Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     899 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Adaleti Sağlayacak Ruh
Kadir Bayrak

  Sayı: 112 -

Liyakat… Ehil olanın, lâyık olanın, yaraşır, yetenekli, yeterli olanın; boş olan, boşalan, ihdas edilen bir makama, mevkie uygun görülmesi, atanması, seçilmesi…

Bu kısa tariften, liyakatin ilk bakışta görünen üç sacayağının olduğu anlaşılıyor; atama bekleyen bir makam, mevki, o makama, mevkie atanması, seçilmesi düşünülen adaylar ve karar verici, seçici bir üst mercii… Bir de görünmeyen ama makama, adaylara ve karar vericilere sirayet etmesi arzu edilen bir yön daha var; adaleti sağlayacak ruh… Makama kıymet katacak, adayların ve karar vericilerin tercihlerini kontrol altında tutacak ve şekillendirecek bir üstün fikir, iman…

Kavram olarak iman ettiğimiz esasların içinde yer almakla birlikte millet olarak gündemimize girişi, devlet ve cemiyet olarak mânâsına zıt hayat sürmeye başladığımız ikinci Viyana kuşatmasından sonra… Anadolu’yu vatan edindiğimiz günlerden haşmetiyle bütün dünyaya nizam veren büyük devletin büyük lideri Kanunî’ye kadar geçen 5 asırlık dönemde, ancak aranırsa bulunacak az sayıdaki istisnalara rağmen, mânâsına ters düşen uygulamalarla zihinlerde yer eden bir kavram değil…

Lafı eğip bükmeye gerek yok. Anlaşılıyor ki işi ehline vermek, iman edilen dinin, İslâm’ın bir emri. Tarih şahit, bu emre uygun hayat sürülen dönemlerde zirveler görülmüş, o emre aykırı yaşanılan dönemlerde de aşağıların aşağısına düşülmüş… Tanzimat’tan bugüne, cemiyetin her sahasında yaşanılan hayal kırıklıkları, düşüşün devam ettiğinin ve henüz dibi görmediğimizin emareleri.

Hayatın her alanında, liyakat, esas… Ama günümüzde üç alandaki liyakatsizlik, o kadar çok ön plana çıkıyor ki neredeyse ihanet derecesinde; adalet, eğitim ve tarım…

Mülkün temeli olan adaletteki liyakatsizliğin, devletin temellerini sarstığını söylemeye bilmem gerek var mı? Toplumda infial meydana getiren suçların faillerinden bir kısmının serbest bırakıldığına, tutuklansa bile kısa bir süre sonra salıverildiğine dair haberleri basında sıkça görüyor, hattâ bu kişilerin sosyal medya baskısıyla yeniden gözaltına alınıp tutuklandıklarına şahit oluyoruz. Cezalar, ne mağduru ne cemiyeti ne de vicdanları tatmin ediyor. Cezaevleri ağzına kadar dolu, buna rağmen artan suç ve suçlu sayısı sebebiyle yetersiz kalıyor. Teknik altyapıda başarılan güzel gelişmelere rağmen dâvâlar uzayıp gidiyor, geciken kararlar adaleti tesis etmiyor. Durumdan, tedbir alma ve çare bulma mevkiindeki yetkililer bile şikâyetçi.

Eğitimin hali, adaletten farklı değil. Sürekli değişen sistem içinde tek değişmeyen çoktan seçmeli test usulüyle eğitilen ve tek amaçları, tek dertleri 4 yıllık bir fakülte kazanmak olan tek tip öğrenciler yetiştiren bir eğitim sistemi… Buna göre dizayn edilmiş okullar, sınıflar, idareciler, öğretmenler… Sınav başarısına göre kıymet gören çocuklar, veliler… Sınavda başarı gösteremeyeceği anlaşılan çocukların hayatın başka bir alanına hazırlanmasını üstlenen ve bu işin hakkını veren öğretmen ve idareci sayısını sormaya cesaret edemiyor insan.

Ruhunu inşa edemediğimiz neslin, maddesini de kaybetmek üzereyiz. Yedi iklim ve dört mevsimin hüküm sürdüğü Anadolu’nun bereketli toprakları ya ekilmiyor, ya ekonomik şartlar veya anlamsız yasaklar yüzünden ekilemiyor. Adına hibrit denilen, nesli ve gıdayı ifsat etmekle maruf ülkeden ithal edilen tohumlarla ırzına geçilen toprağımız, ata tohumlarına hasret… Yakınımızda cereyan eden savaş sebebiyle orantısız bir şekilde artan gıda fiyatları, öğrenince her vatan evlâdının kahrolduğu ithal edilen ürünler, bitme noktasına gelen hayvancılığımız ve daha neler neler tarım alanında liyakatli idarecilere ihtiyacımızı haykırıyor…

Yazının girişinde, “makama, adaylara ve karar vericilere sirayet etmesi arzu edilen bir yön daha var; adaleti sağlayacak ruh” demiştik. Kanaatimizce işin sırrı, o ruhta.

Her şeye rağmen bugün, eğer ortada bir başarı varsa işgüzarlık ettiğimizi varsayın ve bu yazıyı çöpe atın. Ama yok tam aksi fikirdeyseniz o zaman başta adalet, eğitim, tarım olmak üzere hayatın her alanındaki tercihler, seçimler, atamalar vs Tanzimat’tan beri hangi ruha göre yapıldıysa o ruhu hesaba çekin.

O ruhu hesap vermeye davet ediyoruz…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ferhat dagdelen    03.07.2022
Yorum : Evet, mahkum edilmesi, sorgulanması gereken milleti aşağılayan o ruhdur.





 
Nerelisin... - Sayı 123
Fars irfanı var mıdır?... - Sayı 122
Hesaplaşma zamanı... - Sayı 120
Vah benim halime!... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15153592
 Bugün : 6523
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640431
 Bugün : 192
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim