Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2671 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Durun kalabalıklar
Kadir Bayrak

  Sayı: 92 -

Ali Erdal Hocamızla çocuk denecek yaşta, ortaokul sıralarındayken tanıştık. Ancak dâvâsına aşinalığımız üniversite yıllarına denk gelir.

Hayata dâvâsının penceresinden bakan, fikreden, eser kaleme alan, dâvâsı için yazan, dâvâsı için susan, emsallerinden farklı bir insandı muhatabımız…

“Dâvâ ve dâvâsına sahip çıkan adam, öyle hâkim bir renk, öyle hâkim bir ses, öyle hâkim bir koku ki onu ve dâvâsını bir kez, bir anlığına görmek, duymak, hissetmek bile hayatınızın bir an’ında sizi kendisine çekmeye ve iç muhasebesi yaptırmaya yetiyor... Aslında dâvâ adamının şahsında kader, sizi hesaba çekiyor. Onu bilene, duyana, görene kadar ne yaptığınız ve yapmadığınız sizin meseleniz ama mademki artık onu bildiniz, gördünüz, duydunuz bundan sonraki hayatınızı yeniden ona göre şekillendirmek mecburiyetindesiniz. Görüşlerini kabul et veya etme ama kabul ederken de itiraz ederken de dâvâ adamı, hayatınızın merkezine yerleşmiştir artık.” (Kardelen, 80. Sayı, Sohbet)

Beşinci ve son eseri “Durun Kalabalıklar” yayınlandı. Ömrünü vakfettiği Büyük Doğu dâvâsına yakışan bir kitap çıktı ortaya.

“Necip Fazıl hakkında bir eser kaleme almak…

İçimden bir ses, uzun zamandır, bir saniye bile durma, diyor… Diğer ses: Haddini bil, yazılanları okumak neyine yetmiyor?.. Bu baş döndürücü tahterevalliyi, bir kararla durdurmalıyım…”

Eser, kaleme alınmasaydı inandığı değerler bütünü sebebiyle bir şeyler eksik kalacaktı. Emir kipiyle söylenmiş “Kitap yazın, kitap!” hitabına kendini muhatap kabul etmenin tabii neticesi olarak Durun Kalabalıklar’ın yazılması gerekiyordu.

“Onun hakkında kitap yazmakta tereddüt edenler, “damla ummanı anlatamaz” diyor. Evet, ama bir kanaat sahibi olunur, bir hükme varılır. Bunu söylersiniz! Siz anlamamış ve anlatamamış olsanız bile, onun ve eserlerinin anlaşılması için yeni bir bakış açısına, yeni bir usule vesile olmuş, yeni bir ufuk açmış olabilirsiniz. Çorbada tuzunuz olur ve bir hayra vesile olabilirsiniz.”

Rahmetli Üstad’ı merkeze aldı eserinde, Üstad’a ilişkin fikirlerini, hatıralarını paylaştı bizimle.

“Bir gün, bu memlekette, her şeyi yeniden nizamlamak mecburiyeti anlaşılacak ve o gün, -ademe mahkûmiyetin tam tersi olarak- onu hakikatiyle anlamak şart olacak.”

Eserinin giriş kısmına aldığı bu iddialı cümle; Üstad’dan bahsetmenin, ondan bir iki mısra okumanın “moda” olduğu ve onun izinden gittiklerini söyleyenlerin hayli çoğaldığı günümüzde ne ifade eder, onu okuyucu takdir edecektir ama sahibinin, bu cümlenin içinde barındırdığı mânâya şiddetle inandığına, dâvâsına muttali olduğum 1994 yılından beri tam 23 yıldır şahidim. Ve öyle zannediyorum ki o buna, eserinde anlattığı şekilde, Büyük Doğu’yu bulduğu anda inanmıştı:

“… Bir gün, benim için yeni olan bir dergi gösterdi:

–Bunu da alır mısın?

Dosya kâğıdı ebadında bir dergi… Kapakta iki arslan resmi… Alttaki uyuyor. Üstte, cami önündeki gayet heybetli!.. Yeleleri kabarmış, gözlerinden şimşekler çakıyor… Ve iki resmin arasında bir not: “Arslan uyanırken!”…

O an… Öyle geldi ki bana… Uyanan arslan Büyük Doğu’ydu ama bu kapağı her gören, bu kompozisyonun, kendi içindeki arslanın uyanışını temsil ettiğini de hisseder. Hiç tereddüt etmedim:

–Alırım!

Derginin adını bilmeden, kapak kompozisyonunu gördüm aldım...

Baktım, en üstte derginin adı… Sınıf arkadaşımın “çok kötü bir şeymiş” dediği dergi:

“Büyük Doğu… Necip Fazıl Kısakürek… Yirmibirinci yıl, 30 Eylül 1964. Sayı: 1”

“Birincilik şartlarıyla doğruluş ve doğuş.”

Benim için de öyle... (…)”

Bir insan sevdiğini nasıl anlatsın? Hele sevilen Üstad ise… Onun koyduğu ölçülere riayet ederek, sınırları aşmadan, gerçekleri de sınırlara feda etmeden… Zor iş… Durun Kalabalıklar’da bu zor işin de üstesinden gelinmiş. Üstad’ın edebiyatımızdaki, fikir dünyamızdaki, hayatımızdaki yeri matematik bir gerçeklikle tespit edilmiş, delillendirilmiş.

Şiirin, insan olmanın alâmet-i farikası; şairin de düşünen adamlar orkestrasının şefi olarak tarif edildiği bölümü takip eden “Büyük şair kriterleri” kimsenin itiraz edemeyeceği ölçüleri ortaya koyuyor. Büyük şair kriterlerinin tek tek ele alındığı ve Yunus Emre ile Üstad arasındaki benzerliklerin öne çıkarıldığı bölümler ise hayli dikkat çekici…

“Allah Türk milletini seviyor ki, “hanesinin” yıkılacağı iki buhranlı dönemde, dertlerine derman olacak iki şair ihsan etti. İki yâr… İkisi de milletlerini ruh kökünde tutan, ruh köküne yapıştıran, ruh köküyle kaynaştıran ruh ikizleri…” 

Kitabın “Takdim” bölümünde Muzaffer Doğan Ağabeyimizin çok doğru bir tespitle, Üstad’ın “sadece lafına değil çilesine de dost” olduğuna şahitlik ettiği Hocamız, son eseriyle sadece Necip Fazıl hakkında bir eser kaleme almadı, eseriyle esaslı bir şeye de imza attı: Yarının gündemini teşkil edecek Büyük Doğu davasında kendi yerini de enlem ve boylam verircesine tayin etti, gösterdi…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çocuk toprak gibidir... - Sayı 125
Anneme...... - Sayı 124
Nerelisin... - Sayı 123
Fars irfanı var mıdır?... - Sayı 122
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15885055
 Bugün : 3198
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669017
 Bugün : 37
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim