Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     310 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Herkes tarafından sevil(me)mek
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 118 -

İnsanoğlu, insana yaraşır davranışlar gösterdikten sonra herkes tarafından sevilip sevilmemeyi kendisine dert edinmemelidir. Zira bize düşen görev, doğruları gözetmek ve bizzat yapmaktır. Herkes tarafından sevilmek haddizatında çok da benimsenen ve arzulanan bir durum olmamalıdır.  Çünkü bir insan herkes tarafından sevilmez. Kanaatim odur ki kişi herkes tarafından seviliyorsa ortada bir kaypaklık ve ikiyüzlülük problemi vardır.

Kişi evvelâ ve bilhassa kendi olmalıdır. Bu kendiliğini, sahip olduğu maddî ve manevî değerlerle beslemelidir. Siz belli değerler çerçevesinde kendiniz olursanız sizin gibi düşünmeyenler tarafından sevilmeyecek, hattâ yadırganacaksınız. Bunda üzülecek, kahrolacak bir durum yoktur. Bu aslında eşyanın tabiatındandır. Bunu böyle okumak gerekir.

Hayat asla bir oyun değildir. Kanlı ve canlıdır; onun için de hayatın provası yoktur. İyi veya kötü bir dairede yaşanır ve biter. İnsanoğlu bu dünyaya Rabbine kulluk etmek için gönderilmiştir. Hayatı bir oyun olarak görmek bize dünyaya gönderiliş gayemizi unutturur, gaflete dalmamıza neden olur. Bunun neticesi ise, maazallah, kaybedenlerden olmaktır.

Biz insanlar her gün yeni şeyler yaşıyor ve yepyeni hatıralar biriktiriyoruz. Bunlar tıpkı bilgisayarlardaki gibi hayatın geri dönüşüm kutusuna atılıyor. Bazen geri dönüşüm kutusuna attığımız yaşantılar geçici de olsa çağrışımlar yoluyla geri getirilebiliyor. Fakat bu muhayyel çağrışımları uzun müddet yeniden yaşamak ve yaşatmak mümkün değildir.

Herkes tarafından sevilmemek, ekseriyetle kişinin iyi veya kötü, öyle veya böyle bir duruşunun ve şahsî fikrinin olduğunu gösterir. Duruş sahibi olmak, saygı duyulmaya değerdir. Hele de duruşunuz hak ve hakikat ölçülerindeyse bu, her halükârda takdire şayandır.

Belli bir duruş ve değer sahibi insanlar, kondukları kabın şeklini alan insanlar değildir. Onlar sınırlı kaplara ve kalıplara asla sığmazlar; aksine özgüven sahibi oldukları için kalıpların şeklini zorlarlar. Onların düşünceleri sözde değil, özdedir. Onun içindir ki sözleriyle davranışları uyumludur. Onların düşünceleri, duruş ve istikametlerini belirler.

Duruş sahibi olmak zor olsa da bir o kadar da keyiflidir, ruhu tatmin edicidir. Bu tarz insanlar zamana ve mekâna göre göreceli hareket etmezler. Kaybetseler de bu onların hakikat karşısındaki duruşlarını ve tutarlılıklarını değiştirmez. Vazgeçilmesi gereken yerde vazgeçmeyi, dört elle sarılması gereken yerde de sarılmayı bilirler. Onlar için dış etkenler değil, değerler belirleyici olur. Onlar inandıkları gibi hareket ettikleri için ruhen mutmain olurlar. Ruhları çelişkilerden ve gelgitlerden azade olur. Kendileriyle de barışık olurlar.

Herkes tarafından sevilmek için özel bir gayret sarf edenler; kendileri gibi yaşamıyor, başkalarına beğenilmek için yaşıyor demektir. Bu da hayatı sıkıcı kılan, hattâ zindan eden zor bir durumdur. Böyle bir kişinin söz ve eylemlerinde samimi olması beklenemez.

Hayat bir proje değildir, doğal akışında yaşanılması gereken bir süreçtir. Onun içindir ki neticede zarar etsek de inanç ve değerlerimizden taviz vermemeliyiz. Duruma ve muhataba göre davranış geliştirmemeliyiz. Pergel değil, pergelin sabitlendiği odak noktası olmayız.

Herkes tarafından sevilmek, hayatımızdaki bir hedef ve gaye olmamalıdır. Öte yandan herkesi sevmek zorunda da değiliz. Kişinin; değer yargılarına ve yaşantısına uymayanları sevmemek, onlardan uzak durmak gibi bir hakkı vardır, olmalıdır da. Fakat sevmemek, sevmediğinden nefret etmek anlamına gelmez. Nefret etmek, sevmemenin çok ötesinde ruhen arızalı bir durumdur. Bazı kişileri veya daha genel anlamda söylemek gerekirse bazı şeyleri sevmemek bizi rahatlatsa da, onlardan nefret etmek bizi yorar. Zira nefret etmek ruhun tabiatına aykırıdır. Zira samimiyetten ve muhabbetten beslenen ruh, insanî olana meyillidir.

Geniş kitleler tarafından beğenilmek, aferin almak ve sevilmek için çırpınanlar çelişkilerin girdabında özlerini ve özgürlüklerini kaybederler; sonuçta oradan oraya savrulurlar. Zamanın ruhuna uyma gayretiyle kendi ruhlarını yitirerek bir nevi ruhsuzlaşırlar. Bunun acı yansımalarını sosyal medya platformlarında her geçen gün daha çok görüyoruz.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
KELİME HARCIYLA SÖZ ABİDE... - Sayı 120
Gazzeli kelebekler... - Sayı 120
Gazze günlüğü... - Sayı 119
Soykırım, Antisemitizm ve... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (121):
Türk masal ve destanları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize emeğinize sağlık sevgili Halis hocam.Yazılarınızı takıp ediyorum hislerimize tercüman oluyor... Ahmet

 Elinize emeğinize sağlık sevgili Halis hocam.Yazılarınızı takıp ediyorum hislerimize tercüman oluyor... Ahmet

 bosch professional gop 185-liBeylikler dönemini hatırlayalım, birbirlerine karşı üstünlük mücadelesi... Feyzi

 "Yürü kardeşim,Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin."Sen ve senin gibi şuurlu insanların sayıları bereke... Nilüfer Mihailoğlu

 Yüreğinize kaleminize sağlık kıymetli hocam. Allah hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin.... Faruk AKTI


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Kasem olsun!
İsrail-SAMİRİ-oğulları
Bu gidiş nereye?
Üstün fikir
Elinde taş küçük çocuğun
Gabar’da petrol mü çıkarılıyor, çukur mu
Fatih Sultan Mehmet (4)
Deniz kabarıyor
Kudüs... Ey Kudüs
Zeytin dalları altından meydan okuyuş


Yavuz Sert - Bir tufanın ardından...
Yavuz Sert - Gazze biz ne öğretti...
Ali Erdal - Deniz kabarıyor
Kadir Bayrak - Vah benim halime!
Necip Fazıl Kısakürek - İç ve dış düşman – Y...
Bedran Yoldaş - Elinde taş küçük çoc...
Bedran Yoldaş - Zevâli yakındır zulm...
Ekrem Yılmaz - Kazandım vallahi!
Ekrem Yılmaz - Bitti kelimelerim
Ekrem Yılmaz - Mektup
Dergi Editörü - Üstün fikir
Site Editörü - Sosyal medyanın gücü
Necdet Uçak - Dünya malı
Necdet Uçak - Geldi geçti ömrüm be...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Soykırım, Antisemiti...
M. Nihat Malkoç - Gazze günlüğü
Hızır İrfan Önder - Kasem olsun!
Zaimoğlu - Batı muradına erebil...
Mehmet Balcı - Köyüme gömün
Mehmet Balcı - Sevdam
Muhsin Hamdi Alkış - İsrail-SAMİRİ-oğulla...
İbrahim Şaşma - Kudüs Mektubu
Halis Arlıoğlu - Merhum Mehmet Akif i...
Murat Yaramaz - Hiç
İlkay Coşkun - Filistin
Zafer Nefer - Tas tarak
Özkan Aydoğan - Çocuk
İlknur Eskioğlu - Şehitlik oyunu
Yusuf Çelikler - Bu gidiş nereye?
Ayşe Yaz - Yağmur (Gazzenin çoc...
Bedir Acar - ‘İsrail bizi yenemez...
Hüma Sunguroğlu - Çınarın gölgesinde o...
Hüma Sunguroğlu - Zeytin dalları altın...
Abdullah Doğulu - Filistinde anne-çocu...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 13334384
 Bugün : 1705
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 610495
 Bugün : 59
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 57
 119. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 21 Şubat 2024
Künye | Abonelik | İletişim