Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3924 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Her ?eye ra?men ve hal? var oldu?una inandy?ymyz D???NEN ADAM?A
Kardelen Dergisi

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

“Adriyatik’ten Çin Denizi’ne!..” Bu geniş sahada Türkçe bilen meramını anlatabilir. Pek çok ülkede, hatırı sayılır miktarda Türk ve Türk- çe bilen var. İstiklâllerini kazandıkları söylenen soydaşlarımız, yavru kuş misali gözümüzün içine bakıyor. Gerçek şahsiyetimizle meydana çıksak, yanıbaşımızda yer alacak İslâm âlemi ve Batı‘nın “geri kalmış” deyip dudak büktüğü ülkeler de cabası... Dünya, dünya olalı böyle bir potansiyel görmüş müdür?.. Ama bu potansiyeli kucaklayacak bir yayından söz edemezsiniz. Bırakın bu potansiyeli kucaklayacak yayını, ülkemiz insanına tam olarak ulaşma hayali bile kurulamaz. “Adriyatik’ten Çin Denizine” gerçeği düne kadar bu sözü ağzına almayı suç sayan politikacıların seçim malzemesi şimdi... Yer yüzünde Türkçe konuşan yarım milyar insana rağmen, en kabadayı kitabın baskısı bile 4 basamaklı sayıyı aşamıyor... Bin bir zorlukla piyasaya sürülebilenlerin ömrü de bir baskılık... Kalemle geçinmenin hayali bile lüks olan bu ülkede, kalem faaliyetleri ikinci iş... Bazı mürekkep yalamışların “hobisi” sizin anlayacağınız... Kültür merkezimizde çıkan günlük gazetelerin toplam trajı 3.5 milyon... Yaşama “şansını” fikir dışı “oyunlarda” arıyor hepsi... Mahallî gazetelerin resmî ilân pastasından pay kapmak için çıkması, eli kalem tutanlarca bile yadırganmıyor...

Ekolleşme istidadındaki bir kaç dergi, kurucularından sonra neşir hayatında görünmez oluyor. Bizimkinden daha geniş dergi mezarlığı olan bir ülke bileniniz var mı? Yine de bir araya gelen her toplulukta ilk akla gelen faaliyet -ne büyük bir fikir açlığı içindeymişiz ki- “dergi çıkarmak” oluyor. Uzun lafın kısası “kurban olam kalem tutan ellere” diyen bir millet, fikirce çorak bir zemin üzerindedir şimdi...

Bu zeminin, -enflasyondan teröre- her felaketin tarlası olduğu nasıl anlatılabilir?.. Ve bu şartlarda, bir fikir dergisi çıkarmak akıl kârı mıdır?

Şu zamanda ve böyle bir zeminde, kurumun kültür tahsisatını “kitabına uydurarak” kapmak ve kurumun mallarını kendisi ve yandaşları için “okutmak” becerisindeki açıgözler dergi çıkarır. Kozasında ölmeye razı böcekler gibi, dar çevreye hitapla yetinen mütevazi kahramanlar dergi çıkarır... Cepleri bol parayla doldurulan ve Türk kültürünü yıkmakla görevlendirilmiş kişicikler, fuhuş dedikodularını fiyakalı şekilde ele alan dergiler çıkarabilir. Cemiyet, bütün bunları anlar... Fakat fikir ve kültür dergisi çıkarılmasını anlayamaz... Öldürülünce cesedi, fikir düşmanı magazin gazeteleriyle örtülecek olanlar için fikir dergisi çıkarmayı düşünenler, uzaydan gelmiş yaratıklar gibidir. Şairin, “Melâli anlamayan nesle aşina değiliz” dediği gibi, biz de “fikri anlayan nesle aşina değiliz...”

Ama kökü kazınmak istense de, “Oku!” ve “Düşün!” diyen bir kültürün içinde “düşünen adam” nesli tükenmiş dinazor olamaz. Küsüp köşesine çekilmiş bu “yalnız gezen yıldızlar” bulunabilirse onlarla “bir maya tutturulabilir.” Buna da inanmazsak, ne olur sonra halimiz?..

