Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1663 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

(-ins)den bugüne…
Kübra Bozan

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

İnsan…

Tarih denen hayat arabasına her şeyden bîhaber bir şekilde ve henüz yazılmaya bile başlanmamış geleceğiyle bir başına yüklenmiş bir varlık emaresi. Bir yanda devasa bir evrenin içersinde belirsiz kimliğiyle, yazarın adını yazmayı unuttuğu talihsiz kahraman misali, bir acı bilinmezlik tortusu, bir yanda da bu bilinmezliğin insanın içine apansız verdiği o tarifsiz boşluk hissi. Evet, o hoyrat mı hoyrat boşluk hissi… İşte tam da bu noktada başlıyor insanın o kadim tarihçesi. Önceleri tek çabası yalnızca içinde bulunduğu o bilgiden, duygudan yoksun küçücük dünyasına isim vermekten ibaretken, bu daha sonraları onun için uykuyu gözlere haram kılan bir merak haline geldi. Bir şeyleri anlamlandırma çabası insan ruhu için epey meşakatli bir çaba. Çünkü yazarın da deyimiyle “insanın ruhu vücudunun en bitkin parçası… Ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz için hayat sonu olmayan bir yol gibi geliyor insana.”

Sonra gülümsedi insan. Çünkü yoruyordu onu anlam veremediği cümlelerin peşinden koşmak. Tarihini, geleceğini, hislerini ve tüm evreni bir kenara atarak gülümsedi insan asırlar sonra doğaya. Her şey bir gülümseme ile başlamıştı, bir sabah ışığıyla yüzüne inen rahmet tomurcuklarıyla... Sonra, büyüyordu insan. Büyüyordu günbegün. Doğa ilk çığlıklarını savuruyordu artık arşa. Çünkü ilk meyveyi koparıyordu asi dokunuşlarla insan… Yaptığından utanç duymadan ve bir o kadar da masumane bakışlarla. Sonra doğa sustu ve insan sonsuz bir inzivaya çekildi dünyaya. Sonra bir ev yaptı insan ve doğa ebedi bir suskunluğa gömüldü.

Artık geçmişini bırakıp geleceğine yönelme vaktiydi insan için. Çünkü uzağı, geçmişi düşünmeyen üzüntüye yakındır diyordu büyük filozof Confucius. Evet, artık gerçekten uzağı düşünme vaktiydi. Bir kararsızlığın verdiği garip bir ruh haliyle bocalıyordu önceleri sadece, ama daha sonra yine gülümsedi insan doğaya. Çünkü geleceği yalnızca doğadaydı. Arzuları, istekleri öylece duruyordu karşısında. Artık anlamlarına yetişemediği cümlelerin peşinden koşmayı bırakıp geleceğe yöneldi, hayallerine ve onu yaradanın ona hazırladığı birbirinden değerli hediyelere koşmaya. Bazen yoruldu, hattâ pes eder gibi de oldu ama vazgeçmedi. Ve bir gün doğa da gülümsedi apansız ona. Artık seher yelleri onun da yüzüne vurur oldu…

Vee şimdi asırlık tarihiyle insan, yanılmacalar içersinde, bir o tarafa bir bu tarafa anlamsız koşuşturmacaların peşinde koşarken anımsıyor artık sadece o tarihten de eski kadîm tarihçesini. Sevginin, sadakatin ve saygının yani insanı insan insan yapan en değerli duyguların yerini almak için dört koldan mücadele veren teknolojik zımbırtıların-akıllı telefonlar, bilgisayarlar, televizyonlar- arasında, her şeyden bîhaber düştüğü anlamsız savaşların ortasında yine ve yine yalnız kalmış bir varlık emaresi. Zaten hep yalnız değil miydi insan? Asırlık toprak kavgalarının arasında, bitmez tükenmez insanî kavgaların arasında, ona dayatılan zor koşulların arasında? Ve zaten unutulmaktan gelmiyor muydu (ins)?

Kökü bile unutulmaktan gelen bir varlığın bunca cevapsız sorunun arasında geleceğini konuşmak ne kadar akıl kârıydı ki? Yine de çırpındı, gülümsedi. Tarih ananın yorgun kollarının arasında uyuyakalmış bir garip varlık emaresiydi insan. Savaşların, yıkımların arasında bir başına bırakılmış bir küçük yetim bebek şimdilerde insan. Ve hâlâ cevap bulamadığı sorularıyla, anlamlandıramadığı her şeyiyle bir ihtiyar çınar aynı zamanda…

Geleceği ise toprağında zengin bir damarın bulunduğundan habersiz bir ahmak çiftçi misali muamma…

Vee her şeye alışabilen tek varlıktır aslında insan. Tıpkı ölümün varlığına alıştığı, tıpkı geleceğinin bir bilinmezlikten ibaret olduğunu kabullenişi gibi.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
(-ins)den bugüne…... - Sayı 88
Kırgın uyku tanesi... - Sayı 87
Ne demeli şimdi?... - Sayı 86
Gecenin tiz çığlıkları... - Sayı 85
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16800920
 Bugün : 1837
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732911
 Bugün : 173
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 202
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim