Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5643 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

Makine
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 63 - Ocak / Mart 2009

Makine, ruhun emrinde mi, saadet!.. Ruh mu makinenin emrinde, felâket!..

Makine, keyfiyet değil, kemiyet harikasıdır; ve bütün işi, tek ve düz bir çizgi veya bu çizgilerden birçoğu, fakat hiçbir noktada karar ve düşünce hakkı olmayan tek ve düz çizgiler üzerinde, maddî ve basit bir hareket kombinezonundan ibarettir.

Hayvanlar içinde en hissizinin herhangi değişik bir hareketini veya insanlar arasında en aptalının meselâ tırnağını keserken gösterdiği, yerine göre hareket kabiliyetini hiçbir makine gösteremez. Sahibinin yani ruhun verdiği herhangi yanlış emre itiraz edebilecek bir makine ise ne düşünülebilir, ne de hayale sığdırılabilir…

Demek ki, makine, nebat zekâsından bile mahrum ve ancak insan ruhunun fizik hassaları arası kombinezonlarından vücuda getirdiği öyle bir kemiyet ejderhası ki, keyfiyette bir solucandan daha geri…

Makineye, olanca mahiyet ve hüviyetini tespit edici böyle bir gözle bakmadıkça ve sadece araziye uymak fikri bakımından paletleri üzerinde kendisini çekip götüren bir tankı, aynı hareketin hilkatten sahibi bir solucandan keyfiyette çok aşağı görmedikçe onun tasallutundan kurtulabilmek imkânı yoktur.

Fakat kara sabanı traktöre ve öküzü motora tercih ettirecek son derece ahmak bir anlayışa saptırılması mümkün olan bu mâna, öyle bir hudut içinde zaptedilmelidir ki, ifrat ve tefritinden gelecek belâlardan sakınabilmek mümkün olsun… Yani, makineyi ihmalden doğacak felâketin, onun azizleştirmekten gelecek musibetten eksik olmadığı bilinsin…

Her şey, makineyi, ruh emrinde susta durucu bir inanış müeyyide ve nizamına bağlıdır; ve makineyi bütün tekemmülleri içinde emrine alabilecek biricik inanış müeyyidesi ve nizamın adı İslâm’dır.

İdeal, eşya ve hadiseler üzerinde kendi nakşını görmek isteyin bir fikrin belirttiği hasret, iştiyak, hayal ve plândır; ve eğer ideolocya bir beyin ise ideal de kalptir.

Küçük ve miskin fikre dayanan hiçbir arzu, heves, merak ve davranış ideal olamaz. Bir şeyin ideal olabilmesi için mutlaka cemiyet plânında ulvî bir oluş ve erişe göz dikmesi lâzımdır.

Her ideal bir gayedir; fakat her gaye ideal değildir. Gayeler aşağılara düşebilir, idealler düşemez.

Bir subayın mareşal, bir tüccarın milyoner olmak ihtiras ve gayesi ideal değildir; fakat o subayın hayalinde bir “Altın Ordu” nizamı yaşıyor ve o tüccarın emelinde ictimaî bir dâvanın harcına sarfedilecek bir servet fikri hüküm sürüyorsa, bu tiplerden ikisi de ideal sahibidir.

İdealin fert plânında istediği aşk, vecd, cehd ve azm hamlesine en güzel misal, Şîrin’e kavuşmak için dağı delen Ferhad… Bu misalin erkeği, et ve kemikten ibaret basit bir kadın visaline talip olmanın çok üstündedir. Misalimizde Şîrin, (mistik) bir unsur, (sembolik) bir hüviyet, yani (ide-fikir)dir.

Her inanılan şey ve bağlanılan fikir, daha ilerisini, ötesini fethettirmek için insana bir basamak üstününün, bir ufuk sonrasının cezbesini aşılar ki, ideal işte budur! Bu cezbe kara sevdaya ve divaneliğe kadar gidebilir.

İdealinin kara sevdalısı ve divanesi olmayanlardansa hiçbir şey beklenemez. İdeallerin ideali olan İslâm’da beş vakit namazını, çalıştığı dairenin devam defterini imzalarcasına eda eden hissiz bir Müslüman idealist olmaya uzaktır. Fakat namaz kılarken şeraite saygı ve sevgisinden kaburga kemikleri çatırdayan Bayezid (Bestamî) en büyük idealist…

600 küsür yıllık İslâmî devlet idaremizde tam mânâsiyle idealist devremiz 250 seneyi aşmaz ve ondan sonra başımıza ne gelmişse bu cezbenin kaybı sebebine bağlanabilir.

Siyasî, idarî, ictimaî, iktisadî, harsî, terbiyevî, fennî, ilmî, inzibatî, ahlâkî ne kadar dâva varsa (elân-hamle) kudretini ideal cezbesinden alır ve hiçbir iş şubesi, onsuz ileriye tek adım atamaz. (İdeolocya Örgüsü)

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Tamamlığın şartları... - Sayı 129
Gençliğe Hitabeden... - Sayı 128
Ağız... - Sayı 127
Gıda... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17538591
 Bugün : 319
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 842550
 Bugün : 23
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 926
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim