Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     596 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Herkes tarafından sevil(me)mek
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 118 -

İnsanoğlu, insana yaraşır davranışlar gösterdikten sonra herkes tarafından sevilip sevilmemeyi kendisine dert edinmemelidir. Zira bize düşen görev, doğruları gözetmek ve bizzat yapmaktır. Herkes tarafından sevilmek haddizatında çok da benimsenen ve arzulanan bir durum olmamalıdır.  Çünkü bir insan herkes tarafından sevilmez. Kanaatim odur ki kişi herkes tarafından seviliyorsa ortada bir kaypaklık ve ikiyüzlülük problemi vardır.

Kişi evvelâ ve bilhassa kendi olmalıdır. Bu kendiliğini, sahip olduğu maddî ve manevî değerlerle beslemelidir. Siz belli değerler çerçevesinde kendiniz olursanız sizin gibi düşünmeyenler tarafından sevilmeyecek, hattâ yadırganacaksınız. Bunda üzülecek, kahrolacak bir durum yoktur. Bu aslında eşyanın tabiatındandır. Bunu böyle okumak gerekir.

Hayat asla bir oyun değildir. Kanlı ve canlıdır; onun için de hayatın provası yoktur. İyi veya kötü bir dairede yaşanır ve biter. İnsanoğlu bu dünyaya Rabbine kulluk etmek için gönderilmiştir. Hayatı bir oyun olarak görmek bize dünyaya gönderiliş gayemizi unutturur, gaflete dalmamıza neden olur. Bunun neticesi ise, maazallah, kaybedenlerden olmaktır.

Biz insanlar her gün yeni şeyler yaşıyor ve yepyeni hatıralar biriktiriyoruz. Bunlar tıpkı bilgisayarlardaki gibi hayatın geri dönüşüm kutusuna atılıyor. Bazen geri dönüşüm kutusuna attığımız yaşantılar geçici de olsa çağrışımlar yoluyla geri getirilebiliyor. Fakat bu muhayyel çağrışımları uzun müddet yeniden yaşamak ve yaşatmak mümkün değildir.

Herkes tarafından sevilmemek, ekseriyetle kişinin iyi veya kötü, öyle veya böyle bir duruşunun ve şahsî fikrinin olduğunu gösterir. Duruş sahibi olmak, saygı duyulmaya değerdir. Hele de duruşunuz hak ve hakikat ölçülerindeyse bu, her halükârda takdire şayandır.

Belli bir duruş ve değer sahibi insanlar, kondukları kabın şeklini alan insanlar değildir. Onlar sınırlı kaplara ve kalıplara asla sığmazlar; aksine özgüven sahibi oldukları için kalıpların şeklini zorlarlar. Onların düşünceleri sözde değil, özdedir. Onun içindir ki sözleriyle davranışları uyumludur. Onların düşünceleri, duruş ve istikametlerini belirler.

Duruş sahibi olmak zor olsa da bir o kadar da keyiflidir, ruhu tatmin edicidir. Bu tarz insanlar zamana ve mekâna göre göreceli hareket etmezler. Kaybetseler de bu onların hakikat karşısındaki duruşlarını ve tutarlılıklarını değiştirmez. Vazgeçilmesi gereken yerde vazgeçmeyi, dört elle sarılması gereken yerde de sarılmayı bilirler. Onlar için dış etkenler değil, değerler belirleyici olur. Onlar inandıkları gibi hareket ettikleri için ruhen mutmain olurlar. Ruhları çelişkilerden ve gelgitlerden azade olur. Kendileriyle de barışık olurlar.

Herkes tarafından sevilmek için özel bir gayret sarf edenler; kendileri gibi yaşamıyor, başkalarına beğenilmek için yaşıyor demektir. Bu da hayatı sıkıcı kılan, hattâ zindan eden zor bir durumdur. Böyle bir kişinin söz ve eylemlerinde samimi olması beklenemez.

Hayat bir proje değildir, doğal akışında yaşanılması gereken bir süreçtir. Onun içindir ki neticede zarar etsek de inanç ve değerlerimizden taviz vermemeliyiz. Duruma ve muhataba göre davranış geliştirmemeliyiz. Pergel değil, pergelin sabitlendiği odak noktası olmayız.

Herkes tarafından sevilmek, hayatımızdaki bir hedef ve gaye olmamalıdır. Öte yandan herkesi sevmek zorunda da değiliz. Kişinin; değer yargılarına ve yaşantısına uymayanları sevmemek, onlardan uzak durmak gibi bir hakkı vardır, olmalıdır da. Fakat sevmemek, sevmediğinden nefret etmek anlamına gelmez. Nefret etmek, sevmemenin çok ötesinde ruhen arızalı bir durumdur. Bazı kişileri veya daha genel anlamda söylemek gerekirse bazı şeyleri sevmemek bizi rahatlatsa da, onlardan nefret etmek bizi yorar. Zira nefret etmek ruhun tabiatına aykırıdır. Zira samimiyetten ve muhabbetten beslenen ruh, insanî olana meyillidir.

Geniş kitleler tarafından beğenilmek, aferin almak ve sevilmek için çırpınanlar çelişkilerin girdabında özlerini ve özgürlüklerini kaybederler; sonuçta oradan oraya savrulurlar. Zamanın ruhuna uyma gayretiyle kendi ruhlarını yitirerek bir nevi ruhsuzlaşırlar. Bunun acı yansımalarını sosyal medya platformlarında her geçen gün daha çok görüyoruz.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Suriye Türkmenlerinin dil... - Sayı 123
Gittikçe azalıyoruz... - Sayı 123
Filistin için ne yaptın?... - Sayı 122
Öz musikimizin piri: Must... - Sayı 122
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (124):
Diyarbakır anneleri...

Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. Mən n Azərbaycandan yazıçı Gülər Natiq İsaq ✍️ Bu şeiri çox b&#... Guler

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Altıntaş Hanımefendinin Ey Güzel şarkısının akorlarını çıkarmak üzere sözlerini aradım ve ne mutlu b... Zafer

 Süleyman Abdulla. Müasir Azərbaycan poeziyasinin ən görkəmli nümayəndəl... Hikmet

 yüreğine kalemine sağlık hayırlı ve bol okurları olsun.🤍✒️...


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Kudret-i ilahi
Ürəyimin Əsdiyi
Yaşanan pişmanlık
Her şey apaçık
Suriye Türkmenlerinin dilinden
Oğulcan


Ali Erdal - Her şey apaçık
Kadir Bayrak - Nerelisin
Necip Fazıl Kısakürek - Doğuda buhran
Ekrem Yılmaz - Göç mü hicret mi
Ekrem Yılmaz - Zerre
Fatma Pekşen - Mustafa
Dergi Editörü - Hicret şuuru
Site Editörü - Zor sınavımız mültec...
Necdet Uçak - Yüreğim benim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (124) k...
Kardelen Dergisi - Kalem erbabına...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gittikçe azalıyoruz
M. Nihat Malkoç - Suriye Türkmenlerini...
Hızır İrfan Önder - İstemem
Berna Pak - Gelecek(siz) çocuk
Ayhan Aslan - Dilenci
Mehmet Balcı - Sevda
Mehmet Balcı - Tükür
Ahmet Çelebi - Kaçıncı bahar
Av. Mustafa Büyükgüner - Heybemden
Halis Arlıoğlu - Gaflet, dalalet ve h...
Murat Yaramaz - Pusula
Murat Yaramaz - Soğuk
Gözlemci - Olayların düşündürdü...
Mahmut Topbaşlı - Asırlık mertebe
Suleyman Abdulla - Ürəyimin Ə...
Cemal Karsavan - Hasrete zincir mi da...
Emine Öztürk - Bismillah
Osman Akçay - Gibi
Bekir Oğuzbaşaran - Türküleri seviyorum
Yaşar Akyay - Yaşanan pişmanlık
Yaşar Erim - Firavun düzeni devam...
Cahit Can - Bu insanlar
İbrahim Durmaz - Kar
Sevdagül Aykar Yıldız - Oğulcan
Mehmet Emin Armağan - Kudret-i ilahi
Saltuk Buğra Bıçak - Sarı yapraklar dökül...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15153859
 Bugün : 6790
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 640439
 Bugün : 200
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 182
 123. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim