Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1224 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Adaleti Sağlayacak Ruh
Kadir Bayrak

  Sayı: 112 -

Liyakat… Ehil olanın, lâyık olanın, yaraşır, yetenekli, yeterli olanın; boş olan, boşalan, ihdas edilen bir makama, mevkie uygun görülmesi, atanması, seçilmesi…

Bu kısa tariften, liyakatin ilk bakışta görünen üç sacayağının olduğu anlaşılıyor; atama bekleyen bir makam, mevki, o makama, mevkie atanması, seçilmesi düşünülen adaylar ve karar verici, seçici bir üst mercii… Bir de görünmeyen ama makama, adaylara ve karar vericilere sirayet etmesi arzu edilen bir yön daha var; adaleti sağlayacak ruh… Makama kıymet katacak, adayların ve karar vericilerin tercihlerini kontrol altında tutacak ve şekillendirecek bir üstün fikir, iman…

Kavram olarak iman ettiğimiz esasların içinde yer almakla birlikte millet olarak gündemimize girişi, devlet ve cemiyet olarak mânâsına zıt hayat sürmeye başladığımız ikinci Viyana kuşatmasından sonra… Anadolu’yu vatan edindiğimiz günlerden haşmetiyle bütün dünyaya nizam veren büyük devletin büyük lideri Kanunî’ye kadar geçen 5 asırlık dönemde, ancak aranırsa bulunacak az sayıdaki istisnalara rağmen, mânâsına ters düşen uygulamalarla zihinlerde yer eden bir kavram değil…

Lafı eğip bükmeye gerek yok. Anlaşılıyor ki işi ehline vermek, iman edilen dinin, İslâm’ın bir emri. Tarih şahit, bu emre uygun hayat sürülen dönemlerde zirveler görülmüş, o emre aykırı yaşanılan dönemlerde de aşağıların aşağısına düşülmüş… Tanzimat’tan bugüne, cemiyetin her sahasında yaşanılan hayal kırıklıkları, düşüşün devam ettiğinin ve henüz dibi görmediğimizin emareleri.

Hayatın her alanında, liyakat, esas… Ama günümüzde üç alandaki liyakatsizlik, o kadar çok ön plana çıkıyor ki neredeyse ihanet derecesinde; adalet, eğitim ve tarım…

Mülkün temeli olan adaletteki liyakatsizliğin, devletin temellerini sarstığını söylemeye bilmem gerek var mı? Toplumda infial meydana getiren suçların faillerinden bir kısmının serbest bırakıldığına, tutuklansa bile kısa bir süre sonra salıverildiğine dair haberleri basında sıkça görüyor, hattâ bu kişilerin sosyal medya baskısıyla yeniden gözaltına alınıp tutuklandıklarına şahit oluyoruz. Cezalar, ne mağduru ne cemiyeti ne de vicdanları tatmin ediyor. Cezaevleri ağzına kadar dolu, buna rağmen artan suç ve suçlu sayısı sebebiyle yetersiz kalıyor. Teknik altyapıda başarılan güzel gelişmelere rağmen dâvâlar uzayıp gidiyor, geciken kararlar adaleti tesis etmiyor. Durumdan, tedbir alma ve çare bulma mevkiindeki yetkililer bile şikâyetçi.

Eğitimin hali, adaletten farklı değil. Sürekli değişen sistem içinde tek değişmeyen çoktan seçmeli test usulüyle eğitilen ve tek amaçları, tek dertleri 4 yıllık bir fakülte kazanmak olan tek tip öğrenciler yetiştiren bir eğitim sistemi… Buna göre dizayn edilmiş okullar, sınıflar, idareciler, öğretmenler… Sınav başarısına göre kıymet gören çocuklar, veliler… Sınavda başarı gösteremeyeceği anlaşılan çocukların hayatın başka bir alanına hazırlanmasını üstlenen ve bu işin hakkını veren öğretmen ve idareci sayısını sormaya cesaret edemiyor insan.

Ruhunu inşa edemediğimiz neslin, maddesini de kaybetmek üzereyiz. Yedi iklim ve dört mevsimin hüküm sürdüğü Anadolu’nun bereketli toprakları ya ekilmiyor, ya ekonomik şartlar veya anlamsız yasaklar yüzünden ekilemiyor. Adına hibrit denilen, nesli ve gıdayı ifsat etmekle maruf ülkeden ithal edilen tohumlarla ırzına geçilen toprağımız, ata tohumlarına hasret… Yakınımızda cereyan eden savaş sebebiyle orantısız bir şekilde artan gıda fiyatları, öğrenince her vatan evlâdının kahrolduğu ithal edilen ürünler, bitme noktasına gelen hayvancılığımız ve daha neler neler tarım alanında liyakatli idarecilere ihtiyacımızı haykırıyor…

Yazının girişinde, “makama, adaylara ve karar vericilere sirayet etmesi arzu edilen bir yön daha var; adaleti sağlayacak ruh” demiştik. Kanaatimizce işin sırrı, o ruhta.

Her şeye rağmen bugün, eğer ortada bir başarı varsa işgüzarlık ettiğimizi varsayın ve bu yazıyı çöpe atın. Ama yok tam aksi fikirdeyseniz o zaman başta adalet, eğitim, tarım olmak üzere hayatın her alanındaki tercihler, seçimler, atamalar vs Tanzimat’tan beri hangi ruha göre yapıldıysa o ruhu hesaba çekin.

O ruhu hesap vermeye davet ediyoruz…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ferhat dagdelen    03.07.2022
Yorum : Evet, mahkum edilmesi, sorgulanması gereken milleti aşağılayan o ruhdur.





 
Türk kimliği... - Sayı 129
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Sû-i zan


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17565154
 Bugün : 450
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 845881
 Bugün : 154
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 216
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim