Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3340 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İhtilâller ve Millî hınç
Ali Erdal

  Sayı: 90 - Ekim / Aral?k 2016

Fertler gibi, aileden ümmete kadar topluluklar da, şahsiyet sahibi birer varlıktır. Topluluklar da, fertler gibi sevinir ve öfkelenir… Olayları kıyas eder, örnek alır… Hata eder, pişman olur; hayal kurar… Dostunu, düşmanını bilir… Heyecanlanır, duygulanır… Hınçlanır, bilenir… Duygularını, düşüncelerini ileriye atar, gününü bekler… Ve günü geldi mi, harekete geçer. İhtilâller karşısında milletimizin tavrında bu durumu tespit etmek mümkün…

Genç Osman’ın edepsizce hallinden ve Ulu Hakan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinden milletin haberi olmadı. Dolayısıyle millet, ihtilâlcilere karşı bir tavır gösteremedi. İstenseydi Ulu Hakan için hiç olmazsa İstanbul halkı, harekete geçirilebilirdi. Ama o değil milleti harekete geçirmek; ihtilâlcileri bir kaşık suda boğmak için yalvararak izin isteyen Ertuğrul Alayı’nı bile hareketten men etti. Bu Yahudi güdümlü hareket karşısında akim kalma üzüntüsü ve Hakanının tahtan indirilmesi, millî şuura, ihtilâller yönünden, ilk öfke tohumlarını ekti. Zamanın, unutturarak üzüntüleri giderdiği söylenir. Ama bu sefer öyle olmadı. Devlet ve milletle ilgili her olay, hele sonraki ihtilâller, milletin üzüntüsü ve öfkesini biledi.

Menderes’e, davul zurnayla bir ihtilâlin geldiği söylendi, tedbirler tavsiye edildi. Fakat o, “dediğiniz doğru, ama ben onu yapacak insan değilim” dedi ve boyun eğdi. İhtilâlin tiyatro mahkemesi, bilindiği gibi üç idam kararı verdi. Kendilerine “Millî Birlik Komitesi” diyen “gece baskıncıları”, Menderes’in idamını müzakere halindeyken bir mektup alıyorlar… Anadolu’nun ücra bir köşesinden gayet yumuşak bir tonda ‘NE OLUR MENDERES’İ ASMAYIN’ diye yalvaran bir mektup... Komite tereddütte kalıyor, saatlerce karar veremiyor. Bırakın meydanlara çıkmayı, bu neviden bin değil yüz mektup gelse idamlar olmayabilirdi. Hattâ Menderes dik dursaydı, ihtilâl yapılamayacaktı. Bu akim kalma mahcubiyeti, seçtiği başbakanını koruyamaması, millî şuurun üzüntüsünü ve öfkesini arttırdı. Ulu Hakan’ın halli ile açılan yarasına, tuz basıldı. Millet, Menderes’in idamına karşı çıkmayışına, çıkamayışına yıllardır yanıyor.

Bizim kültürümüze ve zevkimize ait olmayan “şapkasını”, ihtilâlcilerin höt demesi üzerine alıp gitmeyi marifet zanneden zat; kendisini defalarca ve ümitle iktidara getiren millî iradeye sahip çıkmadı. Çıkamadı değil, çıkmadı. Milleti, öksüz ve yetim bıraktı... Hem de kaç defa… Çaresizlik, sadece üzüntüsünü değil öfkesini de arttırdı milletin… Öfke, gününü kollayan hınç oldu… Millî hınç!.. Muhtıralar da bu minval üzere ve aynı sonuçları doğurarak geldi, geçti. Sanki on yılda bir askerin darbe yapması hak... Arada Özal’ın zehirlenme şüphesi… Millet, iktidarda ufacık bir direnme görse, misliyle destek olacak... Yine de her seçim, ihtilâl yandaşlarına tokat attı.

Bugünlere, iradesine sahip çıkılmadığı için kırık gönülle, ihtilâl ateşlerini yakan yurt dışına diş bileyerek, bu zamana kadar bir şey yapamamaktan dolayı da hınç içinde gelindi. Her şey millî hıncın damarına basıyor. Ama içerdeki ve dışarıdaki hainler, ineceği ve tuz buz edeceği hedefi kollayan millî hıncın farkında değil. Birikmiş ve sıkışmış güç, burnundan soluyor… Bir kıvılcıma bakar…

Gelelim son darbeye… Bu hengâmede, bir darbe teşebbüsü!.. 15 Temmuz!.. Kıvılcımdan öte, milletin tankı, milletin üzerine yürütüldü… Milletin üzerine ateş açıldı. Bu zamana kadar ihtilâller, sadece yönetici kadroyu değiştirmeye matuf askerî hareketlerdi. Bu teşebbüs ise sadece idarecileri değil, kimi düşman görürse öldürmeyi, millete darbe indirmeyi hedefledi. Bu zamana kadar, vahim hale gelmiş durumdan memleketi kurtarmak için ve başka çare kalmadığı için mecburen ihtilâl yapmak zorunda kalındığı iddia edilirdi. Yurt dışı tesiri gizlenirdi. Yurt dışı da tesirini gizlerdi. Bunlar, yurt dışındaki ihanet şefinin emriyle harekete geçtiklerini inkâr etmiyorlar. Arkalarında Amerika… Ve her türdeki medyasından devletlilerine kadar bütün Batı… Bunu da açıkça söylemeseler de, güçlerini göstermek için inkâr da etmediler. Dış güçler de, darbeyi kınamamakla kalmadı, yalan yanlış yayınlarıyla destek verdi. Bir Amerikalı yetkili, hainlerden “muhataplarımız tutuklandı” diye bahsetti. Açıkça devletimizi değil, kuklalarını muhatap kabul ettiklerini ifade ve itiraf eden kabalığa ve küstahlığa bakın. Darbeciler, sinsi, ikiyüzlü, askerliği istismar eden münafıklar… Birbirlerine karşı bile gizli bir çete…

Ama bu sefer durum farklı… Şapkasını alıp gidecek veya “Almanya’ya sığınacak” yüreksiz yok karşılarında… Üstelik bir işarete bakan milleti, meydanlara çağırıyor… Günü geldi… İlâhî takdirden izin ve emir... Yıldırım ol, in hainlerin tepesine millî hınç!..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali ERDAL    27.11.2016
Yorum : Çok teşekkürler Faruk!.. Takdiriniz nazarımda çok değerlidir... Selâm ve muhabbet...




Ekleyen : Faruk Aktı    21.11.2016
Yorum : Hocam genel hissiyatı çok güzel nakşetmişsiniz yüreğinize kaleminize sağlık.Saygılarımla.





 
Her şey apaçık... - Sayı 123
İranın neye ihtiyacı var?... - Sayı 122
Kırk... - Sayı 121
Kırk gün bir ölüyü bekley... - Sayı 121
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15158335
 Bugün : 3392
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640532
 Bugün : 36
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 257
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim