... - Sayı 72
ESMA’ÜL HÜSNA İLMİ ... - Sayı 66
ESKİ BİR FOTOĞRAF KARESİ... - Sayı 65
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17495397
 Bugün : 1927
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833891
 Bugün : 268
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim