Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3622 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İhtilâller ve Millî hınç
Ali Erdal

  Sayı: 90 - Ekim / Aral?k 2016

Fertler gibi, aileden ümmete kadar topluluklar da, şahsiyet sahibi birer varlıktır. Topluluklar da, fertler gibi sevinir ve öfkelenir… Olayları kıyas eder, örnek alır… Hata eder, pişman olur; hayal kurar… Dostunu, düşmanını bilir… Heyecanlanır, duygulanır… Hınçlanır, bilenir… Duygularını, düşüncelerini ileriye atar, gününü bekler… Ve günü geldi mi, harekete geçer. İhtilâller karşısında milletimizin tavrında bu durumu tespit etmek mümkün…

Genç Osman’ın edepsizce hallinden ve Ulu Hakan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinden milletin haberi olmadı. Dolayısıyle millet, ihtilâlcilere karşı bir tavır gösteremedi. İstenseydi Ulu Hakan için hiç olmazsa İstanbul halkı, harekete geçirilebilirdi. Ama o değil milleti harekete geçirmek; ihtilâlcileri bir kaşık suda boğmak için yalvararak izin isteyen Ertuğrul Alayı’nı bile hareketten men etti. Bu Yahudi güdümlü hareket karşısında akim kalma üzüntüsü ve Hakanının tahtan indirilmesi, millî şuura, ihtilâller yönünden, ilk öfke tohumlarını ekti. Zamanın, unutturarak üzüntüleri giderdiği söylenir. Ama bu sefer öyle olmadı. Devlet ve milletle ilgili her olay, hele sonraki ihtilâller, milletin üzüntüsü ve öfkesini biledi.

Menderes’e, davul zurnayla bir ihtilâlin geldiği söylendi, tedbirler tavsiye edildi. Fakat o, “dediğiniz doğru, ama ben onu yapacak insan değilim” dedi ve boyun eğdi. İhtilâlin tiyatro mahkemesi, bilindiği gibi üç idam kararı verdi. Kendilerine “Millî Birlik Komitesi” diyen “gece baskıncıları”, Menderes’in idamını müzakere halindeyken bir mektup alıyorlar… Anadolu’nun ücra bir köşesinden gayet yumuşak bir tonda ‘NE OLUR MENDERES’İ ASMAYIN’ diye yalvaran bir mektup... Komite tereddütte kalıyor, saatlerce karar veremiyor. Bırakın meydanlara çıkmayı, bu neviden bin değil yüz mektup gelse idamlar olmayabilirdi. Hattâ Menderes dik dursaydı, ihtilâl yapılamayacaktı. Bu akim kalma mahcubiyeti, seçtiği başbakanını koruyamaması, millî şuurun üzüntüsünü ve öfkesini arttırdı. Ulu Hakan’ın halli ile açılan yarasına, tuz basıldı. Millet, Menderes’in idamına karşı çıkmayışına, çıkamayışına yıllardır yanıyor.

Bizim kültürümüze ve zevkimize ait olmayan “şapkasını”, ihtilâlcilerin höt demesi üzerine alıp gitmeyi marifet zanneden zat; kendisini defalarca ve ümitle iktidara getiren millî iradeye sahip çıkmadı. Çıkamadı değil, çıkmadı. Milleti, öksüz ve yetim bıraktı... Hem de kaç defa… Çaresizlik, sadece üzüntüsünü değil öfkesini de arttırdı milletin… Öfke, gününü kollayan hınç oldu… Millî hınç!.. Muhtıralar da bu minval üzere ve aynı sonuçları doğurarak geldi, geçti. Sanki on yılda bir askerin darbe yapması hak... Arada Özal’ın zehirlenme şüphesi… Millet, iktidarda ufacık bir direnme görse, misliyle destek olacak... Yine de her seçim, ihtilâl yandaşlarına tokat attı.

Bugünlere, iradesine sahip çıkılmadığı için kırık gönülle, ihtilâl ateşlerini yakan yurt dışına diş bileyerek, bu zamana kadar bir şey yapamamaktan dolayı da hınç içinde gelindi. Her şey millî hıncın damarına basıyor. Ama içerdeki ve dışarıdaki hainler, ineceği ve tuz buz edeceği hedefi kollayan millî hıncın farkında değil. Birikmiş ve sıkışmış güç, burnundan soluyor… Bir kıvılcıma bakar…

Gelelim son darbeye… Bu hengâmede, bir darbe teşebbüsü!.. 15 Temmuz!.. Kıvılcımdan öte, milletin tankı, milletin üzerine yürütüldü… Milletin üzerine ateş açıldı. Bu zamana kadar ihtilâller, sadece yönetici kadroyu değiştirmeye matuf askerî hareketlerdi. Bu teşebbüs ise sadece idarecileri değil, kimi düşman görürse öldürmeyi, millete darbe indirmeyi hedefledi. Bu zamana kadar, vahim hale gelmiş durumdan memleketi kurtarmak için ve başka çare kalmadığı için mecburen ihtilâl yapmak zorunda kalındığı iddia edilirdi. Yurt dışı tesiri gizlenirdi. Yurt dışı da tesirini gizlerdi. Bunlar, yurt dışındaki ihanet şefinin emriyle harekete geçtiklerini inkâr etmiyorlar. Arkalarında Amerika… Ve her türdeki medyasından devletlilerine kadar bütün Batı… Bunu da açıkça söylemeseler de, güçlerini göstermek için inkâr da etmediler. Dış güçler de, darbeyi kınamamakla kalmadı, yalan yanlış yayınlarıyla destek verdi. Bir Amerikalı yetkili, hainlerden “muhataplarımız tutuklandı” diye bahsetti. Açıkça devletimizi değil, kuklalarını muhatap kabul ettiklerini ifade ve itiraf eden kabalığa ve küstahlığa bakın. Darbeciler, sinsi, ikiyüzlü, askerliği istismar eden münafıklar… Birbirlerine karşı bile gizli bir çete…

Ama bu sefer durum farklı… Şapkasını alıp gidecek veya “Almanya’ya sığınacak” yüreksiz yok karşılarında… Üstelik bir işarete bakan milleti, meydanlara çağırıyor… Günü geldi… İlâhî takdirden izin ve emir... Yıldırım ol, in hainlerin tepesine millî hınç!..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali ERDAL    27.11.2016
Yorum : Çok teşekkürler Faruk!.. Takdiriniz nazarımda çok değerlidir... Selâm ve muhabbet...




Ekleyen : Faruk Aktı    21.11.2016
Yorum : Hocam genel hissiyatı çok güzel nakşetmişsiniz yüreğinize kaleminize sağlık.Saygılarımla.





 
Ne zamandan beri... - Sayı 128
Dün sadaka taşı, bugün mi... - Sayı 128
Sağlık sisteminin şifresi... - Sayı 127
Nereye kadar?... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190737
 Bugün : 6234
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778145
 Bugün : 163
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim