Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3390 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vaah vaaah!..
Ali Erdal

  Sayı: 85 - Temmuz / Eylül 2015

“Her nefs, ölümü tadacaktır” buyuruyor yüce Allah, Kitab’ında... Müfessirler, “ölmek” yerine “tatmak” denmesine ve ölecek olanın “ruh” değil, “nefs” olmasına dikkati çekiyorlar. Öyleyse insan; fani şu dünyada boşa bir ömür harcamak için değil, ebedî bir âleme hazırlanmak için yaratılmıştır.

Uzun bir saltanat ve ömürden sonra Süleyman Demirel de ölümü tattı. Son yolculuğunda, –kimin aklıysa– tabutunun üzerine meşhur “şapkasını” koymuşlar. Güzelim çiçeklerin arasına… Canım bayrağımın üstüne…

Vah vaaah!.. Bir asırlık ömrün ve “Muhteşem Süleyman” kadar uzun saltanatın özeti, remzi, hiçbir temsil kabiliyeti olmayan, “Paris’ten getirtilmiş” bize zıt, mânâsız ve ruhsuz bir bez parçası mı? Ne acı bir akıbet… Ne hazin bir uğurlama… Dilimin ucuna Üstad Necip Fazıl’ın “Süleymanname”sinden mısralar geliyor:

“Sen gül diyarının yapma gülüsün!

Aynı yapmacıkla Çoban Sülü’sün!

Yoktur izlediğin bir dâvâ yolu;

Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün!

Fikir dağlar boyu kocaman kitap;

Sen de o kocaman kitabın bir virgülüsün!

Türk’ e Amerikan püskürtülüsün!

İncir çekirdeğini dolduracak fikir bulunmayan uzun konuşmalarından, yabancılığı muhakkak olan şapkasına kadar neler söylenmez neler… Bunları zamana bırakıp, sağlığında yayınlanmış pek çok yazımdan ikisini takdim etmenin daha yerinde olacağını düşündüm:

Demirel’i unutmayın!..

Darbe; mevcut iradeyi, kuvvet kullanarak alaşağı edip başka bir iradeyi zorla hâkim kılma… Başarılı olunmazsa akıbetini göze alanların hareketi… Meşru olmayan işe kalkışanlar, akıbetini göze alıyorlarsa, devleti idare edenler, tedbirli, adaletli ve en az darbeciler kadar cesur olmalılar; “höt!” denince “şapka”yı alıp gitmemeliler.

Haydi diyelim, güçleri yetmedi, tankları meydana sürenlerin cüreti karşısında “tankın önüne dikilecek” cesareti gösteremediler ve “şapka”larını alıp gösterilen kafese girdiler… Bir daha, koruyamadıkları millet iradesini temsile talip olmamalılar… Oldularsa aynı basiretsizliği ikinci defa göstermemeliler.

İkinci defa… Kendine, milletine hattâ silâh doğrultana merhameten, önünü kesmedikleri namluyu görünce yine ellerini kaldırıp teslim oldu ve yine “şapka”sını alıp, gönderilen yere yine kuzu kuzu gittiyse, yani millet emanetini ikinci defa koruyamadıysa; artık bir daha değil iktidara talip olmak, insan içine bile çıkmamalı.

Diyelim on yılda bir düdük çalıp millet iradesini rafa kaldıran ve demokrasi futboluna son veren cahil kabadayılar karşısında milleti, ‘benim seçtiğimi indirirsen, ben de onu tekrar iktidar yaparım’ psikolojisiyle etrafına topladı… Kabadayıların karşısında gösteremediği marifeti, “Kurtarıcı Baba” rolünü oynamakta gösterdi… Ve yine iktidara geldiyse… Millet iradesini silâh zoruyla alaşağı edenlerden bu sefer olsun hesap sormalı ve önceki basiretsizliklerinin kefaretini ödemeli… Bunu yapmadıysa bari korkaklığının simgesi “şapkasını” sallayıp, gerdan kırarak, sahte gülücükler dağıtarak demokrasi nutukları atmaktan utanmalı… Kaç defa geldiğini ve kaç defa gittiğini kendisinin bile şaşırdığını düşünüp, bundan sonra millete karşı efelenenlerin yollarını kapamalı, çanlarına ot tıkamalı.

Şimdi 80 ihtilâlini yapanlar yargılanıyor. CHP bile milletin yanında darbecilerin karşısında, “müdahil” olarak yer aldığı halde, Demirel “müdahil” olmuyor. Kendisini defalarca en yüksek makamlara oturtan milletin yanında, sembolik bir müdahillik yoluyla bile yer almıyor. Bunu da “Ben 80 darbesi ile hesaplaştım” diyerek izah ediyor aklınca… “Höt” denince kuzu kuzu “şapka”sını alıp, gösterilen kafese giren o değilmiş gibi… Darbecilere rağmen, seçim kazandım, diyor. Milletin darbecilerin yanında yer almamak için kendisini iktidar yaptığını anlamıyor. Daha doğrusu anlamazlıktan geliyor. Görüyor musunuz “Ben” diyor, “ben”… “Ben seçim kazandım, ben hesaplaştım!”. Milletin hakkını, hesabını, hesaplaşmasını kaale almıyor. Kendisini defalarca devletli yapan, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı makamına oturtan millet ve hesaplaşması onu ilgilendirmiyor. Bu hesaplaşmada milletin yanında değil… Üstelik bunu, ne halin varsa gör mânâsına “Ben hesaplaştım” diyerek ifade edebiliyor. Herkes hesabı kendisi ödesin… “Alman usulü…” Senin kazanman, darbecilere karşı milletin başarısı olmuyorsa, sen de hesaplaşmış olamazsın… ‘Darbecilere hesap sorulmasını doğru görmem’ demenin Demirelcesi…

28 Şubat darbecilerinin faaliyetlerinden haberdar edildiği halde, cumhurbaşkanı olmasına rağmen sessiz kalmayı içine sindiren ve böylece darbecilere gaz veren… “Şartlar tamam olunca ihtilâl kaçınılmaz olur” diyen zihniyetin karşısında dağ gibi durmak, gök gibi gürlemek yerine duvar gibi susarak, millet iradesine kabadayılığı meşrulaştırmaya çanak tutan… Düşmanın yapmayacağı entrikalarla “ihtilâl ortamı” meydana getirmeye çalışanlara, güçlüyken bile en ufak bir tepki göstermeyen… Hiçbir konuda, kesin ve keskin konuşmadığı halde, millet iradesini hedef alan silâhlı ve silâhsız “cuntalar” karşısında kesin ve keskin olarak susan…

Şükürler olsun darbecilerin hesaba çekileceği günleri de gördük… Öyleyken darbe sanıklarını milletvekili seçtirerek kurtarma aklını veren… Darbelerden sonra idamlar olduğu halde; darbelerde işkenceler yapıldığı halde; yıllarca çekilen eziyetleri unutamayanlar, hafakanlar geçirenler, psikolojik tedavi görenler olduğu halde; darbeler pek çok kimsenin yolunu tıkadığı halde, her darbeden sonra daha güçlü hale gelen Demirel’i unutmayın!..

(17 Nisan 2012)

Pişman olmakta mıdır?

Türkiye Cumhuriyeti devlet adamları içinde en büyük sorumluluk –şu anda devlet ve millet olarak hakkımız olan yerde değilsek– muhakkak ki, Süleyman Demirel’indir.

Her şeyden önce, bir zamanlar, Macaristan’daki heykeli önünde “Ne büyük adamlarmış, ta buralara kadar gelmişler” şeklinde hayranlığını belirttiği adaşı Kanunî Sultan Süleyman gibi uzun bir saltanatı oldu. Sadece bu bile en büyük sorumluluğu ona yükler.

İkincisi… İktidardan düşüşleri de, iktidara gelişleri de hata… Hele dava olarak gördüğünü ve müdafaa ettiğini söylediği demokrasi yönünden… Biz bunu söylerken demokrasiyi müdafaa etmiş olmuyoruz, onun bağlılık iddiasının halini göstermiş oluyoruz.

Üçüncüsü… Bu kadar uzun süre kaldığı halde, bir tane bile kalıcı bir iş beceremedi. Bir gelenek tesis edemedi. Özal’a öfkesi, ondaki bu başarıyı görmekten olmalı.

Dördüncüsü… “Şapkayı alıp gitmesi” ile verdiği zarar yetmiyormuş gibi Türk kültürü ile taban tabana zıt “şapka”yı bir sembol yapmaya kalktı. Yapamayınca, mahcup olup çöpe atmak yerine yavaşça “şapka”yı saygı duyulması gereken bir eşya gibi bir kenara koymak pişkinliğini gösterdi.

Beşincisi… Bir tek vecize olacak söz söyleyemedi. Üstelik “Dün dündür, bugün bugündür” gibi, “Terörle yaşamaya alışmalıyız” gibi Tanzimat’la ortaya çıkan idare-i maslahatçılığın en bariz lâfını etti.

Sayılamayacak kadar söz verdi. Kaçını ve hangilerini yerine getirdi sorusuna vereceği cevap, pek uzun konuşma becerisine rağmen pek kısa olacaktır.

Allah’ın hikmetine bakın… Devlet koltuğundan “7 defa giden” devlet koltuğuna “6 defa dönen” sık sık kaza geçiren ve sık sık düşen, her seferinde korumaları tarafından kurtarılan bu zat, başına gelenlerden –meselâ sık sık düşmesinden– ders almış mıdır?

12 Eylül’le “ben hesaplaştım” diyerek, milletin hesaplaşmasını umursamadığının, ihtilâlcileri kayırdığının farkında mıdır?

Her faninin öleceğinden, istese de istemese de burada kaçtığın hesapların orada görüleceğinin şuurunda mıdır? Ve ahir ömründe, her saniye milletten koptuğunun farkında mıdır?

(24 Nisan 2012)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Her şey apaçık... - Sayı 123
İranın neye ihtiyacı var?... - Sayı 122
Kırk... - Sayı 121
Kırk gün bir ölüyü bekley... - Sayı 121
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15158652
 Bugün : 3709
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640577
 Bugün : 81
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 257
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim