Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3959 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Mümin-Kâfir (Diyalog)
Kürsü Mümin-Kâfir

  Sayı: 73 - Temmuz / Eylül 2012

Bu bölümdeki imzasız yazılar, İman ve İslâm Atlası’ndan alınmaktadır.

(Yeni bölüm)

Mümin–Siz kiminiz?

Kâfir–Sizce kâfir

Mümin–Ne istiyorsunuz?

Kâfir–Sizinle konuşmak…

Mümin–Sebep?

Kâfir–Bakalım kim kimi mat edecek?

Mümin–Buyurun, şu iskemleye oturun. Ben bu zamana kadar altı türlü kâfir gördüm: Topyekûn bütün dinleri ve Allah'ı inkâr edenler… Allah'ı kabul edip peygamberlerini inkâr edenler… Allah'ı kabûlle bazı peygamberlerini inkâr edenler… Müslümanlığı kabûl eder gibi olup onun bazı emirlerine ve yasaklarına itiraz edenler… Müslümanlığı sözde kabûl edip onu bu asra göre yenileştirmek ve değiştirmek icap ettiğini iddia edenler… Müslümanlık iddia edip onu olduğundan başka türlü göstermek isteyenler… Siz, bunlardan hangi zümreye mensupsunuz?

Kâfir–Ay, bunların hepsi sizce kâfir mi?

Mümin–Hepsi!..

Kâfir–Ben sırasına göre bunlardan ayrı ayrı hepsine ortağım!..

Mümin–Demek siz bütün şubeleriyle kâfirsiniz! Fakat bu birbiriyle barışmaz şubelere yayılı ve bu kadar dağınık olmak, küfür dâvanızda zaaf ve tezat teşkil etmez mi?

Kâfir–Bilâkis… Ben her şeyden evvel Allah'ı inkâr ediyorum! Nâmütenahi bir cehd sarfederek muhal farz, O'nu kabul eder gibi olsam, peygamberleri kabul edemeyeceğimi anlıyorum. Allah'ı ve peygamberleri kabûl etsem, bazılarını redde mecburum! Hepsini ve bilhassa sonuncusunu kabûl edip Müslümanlık çerçevesine girsem, onun birçok emir ve yasaklarını mânâsız ve mantıksız buluyorum! Onları da sineye çeksem, Müslümanlığın bu asra göre mutlaka yenileştirilmesi ve değiştirilmesi zaruretini görüyorum! Ve, yine farz-ı muhal, tam bir Müslüman olsam, hiç de Müslümanlığı sizin anladığınız gibi kavrayamayacağımı kavrıyorum! Görüyorum ki, benim inkârım başından sonuna kadar tezatsız bir bütün ifade ediyor. Düşünün… Ben gerçek iman adına sizin varmış bulunduğunuz noktaya, ayrı ayrı hepsini muayeneden geçirmiş olmak şartıyla, ne kadar uzağım!..

Mümin–Siz, bütün dünya felsefeleriyle beraber, birçok dinleri ve bilhassa Müslümanlığı, en ince ve mahrem noktalarına kadar biliyor musunuz?

Kâfir–İnanın ki, bütün bunlarla beraber, Müslümanlığı, değme İslâm âlimlerinden daha iyi tanıyorum!

Mümin–Öyleyse, sizinle uğraşırken, küfür üniversitesinin her fakültesiyle ayrı ayrı meşgul olmak icap edecek…

Kâfir–Fena mı? Memnun olun! Eğer bende, küfür ismini verdiğimiz hadiseyi olanca zenginlik ve çeşitleriyle bulursanız, siz de terazinin öbür kefesine en hususi mânâdaki imanınızın bütün dirhemlerini atmak fırsatını elde etmiş olursunuz! Ve bakalım, hangi kefe ağır gelir?

Mümin–Yeryüzünde en ahmak müminin, en ahmak anında duyacağı Allah bedaheti ve kalbinden fışkırtacağı Allah lâfzı, sizin o zengin kefenizi berhava etmeye yeter ama, pekâlâ, size mevzu mevzu cevap vermeyi kabul ediyorum! Önce şu teşhisle işe başlayayım: Siz kendinizi tezatsız görme noktasında aykırılıkların en yırtıcıları arasında parçalanmış ve her şeyden evvel nefsinizi murakabeden uzak kalmış bir yaratılış temsil ediyorsunuz! Ve yanlışa inanmak şöyle dursun, inanmaya inanma haysiyetini elden kaçırmış bulunuyorsunuz. Aydın geçinen nice kâfir gibi, siz, şunu bunu değil, doğruyu inkâr makamındasınız. Siz insanı inkâr ediyorsunuz.

KARŞILAŞMA

Kâfir–İnsan nedir?

Mümin–Allah’ın aynası...

Kâfir–Neye memurdur?

Mümin–Mukaddes emanete...

Kâfir–Mukaddes emanet ne demektir?

Mümin–Allah’a ermek sırrı...

Kâfir–Nasıl erilir?

Mümin–Kullukla...

Kâfir–Kulluk nasıl olur?

Mümin–Allah’ın emir ve yasaklarına baş keserek...

Kâfir–Bu kadarı erdirir mi?

Mümin–Ermenin ilk basamağına çıkarır...

Kâfir–Sonraki basamaklar?

Mümin–Ruhta ve ruhun hayatında...

Kâfir–Bu dünyadan gaye?

Mümin– “Hiç”ten “hep”e ve ölümden ölümsüze geçmek ve dâvanın kadro ve rejimini kurmak..

Kâfir–Bu yolu kim gösterir?

Mümin–Peygamber...

Kâfir–Bu işin ismi?

Mümin–Din...

Kâfir–Bu işin kitabı?

Mümin–Allah kelâmı...

Kâfir–Ya öbür peygamberler?

Mümin–Hepsi kendi zaman ve mekânında hak...

Kâfir–İslâm’ınki?

Mümin–Her zaman ve mekânın Mutlak Resûlü...

Kâfir–Ondan sonra peygamber gelmez mi?

Mümin–Ne de mutlak mânâsıyla O’ndan evvel gelebilirdi.

Kâfir–Ondan sonra herhangi bir içtimaî sisteme yer yok mudur?

Mümin–O’na bağlanmak ve O’ndan olmak şartiyle her sisteme yer, hattâ emir vardır...

Kâfir–O, beşerin bütün verim hakkını inhisar altında mı tutuyor?..

Mümin–O, beşerin bütün verim hakkını Allah’ın kendisine lütfettiği sonsuzluk buutları içinde, uzayabildiği kadar uzamaya dâvet ediyor ve bu dâvetin inhisarını elinde tutuyor.

Kâfir–Siz bakılınca görülemeyecek kadar geri bir mazisiniz!

Mümin–Biz, gerçekten, bakılınca görülemeyecek kadar ileri bir istikbâliz!

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Elveda... - Sayı 82
Kelime... - Sayı 81
Zina - Sirkat... - Sayı 80
Zekât... - Sayı 79
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Su gibi aziz ol
Sağlık sisteminin şifresi


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16681743
 Bugün : 2589
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 724158
 Bugün : 261
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 329
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim