Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     8902 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Öğrencime mektup
Ziya Paşa Akyürek

  Sayı: 68 - Nisan / Haziran 2011

Bir has odadan sevgimi sunduğum Sevgili Öğrencim,

Penceresi kadar düşermiş bir eve ayın ışığı. Zamanın önünde yıkılmayan can seti sevgi imiş yalnızca.

Bilir misin ayaz gecelerde beni ısıtanın ne olduğunu? Ya özlemim, haberdar mısın bilmem? İsmini sayıkladığındır sana sabahı bekleten değil mi?

Senin adına attığım adımların hiç birinden pişman olmadım. Sana dair ne varsa yapmaya çalıştığım veya yaptığım bende bir tohum gibiydi; bugün atılan, yarın olarak yeşerecek tohumlar… Tohum ekmek ne demek bilir misin?

Evvelâ mevsimlerden iyi anlayacaksın. Yazı ayırt edeceksin kıştan, ilkbaharı karıştırmayacaksın sonbaharla. Tohumların toprağa düşme zamanı, güneşle toprağın arasının en iyi olduğu zamandır.  Tohum sıcaklık ister, zaman ister can olması için. Her çınarın bir tohumu toprağa salarken unutmadığı, kendisinin de bir zamanlar bir tohum olduğudur. Bunu bilen çınarların gölgesinde yetişir en güzel fidanlar. İşte senin için ne kadar ince bir yoldan geçtiğimi ve tüm mevsimleri içimde nasıl beklettiğimi anlıyor musun?

Bir bahçıvanı, toprağı, mevsimleri en güzel anlatan fidandır sevgili öğrencim. Senin yüzündeki aydınlık bizi anlatacak yarınlara, gözlerindeki ışık söyleyecek bu milletin hayallerini ve değerlerini, attığın adımlardaki emin oluşun haykıracak tarihimizin enginliğini. Sen çok şeysin bizim için.

Yağmurların toprağına düştüğü anı, filiz verecek olan dalların kutlayacak ilkin. Her dalında ayrı neşve olacak. Her biri apayrı salınacak. Yağmurların damlasını zayi etmemek için uzatacaksın tüm varlığınla dallarını, gövdenden zerre kopmayarak. Her dalına düşen ayrı damlalar olacak ve her dalın aslından uzaklaşmadığın sürece uzandıkça uzanacak uzanması gereken yerlere. Seni besleyen toprağın değerlerin, gövden ise öğretmenindir; unutmayacaksın.

Ne kadar demek isterdim sana olan sevgimi her zaman her an… Benim her an senin yanında olmam mümkün değil;  ama sen, sana öğretilende göreceksin benim sana olan sevgimi. Uykusuz gecelerimi, dildeki hecelerimi… Odamdaki masamda yazılı kâğıdı okuyacaksın, zifir gecelerde sabah özlemiyle derdini nazma döken adamın halini.

Uykular unuturmuş bazı gözleri

Dillerinde türküsü karasevdalılar varmış

Öylesine severlermiş ki sevdiklerini

Sadece yaşatmak için yaşarlarmış

Bu mısralarda sevgimi, özlemimi, beklentimi, hayatımı hayatın kılmakla neler demeye çalıştığımı sen anlamışsındır zaten. Şiirlerle dost oldum sevdamı söyleye söyleye. Hâl meclisidir okulumuz bilirsin. Her lahza ayrı bir fasıldır. Nedeni karşılıksız sevgilerin çağladığı bir pınar olmasındandır. Hani hep derdin: “Hocam sizi çok seviyorum.” Ben de sana, “Ben de.” derdim. Şimdi sadece sevmiyorum; hem seviyor hem de okuldan çıkar çıkmaz özlüyorum.

Sizde bir gün yemek yeme fırsatım olmuştu. Hani az önce dedim ya; bizi sen anlatacaksın halinle diye. İşte o gün kalinle yani sözünle anlatmıştın sevgimizi. Demiştin ki ben sofraya oturunca: “İşte bugün ailecek bir yemek yiyelim.” Beni de aileden birisi olarak saymıştın. İşte yarım kalan sözüm kafiyesini bulmuş oldu. Bir fidanda bir çınarı görmek ne demek bilir misin? Benim tarif edemediğim mutluluğu sen nasıl anlayacaksın ki?

Sevgili öğrencim, kimsenin yakasında gözyaşı olamayan bu öğretmenin hayatta dimdik durur her zaman. Onun duruşu sizin varlığınıza bağlıdır. Eserlerini gören alkış ister elbet. Benim alkışım sizin yüzünüzdeki sonsuz gülücüklerdir. Tebessümünüze zemheri ayazı değmezse işte o zaman benim gönlümü serinleten poyrazlar esmeye başlayacaktır.

Bir gün anne ya da baba olursan hissettiklerini binlerle çarp ve demek istediğimi az buçuk anlamaya çalış. Yaşatmak için yaşamak yolunda adım attığın ilk gün yürek terlemesi neymiş öğreneceksin. İşte o an ufuklara doğru bakarsan kısık gözlerle ve bir güneşi gurubunda yakalarsan, bir nazlı tebessüm çak kaderden yana. Yüzündeki al olmuş ışıklar bir öğretmenin rüyasıdır, hülyasıdır.

Ey canımdan aziz bildiğim cennetim,

Durulduğu zamanları olur insanın, yorulduğu zamanları olduğu gibi. Ama ömür götüren kırıldığı zamanlarıdır. Mendilinde yaşlarını, gecelerde düşlerini sakladıklarından vefa beklersin. Onların bir hatırlamaları dünyalara bedeldir. Mendili ıslak kalmış hocanı unutmaman dileğiyle… Bu arada sana şiirin devamını da yazayım:

Herkese hep güzeli sunmak adına

Mehlika sultanın köyüne gitmişler

Yaşatmak demişler hayatın adına

Dağılmışlar her yana ve yemin etmişler

Hüzün denizinin dibinde yatan sevgiyi

Çıkarmak için her gün dalacaklarmış

Vurgun dahi yeseler bu yolda yine

Bir ömür ant içip kalacaklarmış…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : gökhan     22.01.2014
Yorum : çok harika, samimi ve içten. anlatım çok güzel ve edebi olmuş. sözcükler yüreğin izdüşümleri gibi. Emeğinize ve yüreğinize sağlık. :)




Ekleyen : yahya    08.05.2011
Yorum : Abim ve Hocam Senin Hissiyatını daim anlayıp yaşatma duasıyla dilinize sağlık Abim





 
Darfur'da ne var ne yok..... - Sayı 75
Darbe'ye... - Sayı 74
Bir Adam Arıyorum... - Sayı 68
Öğrencime mektup... - Sayı 68
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15882304
 Bugün : 447
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668985
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim