Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2758 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Davetine koşup geldim Allahım!
Gönüldaş

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2004

İbadetler içinde, sadece haccın “kolaylaştrılması” için dua ediliyor; yani haccın meşakkatlerinden, haccı emreden Allah’a sığınılıyor, emredenden yardım isteniyor… Aynı zamanda kolaylaştıracak da… Allah’ın Elçisi, İnsanlığın Efendisi, kolay kılınması için dua ediyor, meşakkatleri bizzat yaşıyor, dua edilmesini emrediyor…

Yaşadığın, ikamet ettiğin beldelerden uzaklaş… Canın yongası maldan-mülkten kop… Eşten, dosttan ayrıl… Uzun yollar katet… Alışık olmadığın iklimlerden bir daha dönememe ihtimali de var… Gittiğin yerde sıkıntı çek… Niyetine girdin mi, meşakkat başlıyor… Para harca… Her gün alıştığın yeme-içmeden farklı uygulamalara gir… Bedenen çile çek… İsteklerini terk et… Sadece emirlere göre hareket et: Sen yoksun, emirlere riayet var sadece İradeni teslim et… İhrama (kefen) gir, ölümü düşün, öldüğünü ve manşetlerde olduğunu düşün… Nimetlerden mahrum kal… Dünyanın en sıcak bölgesinde tavaf yap; sa’y yap; yürü, koş, terle… Üstelik bütün bunları yerine getirmek için para harca… Kurban kes… Hatalarının bedelini malınla öde… Bunca kalabalığın içinde şeytan taşla… Hasta olmayı göze al… Hattâ ölümü göze al…

Düşünün kendisinin tanrı gören nefs, bütün bu sıkıntılara katlanmaya razı edilebilmiştir… Katlanmaya rıza ne demek; yüz bile ekşitmemeye razı edilmiştir… Yüz ekşitmemek ne demek, bütün bu meşakkatler sevimlidir… Lezzetlidir… Hoştur… Hattâ meşakkatlere şükredilir… “Davetine can baş üzere koşup geldim Allahım!” diye haykırılarak sevinç gösterilip şükredilir… Yani kendisini tanrı gören nefs dize getirilmiştir, hizaya getirilmiştir; onun da ötesinde İlâhî rızaya ram edilmiştir.

Ram edilmiştir; peki ne kadar zamandır, kaç kişi?.. İlk hac emrinden itibaren her yıl… Gittikçe artan sayıda müslüman hacc emrine baş kesti… Hak din tek olduğuna göre, ilk insan ve İlk Peygamber’den beri… Sayıları dize getirecek sayıda insan; hiç şikâyet etmeden, nerden girdim bu meşakkatin içine diye bırakın söylemeyi aklından bile geçirmeden, aklından geçirmeyi bile ihanet sayarak hacc emrini yerine getirdi. Bu meşakkate katlanmayı, sabretmeyi cana minnet bildi… Sabır ve şükürle kalmadı; tekrarı için can attı, bunun için nefsini bazı şeylerden mahrum bırakarak para biriktirdi… Haccetme nimetine erenlere gıbta ile bakıldığına göre hacca isteği bütün müslümanlarda var. Herkesin birbirine “gidemeyenlerin en kıza zamanda gitmesi, gidenlerin tekrar gitmesi” için dua ediyor. Gidemeyenlere arefe günü öğle ile ikindi arası kendini Arafat’ta kabul ederek iki rekât namaz kılmak tavsiye ediliyor. Öyleyse hacc emrine yani hacc meşakkatine baş kesenlerin, can atanların bütün müslümanları kapsadığını söyleyebiliriz. Kaç kişi?.. İlk İnsan ve Peygamber’den beri din tek olduğuna göre; bütün müslümanlar… Ne kadar zamandır; ilk insandan beri.

Hiç kimse gitmese de bütün insanlık gitse de, emir ve din bir şey kaybetmez ve kazanmaz… Ne emir yerine getirilmezse yüceliğine zerre halel gelir; ne bütün insanlık hacı olsa yüceliği zerre miktarı artar… Kazançlı çıkan emri yerine getirendir. Hacc’a gitsin, gidemesin her müslüman biliyor ve inanıyor ki, kazançlı çıkan hacla nasiplenendir.

Muhal farz… İlk yılların heyecanından sonra, ilgi azalsaydı… Veya şartların altında kalarak bazı yıllar artıp, bazı yıllar azalsaydı… İslâm düşmanları neler demezdi… Muhal farz, kimse gitmeseydi veya gidenler tek tük olsaydı, o zaman şöyle yapın böyle yapmayın, şunu giyin, bunu yemeyin, şu sınırdan başlayın, buradan öte geçmeyin diyen ve benzeri emirler (haşâ) komik olmaz mıydı? İşte bu korku ile İslâm’dan başka hiçbir din, benzer bir ibadet emredememiş, mukaddes mekânına bağlılarını hacc benzeri ibadet için davet edememiştir. İnsana, -içinde tanrılık iddia eden ve menfaatinden başka bir şey düşünmeyen nefs taşıyan varlığa- böyle fedakârlık isteyen bir emri vermeye hiçbir inanış cesaret edememiştir. Bunun için hacc sadece İslâm’dadır. Bâtıl dinlerdeki benzer bir takım faaliyetler, dinimizdeki yüceliğin karşısında aczi hisseden bağlılarının bir kısmının özentisinden ibarettir. Muharref dinlerdekiler de; hak zamandan kalan kırıntılardır.

Yaratılmışların en şereflisi, en üstünü insan; Kâmil Kudret’in emrini severek yerine getirmiştir; dünyaya indirildiğinden beri… Çünkü emir büyük yerden gelmiştir. Çünkü emri veren, “Kuluna taşıyamayacağını vermeyen”dir. “Kuluna şah damarından yakın olan”dır. “Kuluna ziyadesiyle muhabbetli ve ziyadesiyle şefkatli olan”dır. O’nun sadece ihsanı, nimeti değil, kahrı da hoştur… (Haşâ) zulüm değildir

Meşakkatli bir ibadeti, benlik timsali nefse emredebilen ve onu, emrinin kulu kölesi yapabilen bir din haktır. Bunun başka bir ihtimali, alternatifi olamaz… Her şeyi kuşatan, nefsi yaratan, kolaylaştırmaya gücü yeten emredebilir ancak.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Arabeske Methiye... - Sayı 117
Molla Kasım şiiri üzerine... - Sayı 110
Türk birliği... - Sayı 107
İşte bu!..... - Sayı 104
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17194614
 Bugün : 3454
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778378
 Bugün : 223
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 173
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim