Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3820 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

YNTERNET HASTALIKLARI
Kadir Bayrak

  Sayı: 63 - Ocak / Mart 2009

Çoğu zaman içinde çözüm barındırmayan ve sadece yakınmadan ibaret kalan tespitlere itibar etmeye değmez. Az sonra yapmaya çalışacaklarımızın da bu nev’iden olmaması için tespitten ziyade teşhis koymaya gayret edeceğim. Zira hastalığın adının konması, tedavinin ilk, belki de en önemli basamağıdır.

Günün harika icadı internetin hayatın hemen her alanına doğrudan veya dolaylı olarak büyük kolaylıklar getirdiği muhakkak. Ancak diğer yandan internet sebebiyle duçar olduğumuz hastalıkların sayısı ve niteliği de endişe verici. Kişinin mesleği, ilgi alanı, zaafları yüzünden farklılıklar gösterse de hastalıkların bütün bir cemiyeti etkilediğinde şüphe yok.

Saydıklarımızdan ibaret olmasa da en çok bilinen ve dikkat çekenleri yazmaya çalıştık. Yazının sonuna da düşünebildiğimiz tedbirleri sıraladık.

Dil Yarası

Küçük kardeşi cep telefonu ile el ele veren internetin en bariz etkisi "dil"de görülebilir. Uzağa gitmeye gerek yok, bu etkiyi kendimizde ve çocuklarımızda görebiliriz. Sanal (!) ortama, hangisi olduğu meçhul ama Türkçe olmadığı kesin bir dil hâkimdir. Alternatifi mevcut olduğu halde Türk alfabesinde bulunmayan harflerin sık kullanıldığı, iletişimi hızlandırmak adına neredeyse tüm sesli harflerin yok sayıldığı, kelimeler hatta cümlelerle ifade edilebilecek meramın tek bir sembolle geçiştirildiği, sadelikten çok kolaycılığı, hazırcılığı teşvik eden bu dil her geçen gün yayılmaktadır. İşin kötü tarafı genel kabul görmeye başlayan bu dil için normalinin, olması gerekenin bu olduğu kanaati hâkim olmaktadır. Daha fazla örnek vermek mümkünse de bu kadarı bile hastalığın şifa kabul etmez bir aşamaya doğru ilerlediğinin yeterli kanıtıdır.

Ahlâkî çözülme

Televizyonun ilk yıllarında ekranda beliren erkeğin kendisini gördüğü zannıyla örtüsüne daha sıkı bürünen ninenin torunları için göze yasak kalmadı artık. Herkes görmek istediği her şeye ulaşma hürriyetine (!) sahip internette. En ciddi sitelerin bile bir köşesinde cinselliği hatırlatan resme, habere, reklâm kutucuğuna rastlamak mümkün. Dil mevzuunda da belirttiğimiz gibi fizikî, ruhî gelişime ters düşen, inanç ve kültür dünyamıza aykırı bu durum normal bir şey gibi karşımıza çıkıyor.

Tembellik

Kitap, ansiklopedi, kütüphane, kitap kokusu, dergi, mürekkep... İnternetle bu kavramlar da tarihe karıştı. İnternet kafeler, arama motorları, kopyalayıp yapıştırma yükselen değerlerimiz. Bir zamanlar dönem ödevi için yılda iki kez olsun kütüphaneye gider, aradığımız konuyu bulmak için az da olsa kitap karıştırır ve bulduğumuz ödevi çizgisiz kağıda mürekkepli kalemle yazardık. Şimdi çocuklarının performans ödevlerini anne babalar arama motorlarına yazıyor, bulduğu sayfayı kopyalayıp yeni açtığı bir sayfaya yapıştırıyor ve yazıcıdan çıkarıyor.

Her yaşa her kesime hitap eden oyunlar da cabası. Müptelası olunan oyunlar sebebiyle ekran karşısından günlerce kalkmayan, kalkamayan çocuklar, gençler, yetişkin insanlar var. Kullanıcısı tarafından üretilen hayal kahramanlarının bile ekonomik bir değeri var ve komik gelse de bunlar alınıyor satılıyorlar. Yine kısa yoldan para kazanmanın aracı kumar, internetle sektör haline getirildi. Spor karşılaşmalarının ötesinde akla hayale gelmeyecek pek çok konuda bahis oynamak mümkün.

Seviyesizlik

Sayıca daha fazla insana hitap etme isteği en ciddî sitelerde bile seviyeyi düşürüyor. Ziyaretçi ile reklâm sayısı doğru orantılı. Alınan reklâmlar ile ayakta kalan internet siteleri, reklâmların sayısını ve süresini arttırabilmek için ziyaretçi sayısını çoğaltmak zorunda. Bu da onları daha az zahmetle hazırlanıp daha çok talep gören magazin, spor, alışveriş gibi hazmı kolay konulara yöneltiyor. Sürekli bu tip bilgilendirmeden meydana gelen bir bombardımana muhatap internet kullanıcıları özellikle de çocuklar giderek okuyarak değil görerek bilgi sahibi olmaya başlıyor.

İnternet içinde iyiyi ve kötüyü barındıran, şartlarını sağlayan herkesin dâhil olabileceği devasa bir ortam... İyi yanları için aynı şeyi söyleyemesek de kötülüğün tedbir alınmadığı takdirde hemen yaygınlaşacağı bugüne kadar yaşanan tecrübeyle sabit.

Dünyada, ülke genelinde ve yerelde internet hastalıklarını gören, bilen ve tedavisi için kafa yoranların sayısı az değil. Ne var ki bu insanlar, tek bir çatı altında toplanamadıklarından sesleri zayıf ve havada kalmakta. Örgütlenemeyen ve arkasına kanun dolayısıyla devlet gücünü almayan her sesin aynı akıbeti paylaşacağını söylemeye gerek yok. Bu sebeple internet hastalıklarıyla mücadelede daha önce özel televizyon kanallarıyla yaşanan süreçte olduğu gibi kanunî bir alt yapı şart. Mevcut yapıyı işler hale getirmek, eksik yanları düzenlemek devlete düşüyor. Bu anlamda aile şifresi, sınırları iyi tespit edilen kapatma cezaları doğru ve güzel ama yeterliliği tartışılır. Araştırmacılığı teşvik ettiği zannedilen, aslında internetin sağladığı kolaycılıkla örtüşen eğitim sistemine çeki düzen vermek de devletin görevi.

Ancak esas çözüm şahıs planında yapılacaklardan geçiyor. Çocuklarımızı olabilecek en makul yaşta internetle tanıştırıp onların internet karşısında geçirdikleri süreyi sınırlamak, onları sürekli kontrol altında tutmak bıkmadan usanmadan yapmamız gerekenler arasında. İlerde vahim hatalara düşmelerini engellemek için fedakârlık yapmayı göze almalıyız. Beğenmediğimiz dili kullanmamak, içeriğini onaylamadığımız sitelere girmemek bizim elimizde. Bir başıma ben neyi değiştirebilirim düşüncesi, sistemli şekilde yürütülen propagandaya ve parçası olmamız istenen sürü psikolojisine uygun bir davranış olur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Arif Kurtulmu?lar    17.03.2010
Yorum : Yazının sonundaki tespiti gayet doğru bulduğumu söylemeliyim.Gelişen,küreselleşen dünyada interneti ve sanal hayat diye tabir edilen yenileşmeyi (eksileriyle,artılarıyla) durdurmak mümkün değil.Ama özellikle yeni yetişen çocuklarımıza,hayatın 103 tuşlu bir klavyeden ve bir monitörden ibaret olmadığını anlatmamız,göstermemiz şart.Hayatın olağan koşturmacası içinde,onlar için ürettiğimiz hızlı ve yüzeysel çözümleri bir kenara bırakmalı ve yeni neslin üzerine düşmeliyiz.





 
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Çocuk toprak gibidir... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190769
 Bugün : 6267
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778147
 Bugün : 165
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim