Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2045 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bilecikli yazarlar toplantısındaki konuşma
Kardelen Dergisi

  Sayı: 101 -

Ali ERDAL:

Bu topluluk, kalemi esas alan bir topluluk, kalemi merkeze alan bir topluluk. Öyleyse bu topluluğu, şair diliyle; en büyük şairimiz diyebileceğimiz Yunus’un diliyle selâmlamak münasip olur:

“Bilmeyen ne bilsin bizi;

Bilenlere, selâm olsun!”

Şair diliyle dedik, öyle devam edelim… Bir başka şair de “Hayâlî cihan değer” demiş. Hayali, cihana değenin, hakikatinin değeri ne olur?

Bunu söyleyenin mahlâsı “Hayalî”… Öyle şeyler var ki, hayali bile cihana değer derken, bir yandan da, “Hayalî, senin değerin bir gün anlaşılır.” diyor Biz bir bakıma bu duyguları taşıyanlar olarak, haliyle değerimizin anlaşılmasını istiyoruz. İşte bu toplantı, yapılmasını hayal etmek bile cihana değecek bir toplantı.

Ben şahsen düşünemiyordum, Bilecikli yazarları toplayacak bir kurum, kuruluş, topluluk, cemiyet, dernek var mıdır? Böyle bir şeyi hayal dahi edemiyordum. Hakikat oldu… Hakikatine ne değer, siz takdir edin.

Bizi birbirini tanıması gereken değerde insanlar olarak görmüşler, bir araya gelmemizde fayda olacağını düşünmüşler, bir araya getirmişler, demetlemişler. Öyleyse buraya gelenlerin hepsi, sayın Başkanım başta olmak üzere, bütün herkes bunun takdiri içersinde.

Öyle kelimeler var ki, aslında ölmesi gerekirken uzun yıllar yaşıyor. Meselâ ‘ocak’… Eski ısınma ve yemek pişirme mekânı. Artık hayatımızdan çıktı. Öyle ki, ocağı bugün ancak ihtiyarlar hatırlayabiliyor. Unutulup gitmesi gerekir. Ama öyle olmuyor. Atasözlerinde, deyimlerde, şarkı ve türkülerde yaşıyor. Hattâ bazı sivil toplum kuruluşlarının ismi içinde geçiyor.

Kalem de öyle… Bugün kalemin bir eşya olarak, yazma aracı olarak hayatımızdan çıkma yolunda olduğu muhakkak. Ama buna rağmen ‘kalem’ mânâsıyle yaşıyor. Türkümüz, “Kurban olam, kalem tutan ellere!” diyor; atasözümüz: “Kalem, kılıçtan üstündür.” diyor.

Kafka: “Kalem” diyor, “yazarın, düşünen adamın elinde bir araç değil, organlarından biridir.” diyor.

Sait Faik, bir sıkıntı, buhran geçiriyor, her ne sebeple ise, yazmaktan vaz geçiyor. Bir zaman sonra, “Yazmadan duramayacağım” diyor. “Elime kalemi aldım… Yonttum…” Kurşun kalem… “Öptüm ve yazmaya başladım.”

Sezai Karakoç, “Kalem, yazmak zorundadır” diyor.

Bu sözlerin de üstünü var… Üstad Necip Fazıl, “Kitap” başlıklı yazısına, “Yeni bir görüş ve duyuş mimarîsinin toprak üstünde sarayını kuracak tek vasıta, kitap” diye başlıyor…

Demek ki, yeni ve eski… Dün dünyayı inşa eden kalemdi, yarın da inşa edecek olan kalemdir.

Kılıç fetheder; kalem inşa eder. Zaten kılıcı da, yapan ustayı da, kılıcı kullananı da yetiştiren kalem değil midir?

Bütün bu söylediklerimin daha da üstünü var…

Allah, Habibine kefil oluyor; ve bu kefaletini de kalem üzerine yemin ederek beyan ediyor:

“Kaleme ve yazdıklarına andolsun!” Kalem suresinde…

Kalemden ari olmak, hiç kimse için mümkün değil.

Klavye, daha müsait bir yazma aracı olsa da, onun yerine kullanılsa da, mânâsı itibariyle onun yerine geçemeyecektir. Klavye ile yapılan iş de, faaliyet olarak, klavye ile yaptığımız iş, “kaleme almaktır”…

Öyleyse bu topluluğa yapılabilecek en güzel hitap, “KALEM ERBABI” olur. Buradaki herkese, Sayın Başkanım başta olmak üzere, yapılabilecek en uygun hitap, “KALEM ERBABI” olur.

Ey kalem erbabı!.. Ey kalem erleri!..

Biz yalnız gezen yıldızlardık, bizi bir araya getirdiler. Tespih taneleri gibi köşelerimizde belki münzevi, belki münkesir, belki üzgün yıldızlardık. Bizi buraya getirdiler, bir araya getirdiler ve tespih gibi dizdiler…

Bilecik ve çevresi, ey kalem erbabı, her hangi bir yer, her hangi bir toprak değildir. Daire üzerinde her nokta başlangıçtır ve sondur. Aynen bunun gibi, toprak da bazı fikirler ihtiva ediyorsa, orada fikirler neşvünemâ buluyorsa, orada bazı fikirler yaşanmışsa, o toprak için fikir olmak, mânâ olmak, ruh olmak, zaman olmak vardır. O toprak mekân olmaktan çıkmış, terfi etmiştir. Artık Bilecik ve çevresi fikir olmuş, mânâ olmuş, zaman olmuştur. Bu söylediklerime de, toprağın mânâ ve fikir olabileceğine delil olarak da Mekke şahittir, Medine şahittir, Kudüs şahittir. İstanbul şahittir… Hattâ Bursa şahittir, Kırkpınar şahittir, Akşehir şahittir!

En büyük devletimizin kurulduğu toprakların yazarları!.. Kayı boyu kalemleri!.. Şimdi bir araya geldikten, getirildikten, tespih gibi dizildikten sonra, şimdi toplantı bitince, ipi kopmuş tespih taneleri gibi, köşelerimize çekilip gidecek miyiz?

Siz değerli büyüklerime, kardeşlerime, arkadaşlarıma teklif ediyorum… Bu güzel başlangıcı devam ettirelim. Ve buradan da öyle bir kararla çıkalım.

Kayı boyu kalemleri, kalemimiz keskin olsun, kalemimiz etkin olsun!..


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Bu kimdir... - Sayı 128
İktibas ... - Sayı 128
Acıyorum... - Sayı 128
Kardelenden haberler... - Sayı 128
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190521
 Bugün : 6018
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778143
 Bugün : 161
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim