Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3155 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

?? bu?uk dakikalyk ?anakkale cehaleti
Medya Sepeti

  Sayı: 56 - Nisan / Haziran 2007

Elif TV, Kayseri'de yayın yapan bir yerel TV kanalı. "Kamuoyu" isimli programda, Kayseri meydanında gerçekleştirilen ve tamamı sadece "üç buçuk dakika" süren bir röportaj yayınlanıyor.  Halka yöneltilen sorulara bakılırsa, asıl konu 3 Kasım 1914 tarihinde başlayıp 18 Mart 1915 tarihinde zaferle neticelenen Çanakkale deniz savaşlarıyla ilgili bir program hazırlanmış.
Programı ilginç hale getiren, hattâ izleyenleri şaşkına çeviren nokta, röportajı gerçekleştiren muhabirin soruları ve bu sorulara verilen cevaplar. Sorular ve cevaplara, bir de muhatapların gençlerden olması, üstelik hepsi "eğitimli çocuklar" olması. Kimisi lise mezunu, kimisi üniversiteye hazırlanıyor, kimisi de gerekirse "Vatan için bir milyon can feda olsun" diyecek kadar vatansever.
Üç buçuk dakikalık röportaj bandında tek bir eksiklik var.
Çanakkale Zaferi hakkında bilgi.
Belki bu konuda soru yönelten muhabirin ifade ve tavırları, belki birden bire mikrofonla muhatap olmaktan kaynaklanan heyecan ve şaşkınlık bir nebze de olsa genç muhatapları haklı çıkarabilecek gerekçeler olabilir. Belki de aynı sorulara doğru cevap verenler de olmuştur. Belki bilenlerin sayısı bilmeyenlerden daha fazla olduğu halde, muhabirin veya program yapımcısının tercihiyle sadece bilmeyenler öne çıkarılmış olabilir. (...)
Delikanlımız lise mezunu ve üniversiteye hazırlanıyor.
Soru: Çanakkale savaşını hiç araştırdınız mı?
Cevap: Hayır.
Olabilir. İlla araştırma yapıp, bu konuda uzmanlaşmış olması şart değil. Az-biraz da olsa bilgi sahibi olabilir. Derslerden öğrendiği kadarlık bile olsa, bu konuda az-çok bilgi edinmiştir. Ama takip eden sorular ve verilen cevaplar karşısında "keşke duymamış, keşke görmemiş" olsaydık diye hayıflanmaktan kendimi alamadım.
Soru: Çanakkale Savaşını Japonlara karşı mı, Ruslara karşı mı yaptık?
Cevap: Hiçbir fikrim yok.
Soru: Peki o savaşta Yunanlıları denize dökmüştük. Onu biliyor musun?
Cevap: Bilmiyorum abi.
Soru: Peki o zaman TC'nin başbakanı kimdi?
Cevap: Bilmiyorum abi.

?

Yer yine Kayseri meydanı. Muhabir, bir grup genci görüp yaklaşıyor. (...). Delikanlı ve "kültürlü" gencimiz  "Çanakkale Savaşını Ruslara karşı mı, yoksa Japonlara karşı mı yaptık?" sorusuna Japon balığı gibi atlayıp "Japonlara karşı" deyiveriyor. Ama asıl tuzak soru ardından geliyor. "O zamanki TC Cumhurbaşkanı kimdi?" sorusu karşısında delikanlımızın tarihe geçecek cevabı, adeta yüzümüze bir şamar gibi patlıyor:
"Bilmiyorum. Zaten ben okuduğum okulda da sayısalcı olduğum için Tarihle felan ilgim yok."
Bu cevaba söyleyebileceğim bir laf bulamıyorum. Tek aklıma gelen şey Japon milletinden özür dilemek. Zira akla gelebilecek belki en son ihtimal bu gencimizin ağzından ilk kelamda dökülüveriyor.

?

İşkence bitmedi. Üç buçuk dakikalık bant devam ediyor. Muhabirin sorusunda yine "Çanakkale Zaferi" var. Ama bilinçli olarak zaferin 70. yıldönümü olduğunu söylüyor. Ama muhatap bunun farkında değil. Hatta sorunun bile farkında değil. Otomatiğe bağlanmış bir modda kelimeleri peşpeşe sıralamaya başlıyor:
"Ağabeycim biz Türküz. Kanımız vatana helal olsun. Biz orda 250 bin şehid vermişiz. Helal olsun yani. Şimdi yine aynı durum olsa 250 değil, 1 milyon insan daha helal olun."
Muhabirin yönelttiği şu soru vatandaşımızın hamaset dolu konuşmasını  birden bire kesiveriyor:
"Peki biz o savaşta Amerika'ya mı Rusya'ya mı karşı savaştık?"
(...)"Rusya'ya karşı."
Muhabir ise, altın madeni bulmuşcasına şaşırtma sorularına yeni bir örnek sunuyor. "O sırada Amerika kime karşıydı?" diyor.
Ama madeni asıl keşfetme edası bu kez vatandaşımızın sözleri ve o çok değerli "analizlerinde" kendisini gösteriyor.
"Amerika o zamanda her zaman olduğu gibi Rusya'ya karşıydı. Çünkü ikisi de süper devletti. İkisi de dünya gücü olmaya çalışan bir devletti. Tam karşı olmasa da gizliden gizliye birbirine düşman olmaya çalışan bir devletti."
Eeeee, böyle derin analize ancak çok derin bir "Finiş" yakışırdı değil mi?
Dikkat edin, asıl bomba röportajın son cümlesinde gizli:
Soru: O zaman Anzaklar vardı ya. Anzakları biliyorsunuz. Bize karşı savaşmışlardı. Japon askerlerine deniyordu Anzaklar olarak. Onlar niye geldi buralara?
Cevap: O kadarını bilemeyeceğim ama…
Soru: Peki o zamanki Cumhurbaşkanımız kimdi?
Cevap: O zamanki Kenan Evren'di galiba.
Soru: Efendim?
Cevap: Galiba Kenan Evren'di.

?

Üç buçuk dakika süren röportajın son kahramanı yine bir genç. Soruda 18 Mart var. Ama cevapta böyle bir tarih yok.
"Tesadüfen böyle giyindim yani."
Belli ki muhabir de bir bağlantı kuramıyor ve bunu teyid için soruyor. "Böyle giyinmenizin 18 Martla bir alakası yok değil mi?" diyor. Cevap ise alakasızlıkla alakası olmayan cinsten. Çok veciz bir şekilde "Her zamanki halim." diyerek karşılık veriyor.
Gaddar muhabir gencimize yine tuzak sorular yöneltiyor. Ama kahraman delikanlı, "tesadüfen giydiği" elbiselerine toz kondurmama çabasıyla her soruya cevap veriyor. İncilerden seçmeler sunuyor:
Soru: 18 Mart Çanakkale Savaşının 90 yıldönümü deniyor. Biz o zaman Japonlara karşı mı, yoksa Çinlilere karşı mı savaştık?
Cevap: Valla abi şu anda Japonlara karşı diye tahmin ediyorum.
Soru: Peki o zaman Japon askerlerine Anzak deniyordu, değil mi?
Cevap: Evet.
Soru: Peki o zaman o Anzakları kim denize dökmüştü?
Cevap: Valla abi onun hakkında ne diyeyim? İsmi bir türlü aklıma gelmiyor.
Soru: Ama resmini görsem hatırlarım.
Cevap: Teşekkür ediyorum sağol.
Üç buçuk dakikalık röportajı anlattık. Siz de hem okudunuz, hem seyrettiniz. Hazır soru-cevaba alışmışken bir de ben sorayım dedim. Eğer sorumu saçma sapan bulursanız lütfen cevap vermeyiniz.
Soru: BU TABLO KİMİN ESERİ?
(Veli SIRIM - MORALHABER; 05/01/2007 - 11:42)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : k?bra    29.03.2008
Yorum : ben de bi gencim biz vatan için gerçekten canımızı veririz fakat derslerle alakamız olmadığı için bilmiyoruz bu tablo yinebizim ilgisizliğimizden kaynaklanıyor.




Ekleyen : YILMAZ    05.07.2007
Yorum : yoo hiçte saçma bir soru degil aksine cok anlamli bir soru. açik bir sekilde ortada degilmi zaten bunun sorumlusu insanlara popüler kültürü, magazini, duyarsiz olmayi vs... bircok bos olayi asilayan medyamiz tabiki. Videoyu bende izledim gerçekten rezalet bir durum.





 
Erdoğan: Pısıp geri adım ... - Sayı 78
Artık tasada ve kıvançta ... - Sayı 78
?nl? yazarlardan ?stad yo... - Sayı 67
M. Kemal'in gizlenen vasi... - Sayı 64
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17192402
 Bugün : 1243
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778231
 Bugün : 76
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 173
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim