Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2773 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hangi Türkçe?
Kadir Bayrak

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Oğlum Ahmet, 9 yaşında… İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi…

Onun yaşındayken oynadığım oyunların hiçbiri ilgisini çekmiyor. Futbol dâhil… Misket, gazoz kapağı, kibrit kutusu kartonunun bizim çocukluğumuzda ne ifade ettiğinin onun için bir önemi yok. Keza pul, eski para, sakızlardan çıkan araba resimleri koleksiyonlarımın da…

Futbol da ilgisini çekmiyor dedim ya onu özellikle izah etmem gerek. Televizyonda izlediğimiz Beşiktaş maçlarında, nadiren de olsa benim heyecanıma ortak olmak adına “baba, hangisi bizim takım?” sorusuna ne kadar içerlediğimin bile farkında değil. Oturduğumuz sitenin bahçesine beraber çıktığımız bir akşamüstü, arkadaşlarıyla maç yapmaya başlamıştı. Pekiyi oynamasa bile topun peşinden koşturması hoşuma gitmişti. Gel gör ki maçın ortasında karşı takımın oyuncusuyla bir bilgisayar oyunu sohbetine dalıp maçı bırakınca artık kesin olarak kanaat getirdim; oğlumunkiyle benim çocukluğum arasında çok fark var. Kanaatimi pekiştiren başka bir hadise de Kardelen’in elinizdeki sayı konusu tespit edildikten sonra yaşandı. Şehrin diğer ucundaki havuza, yüzme kursuna götürdüğüm oğluma bir gün arkadaşı da eşlik etti. Arabanın arka koltuğunda birbirlerine neredeyse kendilerinden geçerek anlattıkları bilgisayar oyunu mevzuundan emin olun hiçbir şey anlamadım. Ön tarafta dikkat kesilerek dinledim, anlamak için gayret sarf ettim. Yok, anlamıyorum, konuşmalarında geçen yabancı terimlere o kadar uzağım ki… Anadolu Lisesi mezunu olmak sebebiyle hatırı sayılır İngilizce bilmem ve yirmi yıla yakın bilgisayar kullanma tecrübem bile cahilliğime çare olamadı.

Tek ilgi alanları -yenileri çıkana kadar- tablet, bilgisayar, cep telefonu olan, oyun deyince bu sayılanlar üzerinden sunulanları oynayan, tabiî bir netice olarak da sadece bu sayılanların getirdiği kavramlarla konuşan, Türkçesi farklı bir nesille karşı karşıyayız.

Ahmet’le benim yaşadıklarım “evlât yetiştirme” kaygısını taşıyan bütün anne babaların da ortak derdi aslında. Mevzu derin, bir o kadar da uzmanlık gerektiriyor. Çocuklarımızla aramızda, onun da ötesinde nesiller arasında her geçen gün artan bir kopukluk söz konusu. Aynı evde yaşayan, aynı yemeği yiyen, birlikte sevinip beraber üzülen hane halkı -ki bu topluluğa nineyi ve dedeyi de dâhil etmeliyiz- gönül dili dışında aynı lisanı konuşmuyor artık.

Müşahhas bir örnek verirsem meramımı daha iyi izah etmiş olacağım…

Küçük kızınız, youtube isimli internet sitesinde izlediği, ünlü bir youtuberın çektiği “nasıl slaym yapılır” isimli bir videoyu anneannesine ve dedesine anlatsa… Ninemiz ve dedemiz de teknolojiyle olan alâkalarını en son köylerinden bildikleri “lâmbalı radyo”dan sonra kesmiş olsalar ortaya nasıl bir trajikomik sahne çıkar düşünsenize… Bilgisayar ne, internet ne, youtube ne, youtuber ne, slaym ne? Sorular, sorular… Karşılarında bıcır bıcır konuşan ama kendi dünyalarından ve lisanlarından hiçbir şey söylemeyen torunlarından, nine ve dedemiz, gönül dilinden yansıyan dışında ne anlayabilir ki…

İnternet, cep telefonları aracılığıyla bir dil peydahlandı, benim anlamakta zorlandığım, babamın, dedemin hiç anlamadığı... İlkokul sıralarında kullanılan cep telefonlarına bile hâkim bir dil, bu. Bu dili kullanan çocuklar tarhana çorbası içmiyor, henüz onun ayakta içileni icat edilmedi, zira. Damak zevkleri bizimkinden farklı... Giyimi, kuşamı, eğlence anlayışı ha keza... Lâfı uzatmaya gerek yok, bugün sokağa, sosyal medyaya, cemiyete hâkim olan dil, bizim dilimiz değil. Türkçe, bu değil. Aynı dili konuşmayınca aramızdaki mesafeler uzuyor, artıyor, Allah korusun kapanmayacak hale geliyor. Ne yapacağız o zaman, bugüne kadar ne yapmalıydık, bundan sonra yapılması gerekenler ne…

İnterneti yok sayabilir miyiz şimdi? Cep telefonlarını bir gecede hayatımızdan silip atabilir miyiz? Hayır. Ama bir şeyler de yapmamız gerekiyor. Evet, gençliğe bir şeyler oluyor; kapitalist dünya, paranın, maddenin dünyası kendi fikrine göre gençliği yoğuruyor. Sen eşyaya hâkim değilsen, hâkim olan bu hakkını sonuna kadar kullanır. Kullanıyor zaten.

Eşyanın hakikatini anlamadık. “Allahım, eşyanın hakikatini bana olduğu gibi göster.” hadisinin bütün zaman ve mekâna hitap edici yönünü göremedik. Eşyaya, yani her şeye hâkim olmak için önce bu inceliği anlamak gerekirdi ya, biz onu da anlayamadık.

Televizyon, sinema, internet, cep telefonları, gazete ne kadar bizimse, gençlik de, onun kullandığı dil de o kadar bizimdir.

İşe buradan başlamak gerekiyor, bence…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türk kimliği... - Sayı 129
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Sû-i zan


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17565172
 Bugün : 468
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 845883
 Bugün : 156
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 216
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim