|
İnsan kalma savaşımız Zaimoğlu Sayı:
129 - Temmuz / Eylül 2026
 Yapay zekâ insanı ve insanlığı bitirmek için mi icat edildi? Sanki öyle dedirtiyor insana…
Yazılımını yapanlar kendilerini ilâh yerinde görüyorlar sanki. Yapay zekâ (YZ) ile ne yapıyorlar? O YZ güya insanın yerine düşünüyor, yazıyor, çiziyor, ödev yapıyor, araştırma yapıyor, her alanda rapor düzenliyor, beste yapıp şahsı olmayan bir sese şarkı söyletiyor; robot şekline bürünüp eş oluyor. Daha? Öper, öpülünce güler, tatmin eder, orgazm olmuş rolü yapar; asker olur, savaşır; ama hissetmez, acıkmaz, susamaz; yorulmaz, uyumaz; acı ve ıstırap çekmez vs vs ile devam eder ve ÖLMEZ! Ölemez. “Fişim çekilirse biterim” diyor, (onunla sohbetimde bana böyle söyledi) ama tekrar fiş takılınca veya enerjiye herhangi bir şekilde ulaşınca “kaldığım yerden başlar, devam ederim” diyor kendisi… Yani bana ölüm yok diyor. Fakaaat insan acı çeker, hisseder, hayâl eder; bütün kâlp melekelerine mâlik ve ölür. Ama ölünce dünyaya, hayata geri dönemez! Ruhu uçmuştur.
İŞTE YAPAY İLE GERÇEK ARASINDAKİ FARK BUNDAN İBARET: Ruh… YZ'nın robotu ile
gerçek insan arasındaki fark bu: İnsan bir gün tükenecek, ölecek; oysa yaşarken yorulacak, acı çekecek, hayâl edecek, acıyacak, acıkacak, susayacak, rüya görecek, üzülecek, sevinecek, âşık olacak. İnsan böyle; duyguları, iradesi ve vicdanı ile insan...
Ve insanî olarak kâlp ve ruhla alâkalı ne varsa hepsinden mahrum olan YZ, enerjisi olduğu sürece ayakta ve hayatta kalacak. Nasıl uzayda sürtünme sıfır olunca ve bir maddenin en ufak dokunuş ve itme ile sonsuz hareket halinde kalacağı teorik olarak biliniyorsa, YZ'nın da enerjisi olduğu sürece teorik olarak faaliyeti sonsuz (gibi)... Teorik olarak(!) ama... Kâğıt üzerinde.
Bizse duygularımız, noksanlıklarımız ve çilelerimize rağmen insanlığımızdan memnun ve razıyız. Yeter ki çalınmasın insanlığımız da insan kalalım; ellemeyin acı çekelim, yorulalım, acıkalım, acıyalım, uyuyalım, hayâl edelim (isterse hayâl ettiğimize kavuşamayanlardan olalım), âşık olalım (isterse plâtonik olsun), hasta olalım (isterse kanser veya müzmin olsun) ve SONUNDA ÖLELİM (kesin olarak hayata dönmemek üzere): RAZIYIZ!..
Çünkü biz imân ediyoruz ALLAH'A VE RESÛLÜNE; AHİRETE... Ümidimiz var: Ebedî yaşayacağız!
Kusurlu, âciz ve câhil de olsak; af ümidimiz var, Rabbimiz var ve Onun lütfu Kerem’i var: Aşk, Cennet ve Ebediyet var!
Ey YZ sen ebedî olarak ayakta ve hayatta kalsan bile, senin imânın, Rabbin, ilâhın, aşkın, bir hissin, herhangi bir mükâfatın, CENNETİN yok ve olmayacak!
Gerisi neye yarar? Çek ipini gitsin! Her şey niçin;
"Ben neyim ve bu hâl neyin nesi?
Yetiş yetiş ey sonsuz varlık muhasebesi..."
Ve...
"........ 'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin eve dönsek de...
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın elbet bizim elbet bizimdir;
Gün doğmuş gün batmış, ebet bizimdir!"
Şiirdeki nokta nokta koyduğumuz yerde: Mehmedim kelimesi bulunuyor.
Şimdi oraya 'EY İNSAN' yazalım, yazdığımızı düşünelim.
İnsanız ya: Düşünüyoruz! Ve Öleceğiz!
“Öleceğiz; müjdeler olsun müjdeler olsun;
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!”
Servete, hazineye bak:
Hamdolsun Rabbimiz var: Allah... İmân lûtfetmiş bize. İnsan olarak yaratmış ve buyuruyor:
“İnsan âciz, câhil ve zâlim!..”
Böyleyken de kulluğa talibiz. Seyyidül istiğfar (istiğfarların efendisi) şöyle başlıyor:
˗Allahümme Ente Rabbi, lâ ilâhe illâ Ente halâkteni ve ene abdüke...(ilâ âhir...) 'Ey Allahım sen bizim Rabbimizsin, Senden başka ilâh yok ve bizi Sen yarattın ve biz Senin kulunuz!' (Devam ediyor...)
Gene ve sonsuz kere HAMDOLSUN!..
İnsanız, insan kalmaya gayret ediyoruz ve insan olarak ölmeye talip ve duadayız: Allahım “BENİ MÜSLÜMAN OLARAK ÖLDÜR VE SALİHLERİN ARASINA KAT” âyet meali (Yusuf Aleyhisselâmın duası). Âmin... Başka ne diyelim. İnsan bu işte, asıl insandan murad da Allah’ın Habibi... Salât ve selâmın en güzeli Ona olsun ve ehline, ashabına ve seçmiş olduğu kullarının üzerine…
|