Biz; tehlikeleri bilmemenin verdiği cesaretle ortaya atılan maceracılar değiliz! Bir kısmını ifadeye çalıştığımız menfî şartlara rağmen, Kardelen’i çıkarabildik... Hiç bir zengine eyvallah etmemeyi, resmî ve özel ilân dilenmemeyi, “abone olun” diye kimseye yalvarmamayı ve dostlarımıza bile “hatırımız için dergimizi satın alın” dememeyi göze alarak...

Sen; bu yazıyı okuma lütfunda bulunan kişi! Bu şartlara rağmen, sonsuza taşma kapasitesindeki imanın ve fikrin dergisini çıkarmak azmindeki kalemlere (tımarhaneye atmayı düşünmüyorsan); nasıl bir muameleyi yakıştırırsın?.. Dergilerine -en azından- abone olur, abone bulur musun?.. “Can suyu” dökerek, “ciğerimizden kan çekerek” yetiştirmeye çalıştığımız Kardelen’imizi, “Oh oh, pek de güzel maşallah” diye sırtımızı sıvazladıktan sonra, daha sırtımızı dönmeden çöpe mi atarsın?.. Dergimizi görmeyene, -talep olursa- bir örnek sayı takdim edebiliriz…

En büyük devletimizin, medeniyetimizin ve kültürümüzün doğduğu topraklardan, FİKRİN DEĞERİNİ BİLENLERE; fikirsizlik kışına rağmen çıkan Kardelen’i sunuyoruz!..

GERİSİ SANA KALMIŞ!..

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : H?seyin    
Yorum : Ben Karanlık dağlarından kopup gelen bu topraklara yerleşen ama fikrin değerini bilmeyen veya öğretilmeyen nesil denim.Bu topraklarada l8OO yıllarından beri benim hep başım ağrıyar inanın elimi başıma koyamıyorum içini hiç bir şeyle dolduramıyorum.Doldurmaya bir şeyler araştırmaya öğrenmeye kalktığımda benim şidettli bir baş ağrısı başlıyor.Rüyalarımda benim kafa derimi yüzüp deve gerdanını derisini kafama yapıştırıp sarıp güneşte kuruması için ellerimi kollarımı sımsıkı bağlıyorlar kimi garptan kimi şarktan. Bağlatmadan hemen uyanıyorum uyanıyorumda hemen başım ağrıyor başıma korkunç ağrılar giriyor gözümü kapıyorum Juan juan ları görüyorum yoksaben Mankurtmu oluyorum.Yok yok oldum herhalde. Bak yine başım ağrıyor yatmaya gidiyorumben.Size Başarılar inşallah başarırmısınız bilemem.




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : hagimiz o nesilin dışında bir tarifteniz ki, bu çağa doğmuş olmakla başlıyor iş... başağrısız, bir sağlığa kavuşmak ne mümkün, çünkü hasta doğduk, marazlı bir yüzyıla ve geleceğe doğduk. çok fenni bir iklim nasıl çatılır, şifa lokmanın elindeki kağıt mıdır... tohum bile çatlarken acıyarak çıkar; dağ yontulur, gök çalkanır, gövde sarsılır; her şeyin bir yürüme tarzı vardır... rahvanı vardır, tırısı vardır; ama fikir ışık hızıdır... demek 1800 yılımız var elimizde, o halde güneşi kesesine sığdıracak bir dimağ var bizde, bununla bütün başağrılarını geçirecek bir terkip elde edilebilir... sıçramak için gerilemek neyse, düşünmek için başağrısı odur... oyüzden yanlış düşüncelere kapılmayın, doğru yoldasınız, düşünmekten vaz geçmeyin, hatta daha fazla başınız ağrısın, biraz daha derin düşünmeye cüret edin... başarmak böyle bir şeydir işte... başarmak küsmeyi bırakmaktır. bu çağda kimsenin küsmeye hakkı yok çünkü... sevgi ve muhabetle...





 
Kardelenden haberler... - Sayı 123
Kalem erbabına...... - Sayı 123
Gelecek sayı (124) konusu... - Sayı 123
Kardelenden Haberler... - Sayı 122
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15147495
 Bugün : 426
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640288
 Bugün : 49
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim