Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1414 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hesaba Çekilmeden
Ali Erdal

  Sayı: 112 -

Ehemmiyetsiz gibi görünen öyle ölçüler var ki, değeri ancak riayet edilmediğinde zuhur eden felâketlerden sonra anlaşılabilir. Son yüzyılda bunun örnekleri pek çok...

Bir eserde görmüştüm… Seçme bir askerî birliğe komutan tayin edilecek… Adaylara imtihanda soruluyor: “Savaşta nefer ve komutan en çok neye dikkat etmeli? Görevlerin aksaması halinde kimler nasıl zarar görür?”

Şu cevabı veren, seçme birliğe komutan olmak şerefi kazanıyor:

“Nefer yakın çevresini iyi görmeli, komutan ise bütünü… Nefer etrafını iyi görmezse kendisini öldürtür; komutan da geneli görmezse, askerlerini öldürtür. Lâzım olan, bütünü iyi gören komutan emrinde, detayları iyi gören askerler…” İkisini şöyle birleştirebiliriz: İşini en iyi yapanlar, sorumluluğunu tam bilenler ve ona göre hareket edenler… Liyakatli kişiler.

Bu, sadece seçme birliklerin değil, her sahadaki sıradan kişi ve kurumların bile vasfı... Hattâ hayatta her şeyin… İşte o zaman sağlam nizam kurulmuş olur. Ağaçta tek gövdeye bağlı dallar ve dallardan sarkan meyvalar… Güneş etrafında gezeğenler ve aksamayan sistem misali yaşanabilir dünya… Arı beyi etrafında işçi ve asker arılar ve bu nizamın ürünü bal… Milletin seçtiği sivil otorite… Bu otorite yönetiminde alanını ve haddini bilen kurumlar… Böyle olursa, analar evlâtlarını güven içinde askere gönderebilir, gençler arkadaşlarını “en büyük asker, bizim asker” diye kükreyerek uğurlayabilir. Beşikteki çocuk babasını mışıl mışıl uyuyarak bekleyebilir…

“Peygamber Efendimiz, sahâbîleriyle konuşurken bir bedevî sorar:

–Kıyâmet ne zaman kopacak?

Efendimiz sözlerini kesmeden devam buyururlar. Konuşmalarını bitirince:

–Kıyâmet hakkında soru soran nerede?

–Buradayım, ya Rasûlâllah!

–Emanet zâyî edildiği zaman kıyâmeti bekle!

–Emanet nasıl zâyî olacak?

–Emanet ehil olmayana verildiği zaman kıyâmeti bekle!” (Buhârî)

Başımıza ne geldiyse, bu idrakten mahrum olmamız yüzünden geldi ve gelmekte… Bu yüzden hakkını ve haddini bilmeyen kurumlar birbirini yedi (ve yemekte)… Gücünü milletten aldığı halde, paşaların karşısında hazan yaprağı gibi titreyen siyasîler, yumruğunu beyin zanneden komutanlar, terazisini silâh gibi kullanmak isteyen hukukçular yüzünden… Höt denilince, süt dökmüş kedi gibi el pençe divan duran fikirsiz ve korkak siyasîlerle; bir sağdan bir soldan adam asmayı adalet zannedecek, üstelik bunu övünerek anlatacak kadar idrak ve irfan yoksunu komutanlar yüzünden… Düşmanın “ipeğine” tamah eden hainler ve Batıcı, sözüm ona aydınlar yüzünden… Milletin seçtiği bir başbakana, “sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor” diyecek kadar hakkı, adaleti hiçe sayan, üstelik şahsiyetsizliğini ilân edecek kadar utanmaz hukukçular yüzünden… Onların yüzünden devlet adamları ve gencecik fidanlar asıldı… Milletin, taşı sıksa suyunu çıkaracak evlâtları, birbirine kırdırıldı… Millet kamplara bölündü… Kardeş kardeşe işkence yaptı…

Zulme bakın… Darbe ortamı meydana gelsin diye, omuz omuza vermesi gereken gençler karşı karşıya getirildi… Üstelik bu yaptıklarına “iti ite kırdırmak” diyerek, kendilerini strateji dehası gördüler ve gösterdiler… Görevini; sorumluluğuna göre değil, yurt dışına bağlı çetelerden aldığı emirlere göre yapanlar yüzünden devletin dişlileri birbirini kırıyor. Bunların içinde –er veya komutan–hain olanlar da var, sorumluluğunu bilmeyen gafiller de… Ortak noktaları, bulundukları yerlere lâyık olmamak... Liyakatsizlikte –hem kişi, hem ölçü bakımından– hangi seviyedeyiz, muhalefetin bir cumhurbaşkanı adayı bulamayışından, buna rağmen “erken seçim” yaygarası koparabilmesinden anlayın.

Dünyanın her yerinde kıyametler kopuyor. Ülkemizde kıyametler kopuyor… Evimizde kıyametler kopuyor… Kendimizde kıyametler kopuyor… Liyakatsizlik, gafletin, başarısızlığın hattâ hainliğe zemini, tarlası…

“Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” (Mümin, 19). Ve ona göre hesaba çeker… Ne mutlu “hesaba çekilmeden kendini hesaba çekenlere”… İşte liyakat ölçüsü budur…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ne zamandan beri... - Sayı 128
Dün sadaka taşı, bugün mi... - Sayı 128
Sağlık sisteminin şifresi... - Sayı 127
Nereye kadar?... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190772
 Bugün : 6269
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778147
 Bugün : 165
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim